Modanın Oscarları denen The Fashion Awards, her yıl aralık ayının ilk haftasında Londra’da Royal Albert Hall’da gerçekleşiyordu.
Ön masada Lady Gaga, David Beckham, Salma Hayek Pinault, Donatella Versace, Tom Ford, Ralph Lauren, Gigi Hadid, Kate Beckinsale, Kate Moss, Lara Stone, Karlie Kloss, Marilyn Manson, Mario Testino, Nadja Swarovski, Naomi Campbell, Skepta, Stella Tennant, Natalie Massenet, Carine Roitfeld, Franca Sozzani ve Alexandra Shulman gibi isimler yer alıyordu.
‘Şeytan Prada Giyer’in yazılmasına neden olan Amerikan Vogue’un efsane yayın yönetmeni Anna Wintour, belki de hayatında ilk defa ‘front row’da değil, ikinci sırada oturuyordu.
“Modanın kraliyet ailesi burada” diyorlardı, haklıydılar, en iyi modeller de, fotoğrafçılar da, moda tasarımcıları da her zaman bu törene katılıyordu.
Moda Ödülleri’ni iki yıl önce bizim için daha anlamlı ve gurur verici yapan ise Meghan Markle’ın sahneye çıkması değildi tabii, Mert Alaş ve Marcus Piggott’ın Isabella Blow yaratıcılık ödülüne layık görülmeleriydi.
Büyük ödülü Penelope Cruz ve Kate Moss’un ellerinden aldılar.
İngiliz Moda Ödülleri dört yıl önce adındaki ‘İngiliz’i çıkarıp daha uluslararası bir boyuta geçti, bunun için de Tom Ford’dan Ralph Lauren’e Amerikan moda dünyasının önemli isimlerini Londra’daki törenlerde bir araya getirdi.

Duyarlılık öne çıktı

Moda Ödülleri, resmi adıyla Swarovski The Fashion Awards önceki gün pandemi nedeniyle çevrim içi yapıldı.
Bu yılki ödüllerde sadece tören farklı değildi, kategoriler de farklıydı. Topluma, yaratıcılığa, çevreye ve insanlığa katkısı olan 20 marka ve kişiye ödül verildi.
Fransız modaevi Chanel, pozitif değişime katkısından dolayı ödül aldı, hem yardım derneklerine yaptığı bağışlardan dolayı, hem de atölyelerinde maske üretimine destek verdiği için. Ayrıca Chanel Mission 1.5° iklim stratejisi ile karbon izini azaltma girişimi de bu ödülü almasında etkili oldu.
İngiliz Vogue dergisinin yayın yönetmeni Edward Enninful da ödül alanlar arasındaydı.
Dergi kapaklarında ve içeriğinde çok kültürlülüğü desteklemesi ve azınlıklara yer vermesi nedeniyle. Burberry ve kreatif direktörü Riccardo Tisci de ödül aldı, pandemi döneminde sağlık çalışanlarına maske ve tulum üretimi yaparak destek oldukları için.

Pandemi etkisi

Bu yıl moda dünyasında da büyük bir değişim oluyor. Moda endüstrisinde uzun zamandır konuşulan sorunları pandemi berraklaştırdı. Şimdi gerçekten durup yeniden düşünme ve başlama zamanı. Artık bir yıl içinde tam altı farklı koleksiyon hazırlanmayacak, bu delilik ve açgözlülük bitecek.
Eskisi gibi ‘it bag’ yaratan değil, toplumsal duyarlılıklarıyla ve yarattıkları olumlu değişimle öne çıkan marka ve tasarımcılar kazanacak. Tabii moda kadar hızlı değişen ve sürekli tüketimi destekleyen bir sektörün de bu duruma gelmesi ilginç, ama bir o kadar da olumlu bir gelişme.