“Kılıç ve saban; bu iki fatihten birincisi, ikincisine daima yenildi.”

“Dünyada her şey kadının eseridir.”

Mustafa Kemal ATATÜRK

Birleşmiş Milletlerin, ‘Kırsal kesimdeki kadınların tarımsal ve kırsal kalkınmayı artırma, gıda güvenliğini artırma ve kırsal yoksulluğu ortadan kaldırmadaki kritik rolünü ve katkısını’ tanıdığını ilan ettiği 76. Genel Kurul Toplantısı’nda alınan kararla 15 Ekim, Dünya Kadın Çiftçiler Günü olarak ilan edilmesinin üzerinden 14 yıl, ilk kutlanmasının üzerinden ise 13 yıl geçmiş...
15 Ekim ise özellikle seçilmiş bir tarih. Neden derseniz, bir gün sonrası yani bugün ‘Dünya Gıda Günü’. Bir gün öncesi seçilerek, dünyanın pek çok ülkesinde, özellikle de az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde tarım ve hayvancılıkla uğraşan kadınların kırsal ekonomide hayati bir rol oynadıklarına dikkat çekilmek istenmiş.

Doymamızı kadınlara borçluyuz

Dünya genelinde gıda sistemleri kırsal kesimdeki kadınların günlük çalışmalarına bağlı. Ama aynı zamanda tarım cinsiyet ayrımcılığının da en çok tarımda hissedildiği alan. Tohumdan hasada, ürünlerin işlenmesinden, dağıtılmasına, pazarda satılmasına kadar her aşamada bizlerin beslenmesinde kadınlar başrolde... Ama tarlada çalışmalarına ek olarak ev işleri, çocuk bakımı gibi sorumlulukları da yüklenen kadınların yeterli ve kaliteli gıdaya daha zor erişiyor olmaları, yetersiz ve dengesiz beslenmeleri ayrıca erkeklere göre çok daha az kazanıyor olmaları ise tam bir paradoks...

Her ne kadar yaşlı dünyamız herkese yetecek kadar kaliteli yiyecek sağlama kapasitesine sahipse de, giderek artan sayıda insan yiyeceğe ulaşmakta zorluk çekmekte. İklim değişiklikleri ve çevresel sorunlar, son olarak da Kovid-19 nedeniyle yeterli gıdaya erişemeyen insan sayısı 2020 yılında yüzde 20 artışla 2.37 milyara ulaştı. Son yıldaki bu artıştan en çok etkilenenlerin başında ise yine kırsalda yaşayan ve tarımla uğraşan kadınlar vardı.

15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü

Tarımın başladığı topraklar...

Yaklaşık 11 bin yıl önce bugün Bereketli Hilal diye adlandırdığımız, Güneyde Arap Yarımadası çöllerinin bittiği yerden başlayıp, kuzeyde Doğu Anadolu Bölgesi ile Mezopotamya ve Suriye’nin kuzeyini kapsayan toprakları bir yay gibi içine alan bölgede yaşayan insanlar, avcılık ve yabani bitkilerin toplanmasına dayalı göçebe bir hayattan, tamamen olmasa da daha yerleşik bir hayata geçti. Tarihin ve uygarlığında başladığı, Babil, Asur, Fenike’yi içeren, bilinen en eski kültürlerin doğduğu bu bölgede yer alan Anadolu toprakları, ilk kez yerleşik tarıma ve köy yaşamına geçilen, tarımın temelinde bulunan sekiz temel bitkiden altısının evcilleştirildiği, neolitik kültürün kurucu evcil hayvanlarından dört tanesinin de anavatanı.

Yaklaşık 8 bin 500 yıl önce, Anadolu’dan dünyaya yayılmaya başlayan tarım 7 bin 500 yıl önce Orta Avrupa’ya, 6 bin 100 yıl önce ise Britanya’ya ulaştı. Her ne kadar ilk çiftçilerin Bereketli Hilal’den geldikleri henüz belirlenememiş olsa da Avrupalı çiftçilerin ataları Kuzeybatı Anadolu’ya kadar takip edilebilmekte.

Paleogenetik, kazılarda bulunan genetik materyalin incelenmesi yoluyla geçmişin incelenmesine verilen ad. Bu alanda yapılan araştırmalar, Avrupa’nın ilk çiftçilerinin neredeyse kesintisiz bir soy zinciriyle Ege’ye yani Anadolu’ya dayandığını göstermekte...

Anadolu’da kadın çiftçiler

Ne yazık ki ilk tarımın yapıldığı bu topraklarda bugün kadın çiftçilerin durumu pek parlak değil. Eldeki sayılara bakıldığında tarımda çalışanların neredeyse yarısının, yaklaşık 2.5 milyon kişi, kadın olmasına rağmen ücretli veya yevmiyeli olarak çalışan kadınların oranı yüzde 15’in altında... İşvereren kadınlar ise yüzde 1 bile değil. Ama ailesinin tarlasında ücretsiz çalışanların oranı yüzde 80 civarında. Sosyal güvenliği olmadan kayıt dışı çalışanların oranı ise yüzde 95...

Özetle tarla ve ev işlerini birlikte götüren kadınlarımızın başta sosyal güvenlik olmak üzere pek çok sorunu var. Eğitim düzeyleri ve toplumsal statüleri düşük. Cinsiyet eşitsizliği nedeniyle emeklerinin karşılığını alamamakta, çalışmaları resmi istatistiklere de yansımamakta.

Temennim, tez zamanda tarım sektöründeki kadınlara pozitif ayrımcılık uygulayan yasa ve yönetmeliklerin çıkarılarak, güzel yurdumdaki tüm kadın çiftçilerin haklarına kavuşmaları...

Tüm kadın çiftçilerimizin 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü kutlu olsun.