Normalleşme sürecinin başlamasıyla sanki bu üç ayı hiç yaşamamış gibi, Covid-19’u tamamen unutup, eski günlere dönenler var aramızda.
Maskeleri ya takmıyorlar, ya taksalar da aksesuar olarak boyunlarına indiriyorlar. Çok büyük olmayan, az sayıda kişinin gittiği, samimi ortamlar daha çok tercih edilecek, en çok müdavim mekanları kazanacak derken bir anda herkes her yere koşmaya başladı, maskesiz yanak yanağa çekilen fotoğraflar sosyal medyada paylaşılıyor. Oysa çok gezenler aslında bu süreçte evde oturmayı, havadan sudan sohbetler yerine kendilerini dinlemeyi tercih ettiklerini fark etti. Biliyoruz, kafeler, restoranlar ve oteller tüm önlemleri aldı, personel elinden geleni yapıyor, ama müşteri dinlemedikten sonra yapacak bir şey yok.

Şu anki şartlara göre mekanlar 22.00’de kapanmak zorunda. İlk hafta görünen, müşterilerin bu ikazlara yeterince uymaması.
Bu gidişle mekanların işi de zor. Hatta, bazı otel restoranlarında personel tarafından nazikçe uyarılınca, otelde oda tutup eğlenceye arkadaş gruplarıyla devam etmek isteyenler de oluyor.

Tamam bu üç ay zor bir süreçti, ama bunu hepimizin sağlığı için yaptık ve şimdi de her şey tamamen geçmiş gibi yaz rehavetine kapılırsak çok daha büyük sonuçlarına katlanmak zorunda kalacağız.

İşte o yüzden kendi kendimize alacağımız önlemler, özellikle maske, mesafe ve temizlik önlemleri çok önemli.
Bunu unutmamalıyız!

BODRUM MALDİVLER’E BENZEMELİ Mİ?

Bodrum’da Maldivler etkisi yaratmak için sahiline beyaz kum görünümlü mermer tozu dökmeye çalışan otelleri dehşetle gördük.
Peki ama nedir bu özenti, neden Bodrum Maldivler’e benzemeli?

Hep aynı şeyden şikayet ederiz, Türkiye’nin değeri yurt dışında yeterince bilinmiyor diye. Oysa dünyanın en önemli gazeteleri çarşaf çarşaf Türkiye’nin güzelliklerinden bahseder. Ama bize yetmez, benzetmeleri severiz.

Yıllarca Bodrum’u St.Tropez’ye, Çeşme’yi İbiza’ya benzettik. Şimdi de Bodrum’u Maldivler’e benzetmeye çalışanlar var. Oysa Bodrum da, Çeşme de, Türkiye’nin başka birçok tatil yeri de oldukları gibi çok güzel. Otantik olmak dünyada bu kadar önemliyken en güzel yerleri yurt dışındaki tatil yerlerine benzetmeye çalışırsak o zaman yabancı turist neden Maldivler, St. Tropez ya da İbiza dururken bize gelsin?
Unutmamak lazım, turizm sektöründe büyük kayıplar yaşandı, havayolları ve otellerin yanı sıra tur operatörleri ve seyahat acenteleri de olumsuz etkilendi. Turizm sektörünün bu kadar zarar aldığı bir dönemde bile şimdi konuşulan ise Türkiye’nin şansı.

Pandemi dönemi başarıyla yönetildiği için ve tabii evlerde kaldığımız için İspanya, İtalya ve Fransa gibi Avrupa ülkelerinden çok daha iyi durumdayız. Bu da demek oluyor ki, bu yaz bu Avrupa ülkelerine gitmeyi düşünenler bile tatil yapacaklarsa Türkiye ve Yunanistan’ı tercih edecek. Kendi halinden memnun olan, başkasına benzemeye çalışmayanlar kazanacak.