"Pandemi döneminde koleksiyonlarımız üretilmeden çöp oldu. Zaten bir yıl içinde tam altı farklı koleksiyon hazırlamak delilik; sadece moda tasarımcıları için değil, üreticiler ve müşteriler için de delilik, açgözlülük. Şimdi yenilerini hazırlayamadığımız için bundan sonra yılda iki koleksiyonla yetinilmesini umuyorum” diye özetlemişti Amerikalı tasarımcı Marc Jacobs... Bu süreçte yeni planlarını açıklayan ilk marka ise Saint Laurent oldu.

Fransız modaevi, bu yıl Paris Moda Haftası dahil olmak üzere hiçbir etkinlikte yer almayacağını duyurdu. Hemen arkasından İtalyan modaevi Gucci de yıllık defile sayısını beşten ikiye düşüreceğini ve geleneksel moda haftaları takviminden çekileceğini açıkladı. Artık kadın ve erkek koleksiyonlarını aynı anda, sezon ayrımları yapmadan izleyebileceğiz. Çoğu marka ‘pre-fall’ ve ‘resort’ gibi ara sezonlardan artık tamamen vazgeçti.

Sadece markalar değil, büyük moda haftaları da bu değişime ayak uyduruyor. İşte 36’ncı yılını kutlayan Londra Moda Haftası da dün itibarıyla bu yeniliklerle çevrim içi başladı. Londra Erkek Moda Haftası, eskiden kadın moda haftasının son gününde gerçekleşirdi. Son altı sezonsa, dört günlük ayrı bir moda haftasına dönüşmüş durumdaydı. Erkeklerin modaya ilgisinin ne kadar arttığının da bir göstergesiydi bu. Başında “İstanbul zaten moda başkenti” diyecek kadar İstanbul’a sık sık gidip gelen, GQ dergisinin efsane yayın yönetmeni Dylan Jones’un olduğu Londra Erkek Moda Haftası için, “Bu gidişle kadın moda haftaları kadar uzun sürecek ve kapsamlı olacak” deniliyordu pandemi öncesinde. Artık kadın ve erkek tasarımlarını aynı takvimde, New York, Milano, Londra, Paris arasında mekik dokumadan görmek mümkün olacak. Dün başlayan Londra Moda Haftası pandemi nedeniyle bu sezon dijital ve cinsiyetsiz gerçekleşiyor.

Markalar koleksiyonlarını katalog yayınlayarak, stüdyolarından canlı yayın yaparak, kısa filmler paylaşarak ve tabii sanal defileler düzenleyerek tanıtıyor.  Yarın Londra Moda Haftası’nın son günü. Hemen sonrasında 9-12 Temmuz’da Paris Moda Haftası ve 14-17 Temmuz’da Milano Moda Haftası da çevrim içi gerçekleşecek.

SOSYAL MESAFELİ MEKANLAR

Kabul etmek lazım, sosyal mesafe konusunda bazı mekanlar konumlarıyla, bahçe ve teraslarıyla daha avantajlı durumdalar. Peki ama İstanbul’da sosyal mesafe koruyarak yeme-içme için hangi popüler mekanlar öne çıkıyor?

Geniş alanı ve eşsiz manzarasıyla Ulus’ta Sunset,

Püfür püfür terasıyla Tepebaşı’ndaki İKSV binasındaki Monkey,

Emirgan’da masaların birbirinden uzak olduğu La Boom Teras,

Terasları ve yemyeşil gizli bahçesiyle üyelik kulübü Soho House, restoranı Naavah ve tabii herkese açık olan restoranları The Allis ve Cecconi’s,

Deniz üstü konumuyla Kuruçeşme’deki Ringa,

Nefis bahçesiyle Caddebostan’daki Neni Brasserie,

Bol yeşillikli Bebeköy’ün iki mekanı Backyard ve Momo.

YENİ BİR ORGANİK SEMT PAZARI

Koronavirüs nedeniyle sağlığımıza, organik beslenmeye daha da dikkat eder olduk.

Bu konudaki gelişmeleri heyecanla takip ediyoruz. Önce Tarım ve Orman Bakanlığı, 16 tarım zehirini yasakladı diye sevindik.

Bugünden itibaren ise her cumartesi kurulacak olan yeni bir organik semt pazarı var İstanbul’da: Büyükyalı Organik Semt Pazarı.

Bu yüzde 100 ekolojik pazar tarladan evinize ürünleri getirecek. Her cumartesi Bomonti kapalı pazar alanında açılan Feriköy Organik Pazarı ve her çarşamba günü Özgürlük Parkı içerisinde kurulan Kadıköy Organik Pazarı’ndan sonra sevindirici bir gelişme.