Kıymetini nedense bir türlü bilemediğimiz yurdum, inanılmaz güzelliklere sahip. Tarih deseniz, her köşesi bir başka uygarlık, bir başka hikaye. Hititler de burada, Helenler de, Sümerler de, Truva da... İki imparatorluğa, Roma’ya ve Osmanlı’ya başkentlik yapmış Konstantiniye de burada, Amazonlar’ın başkenti Themiskyra da. Peygamberler diyarıdır Anadolu. Kur’an-ı Kerim’de adı geçen 25 peygamberden üçünün mezarı Diyarbakır’dadır mesela. Hristiyan inancında önemli yer tutan Mahşerin Yedi Kilisesi, Meryem Ana’nın evi, Hagia Sophia da bu topraklarda, Pagan dünyanın en önemli tapınağı Artemision da. Doğanın da cömert davrandığı bu topraklar, bitki açısından Orta Doğu’nun, hayvan açısından Avrupa’nın en zenginidir.

Mağara cenneti Türkiye...

Toprağın üstü değil, altı da zengin bu topraklarda. Sahip olduğu söylenen yaklaşık 40 bin mağarayla adeta bir cennet güzel yurdum. Bu mağara gezme işi pek de yeni değil, çok eskilere dayanıyor esasında. Mağaralar ile ilgili ilk kayıtlardan biri tam 3 bin 100 yıl öncesinden, Asur Krallığı’ndan mesela. Önceleri barınma amacı ile insanların ilgisini çeken ama sonraları unutulan mağaralar 19’uncu yüzyılda keşiflerin moda olmasıyla yeniden gündeme gelir. Eh, biz de uzak kalamayız mağara konusuna.

Jeolog Abdullah Bey, Yarım Burgaz Mağarası’ndaki mağara canlıları üzerine yaptığı araştırmalardan ilkini yayınladığında takvimler daha 1869 yılını göstermektedir örneğin. İlk dernek olan Mağara Araştırma Derneği (MAD), 1964’te kurulur. Onu 1973 yılında BÜMAK, Boğaziçi Üniversitesi Mağara Araştırma Kulübü ve 1979’da MTA’nın Karst ve Mağara Araştırmaları Birimi izler.

En güzelleri...

Henüz tamamı araştırılamamış olan Isparta Yenişarbademli’deki Pınargözü 16 km. ile en uzun, Anamur’un kuzeyindeki Peynirlikönü ise bin 429 metreyle en derin mağaramız.


ARZIN MERKEZİNE SEYAHAT: MAĞARALARIMIZ

Dupnisa: Kırklareli’ndeki 2 bin 720 metrelik mağaranın 500 metresi ziyarete açık.


ARZIN MERKEZİNE SEYAHAT: MAĞARALARIMIZ

Karain: Paleolitik Çağ’dan, geç Roma dönemine kadar kullanılan Antalya’nın Yağca Köyü’ndeki 100 metrelik bu mağara, içinde insan yaşamış en büyük mağaramız.

Altınbeşik: Kolları ile 2 bin 200 metrelik mağara, Türkiye’nin en büyük Avrupa’nın üçüncü büyük yer altı gölüne sahip.

Cennet Cehennem: Mersin-Silifke’deki Cennet çöküğünün derinliği 70 metre ve 452 taş basamakla iniliyor. 128 metrelik Cehennem’e yürüyerek inmek mümkün değil.

ARZIN MERKEZİNE SEYAHAT: MAĞARALARIMIZ

İnceğiz: İstanbul Çatalca’daki mağaralar binlerce yıl yaşam ve ibadet alanı olarak kullanılmış.

Zeus: Kuşadası Dilek Yarımadası Milli Parkı’na girmeden; dağın eteğinde yer alan 60 metrelik mağarada birçok küçük göl bulunuyor.

Bazda: Harran’a 20 kilometre uzaklıkta olan ve 13’üncü yüzyıla kadar taş ocağı olarak işletilen mağaralar, 2 bin yıllık geçmişe sahip.

Tınaztepe: Konya Seydişehir’deki girişi basık ama sonrasında 30-40 metre yüksekliğe sahip mağaranın uzunluğu bin 15 metre.

Bunların dışında Ağrı’da Buzluk, Antalya’da Damlataş, Yalandünya, Zeytintaşı ve Dim, İstanbul’da Yarım Burgaz, Karabük’te Mencilis, Bursa’da Oylat, Sinop’ta İnaltı ve Trabzon’da Çalköy aklıma gelen diğer görülesi mağaralar.