Bob Dylan’ın resim ve heykellerinden oluşan ‘Bob Dylan: A Collection of New Original Paintings’ sergisini Londra’da Halcyon Galeri’de gezmiştim.  Bob Dylan’ın resim ve heykellerinden oluşan ‘Bob Dylan: A Collection of New Original Paintings’ sergisini Londra’da Halcyon Galeri’de gezmiştim.  

Sergi, Martin Scorsese’nin çektiği Bob Dylan belgeseliyle eş zamanlı yine aynı galeride gerçekleşen ‘Mondo Scripto’ sergisinin devamıydı.

Dylan’ın Amerikan otoyol resimleri de vardı bu sergide. Benim en çok sevdiğim kendi el yazısıyla yazdığı şiirleri/şarkı sözleri ve yanında karakalem çalışmalarıydı.
‘Forever Young’dan ‘Knockin’ on Heaven’s Door’a en çok sevilen 60 şarkısını seçmiş. Kulağa çok basit gelse de karşınızda görünce etkilenmemek mümkün değil.

Ayrıca demirden yaptığı heykellerini de bu sergide ilk kez izleyicileriyle paylaşmıştı. Hatırlarsınız, Dylan, 2016’da Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandığı açıklandığında tartışmalar uzun süre durulmadı.
Nobel’in bir edebiyatçıya değil de bir şarkıcıya verilmesini kabullenemeyenler oldu. Sanki söz konusu olan Bob Dylan değil de Serdar Ortaç’mış gibi davranıldı.
Oysa Dylan değerli bir ozan. Türkiye gibi aşık ve ozan geleneğinin olduğu bir kültürde bunun anlaşılamaması daha da tuhaftı. Diğer güçlü aday Haruki Murakami kazanamadı diye üzülenler oldu. Ama aslında bu sonuç her zaman popüler olanın değil, gelenek yaratanın da günümüzde kazanabildiğini gösterdi.

Evet, Murakami çok satan bir yazar, popüler bir marka. Ama Bob Dylan da gelenek yaratmayı başarmış biri.
İşte sonunda öze dönülüyor, zaman zaman dünyada gelenekler yükselişe geçiyor demiştik o zaman. Nobel’den bir yıl sonra ise Dylan’ı Londra konserinde Palladium’da canlı izleme şansım oldu. Hiç unutmuyorum, Bob Dylan, ‘Things Have Changed’ (Her şey değişti) şarkısıyla sahneye çıktı.

Dylan çok haklı, ‘Things have changed’ ama o ‘Neverending’ turnesinde olduğu gibi sürekli yaratmaya, üretmeye devam ediyor ve belli ki daha devam edecek.
Ama hâlâ onu sahnede izlerken görüyorsunuz, aslında ödüllerin umurunda olmadığını, belli ki sadece söylemek istedikleri var ve sahnede onları söylemekten çok mutlu. Şimdi ise Tulsa’daki Bob Dylan Merkezi’nin 10 Mayıs 2022’de açılacağı açıklandı. Alan Maskin liderliğindeki mimarlık firması Olson Kundig tarafından tasarlanan üç katlı müzede, George Kaiser Aile Vakfı tarafından alınan Bob Dylan Arşivi’nden yayınlanmamış kayıtlar, nadir fotoğraflar, el yazısıyla yazılmış şarkı sözleri, daha önce görülmemiş konser performansları ve canlı çekimlerin de olduğu 100 binden fazla parça yer alacak.

MASKE, AŞI, TATİL

Yaz tatili denince kızgın kumlardan serin sulara hayallere dalıyoruz.
Çok şanslıyız, denizlerle çevrili, doğal güzelliklerle dolu bir ülkemiz olduğu için. Turizm sezonunun açılmasını tek bekleyen yabancı turistler ya da turizm çalışanları değil tabii.
Hepimiz imkanlarımız dahilinde hayaller kuruyoruz, çünkü Mart 2020’den beri çok zor günler geçirdik ve hepimizin biraz da olsa nefes almaya ihtiyacı var. Elbette, elimizden geldiği kadar koronavirüsten korunmaya çalışıyoruz, sırası gelenler aşı oluyor, aşı olan olmayan herkes maske takmaya devam ediyor. Artık ABD’de maske kullanımı zorunluluğu kaldırılırken, biz halen çok dikkatli olmamız gereken bir süreçten geçiyoruz, son kapanmanın faydasını görmeyi umuyoruz. İşte böyle bir durumda ‘Enjoy! I’m Vaccinated’ maskelerini uzun uzun tartışabiliriz tabii. Elbette, turizm ülkemiz için çok önemli, ama unutmamak gereken çok basit bir iletişim kuralı var, olumlu mesaj verirken olumsuz mesajlar hatırlatılamaz, kullanılamaz, kullanılırsa mesaj olumsuz algılanır. Yerli, yabancı fark etmez, herkes tarafından. Sonsuz doğal güzellikleri göstermek yerine maskeli, aşıları tam turizm çalışanlarını kullanarak reklam yapmak maalesef güven vermek isterken güveni zedeliyor.