Geçen hafta ABD’de yeni bir dizi başladı, ‘Pan Am’. 1960’larda bir grup hostesin hayatını anlatıyor. Şimdiden ‘Mad Men’e rakip olarak gösterilen dizinin yıldızı Christina Ricci’yle Brooklyn’deki setinde buluştum

‘MAD MEN’iN YENi RAKiBi

Brooklyn’de bir film stüdyosundayım. Karşımda bir uçak, öyle herhangi bir uçak da değil, 1960’lardan kalma bir Pan Am uçağı parçaları toplanarak yeniden yapılmış. İçine girince koltukların arasında ne kadar geniş aralıklar olduğuna, servis yapılan gümüşlerin güzelliğine bayılıyorsunuz. Bir de tabii hosteslerin kıyafetlerine. Hostesler o zaman zorunlu olarak korsaj ve jartiyer giyiyor. Korsajı ve jartiyeri olmayan hostes havayolu tarafından cezalandırılabiliyor.
Hosteslerden biri filmlerden tanıdığımız Christina Ricci. 31 yaşında, dile kolay, 21 yıldır Hollywood filmlerinde oynuyor.
Bazı fırsatlar hiç beklemediğiniz anda kucağınıza düşüyor. New York’ta son günümde böyle bir şey oldu, orada olduğumu duyan Digiturk ekibi “Yeni başlayacak ‘Pan Am’ dizisinin setine gidip Christina Ricci’yle konuşmak ister misin?” dedi. Ve işte buradayım.

Charlize Theron’dan Robert Pattinson’a
Christina Ricci’yi Cher’in filmi ‘Mermaids’ ve sonra ‘Addams Family’yle tanıyorum. Sonra değişik birçok rolle karşımızdaydı. ‘Monster’da Charlize Theron’un sevgilisiydi, ‘Sleepy Hollow’da Johnny Depp’le oynadı. 2012’de vizyona girecek ‘Bel Ami’ filmiyle de çok ses getirecek. Çünkü ‘Bel Ami’de başrolü ‘Vampir Edward’ olarak bayıldığımız Robert Pattinson’la paylaşıyor. Filmin ateşli sahneleri şimdiden konuşulmaya başlanmış. Christina Ricci, Robert Pattinson’ın ne kadar harika olduğunu, birlikte çalışmaktan ne kadar zevk aldığını anlatmadan duramıyor. Ama tabii oyuncular rol arkadaşları için hep böyle demez mi?

Hollywood yıldızlarının televizyon merakı
Christina Ricci daha önce bazı TV dizilerine konuk oyuncu olmuş, ama bu başrolde olduğu ilk TV dizisi. “Bu ara film yıldızlarının böyle bir merakı var. Neden?” diye sorunca “Televizyonla çok geniş kitleye ulaşıyorsun, hem de aynı rolü oynayarak. Biz oyuncular da zaman zaman böyle bir rutine girmek, aynı rolü uzun süre oynayarak hayatımızda bir düzen olsun istiyoruz” diyor.
Sabahtan beri setteyiz.
Saatler geçti. Daha iki sahne çekilebildi. “Bu nasıl bir düzen?” demek geliyor içimden, ama kendimi tutuyorum. Burada çekim şartları bizde olduğundan daha zor. Neden mi? Çünkü oyuncular diyaloglarını ezberlemek zorunda, sesli çekim yapılıyor. Sadece arka planda görülecekleri kareler için bile saatlerce kamera karşısında kalıyorlar. Bu nasıl bir işkencedir, nasıl bir emektir? İzledikçe neden dizi sektöründe bu kadar büyük paralar döndüğünü daha iyi anlıyor ve saygı duyuyorsunuz.

“O dönemde yaşasam hostes olurdum”
Christina Ricci diziyi anlatıyor, “1960’larda geçiyor, bir Pan Am hostesi rolündeyim. O zamanki kadınlar bağımsızlık kazanmak, dünyayı görmek için hostes oluyorlarmış. O zamanki hostesler çok güçlü ve başlarına buyruklar” diyor. Sonra da ekliyor, “Ben de öyleyim, özgürlüğüme çok düşkünüm. O dönemde yaşasam kesin hostes olurdum.”
Christina’nın hosteslerle ilgili komik anıları da var. Bir uçuşta hostes onu business class tuvaletinden kovalamış, “Ekonomi öbür tarafta” diye. “Ben business uçuyordum, ama yaşım küçük durduğu için hostes inanmadı ve çok kaba davrandı. Sonradan bir yolcu beni tanıyınca da aynı hostes gelip imza almak istedi. Böyle şeyler hep beni bulur” diyor.

Acısız güzel vücut olmuyor
Bu arada gerçekten o kadar ufak tefek ki onu tanımak kolay değil. Sürekli “Boyum çok kısa” diye şikayet ediyor, deneme çekimlerinde bile topuklu ayakkabılarını giyiyor, sonra çekim aralarında Converse’lerine dönüyor. Yönetmen ısrarla “Bu sadece deneme çekimi, ayakkabı değiştirmene gerek yok” dese de, Christina ise “Ben çok kısayım, diğer kızlara boyumun yaklaşması için giymem lazım” diyor.
Bir de kopacak kadar zayıf, incecik bir beli var. Ama “Şanslıyım, genetik” deyip de kimsenin sinirini bozmuyor. “Böyle olabilmek için çok çalışıyorum, hem diyet yapıyorum hem de spor” diyor. Böylece kıskanç bakışlara da maruz kalmıyor. Belli ki bu vücudun arkasında acı var.

“O naifliği özlüyoruz”
‘Pan Am’, ‘Mad Men’e rakip olacak gözüyle bakılıyor ABD’de. Birçok derginin kapağını Christina Ricci süslüyor son zamanlarda. “Neden dönem dizilerine sence bu kadar ilgi var?” diyorum. “Her zaman dönem dizileri ilgi çeker. Hepimiz zaman zaman ben bu devrin insanı değilim, keşke şu zamanda yaşasaydım demiyor muyuz? O naifliği özlüyoruz” diyor.
‘Pan Am’ı ‘ER’ın yazarı Jack Orman yazıyor, ‘The West Wing’in yönetmeni Thomas Schlamme yönetiyor. İlk bölümü ABD’de 25 Eylül’de yayınlandı. Bakalım bizde ne zaman ekrana gelecek?