2021, 2020’yi çabucak unuttursun diye başlamışız.
Şimdi ise dileğimiz 2022’nin hem 2020’yi hem 2021’i çabucak unutturması... Malum, 2020 flu geçti, çoğunu hatırlamıyoruz ya da hatırlamak istemiyoruz. Sağlığını, işini, gelirini, en önemlisi yakınlarını, sevdiklerini kaybedenler oldu.
2021 ise nasıl geçti anlamadık bile. Pandemiden elbette daha çok bunaldık ama yine adaptasyon yeteneğimiz öne çıktı ve şartlara hızla alıştık, biraz da hislerimiz uyuştu, yavaşladık, evlerden daha az çıkar olduk. Şimdi dejavu zamanı, mart 2020’de yaşadıklarımızı yeniden yaşıyoruz. O zamandan bu yana hayatımızda çok şey değişti. Evde çalışmaya, toplantılarımızı Zoom’da yapmaya, çevrim içi sosyalleşmeye, çevrim içi kültürel aktivitelere katılmaya alıştık.
İlk günlerdeki gibi evimizin dışına adım atmaktan, gelen paketleri günlerce bekletip dezenfektanlarla silmekten, kıyafetlerimizi 60 derecede yıkamaya çalışmaktan bugünlere geldik. Bir yandan koronavirüsten nasıl korunacağımızı öğrendik, bir yandan da bu süreçten o kadar bıktık ki zaman zaman dayanamama noktasına geldik, yapmamamız gerektiğini bildiklerimizi yaparken bulduk kendimizi.
İzlenecek diziler, filmler bitti, eskiler yeniden izlendi; okunacak kitapların bir kısmı okundu, bir kısmında aynı sayfada kalındı, aynı sayfa tekrar tekrar okundu. Mutfakta uzun saatler geçirildi başlarda, ekmeğimizi evde pişirmeye, yoğurdumuzu evde yapmaya başladık ama sonra bundan da vazgeçtik. Online kurslardan faydalandık, sporu bile evde yapmaya başladık. Müzeleri ve sanat fuarlarını dijital ortamda gezdik, baktık olmadı, risk aldık maskeleri takıp kapalı ortamlara da girdik. Evlerimizi güzelleştirdik, şimdiye kadar hep ihmal edilen bakımları, onarımları, yenilikleri yaptık.
Şimdi ise ilk defa böyle bir yeni yıl karşılaması yaşıyoruz, ilk defa etrafımızda bu kadar çok Kovid -19 vakası var.
Özellikle İstanbul’da sosyal hayatta aktif olan ve sosyal medyada bu anları paylaşan takip ettiğimiz birçok tanıdık isim şu anda pozitif ve yılbaşını evde izolasyonda geçiriyor.
Tabii şanslı olanlar evde hafif atlatıyor, ama hafife alınacak bir yanı yok tabii Kovid-19’un, çok yakınlarımızın, sevdiklerimizin hastanelerde tedavi gördüğü haberleri de geliyor arka arkaya.
Bu yılbaşı da böyle geçti, sağlık olsun!

Bağımsız sanatçılar için yeni bir platform

Akaretler’de Bilgili Holding ev sahipliğinde düzenlenen Artweeks@Akaretler’den sonra şimdi de bağımsız sanatçıları desteklemek için oluşturulan yeni sanat etkinliği ONE AKARETLER var.
ONE AKARETLER pandemi sırasında ve sonrasında özellikle galeri temsiliyeti olmayan veya herhangi bir kurum tarafından desteklenmeyen bağımsız sanatçılar ve sanat inisiyatifleri için bir platform olarak kuruldu. “Pandemiyle sanatsal üretimlerin izleyiciye iletimi ve buna bağlı olarak sanat endüstrisi içindeki devinimi şekil değiştirdi. Sanatta dijitalleşmenin olumlu etkilerine karşın, sanatın izleyiciyle birebirde kurduğu bağ negatif etkilendi. Özellikle geleneksel malzemeyle çalışan sanatçılar dijital ortamda, izleyici ile yeni medya alanında üretim yapan sanatçılar kadar yoğun ve etkin bir etkileşime giremedi. Ayrıca dijital ya da geleneksel malzeme fark etmeksizin üretimin her alanında, hepimiz için bir sanat eseriyle karşı karşıya kalmanın yarattığı etki de bambaşka. Dolayısıyla ONE AKARETLER, şehrin tam ortasında bağımsız sanatçılar, sanat izleyicileri ve koleksiyonerler ile buluşmak için bir alan açıyor” diye özetliyor Bilgili Holding CEO’su Sinan Temo.
Begüm Güney’in küratörlüğünü üstlendiği sergi, 27 bağımsız sanatçının yaklaşık 140 sanat eseri ve üç sanat inisiyatifi ile 5 Ocak’a kadar Akaretler No: 37-39’da. Hatırlatalım, sergi bugün kapalı, ama 2-5 Ocak tarihlerinde ziyaret edilebilir.