Umut Yaprakları

Öyle bir ilkyaz ol ki korkut yaprakları,
Öyle bir son yaz ol ki tut yaprakları,
Sararıp dökülürken güz rüzgarlarında
Ardında savrulsunlar, unut yaprakları.
Sevinçlerinde onlar vardı, hüzünlerinde onlar
Seninle yeşerdiler, seninle soldular..
Olsunlar senden sonra da umut yaprakları.

Özdemir Asaf

Bu aylar gezmenin en güzel vaktiydi bir zamanlar... Ne yaz kadar kalabalık ve sıcak, ne de kış kadar soğuk ve sessiz olurdu hazan ayları... Mesela geçtiğimiz sene sorsaydınız, “Kültür ve sanat için nerelere gitsek bu ay?” diye, “Viyana” derdim. Müzelerinde kaybolup, konserlerde ruhunuz dinlensin diye.
Aşkın ve tutkunun peşinde olsaydınız eğer, kesin “İtalya” derdim. Ama Roma’yı mı yoksa Venedik’i mi tavsiye ederdim, bakın onu bilemedim şimdi.
“Yakın olsun ama tarih, aşk ve sanat da olsun, pahalı da olmasın” deseydiniz, cevap her daim olduğu gibi yine Atina olurdu.
“Uzaklar...” deseydiniz, “Hong Kong”; “Alışveriş” deseydiniz, “Amerika”; “Yemek” deseydiniz, “Lübnan” diye devam ederdik sohbete...

HAZAN VAKTİ

Seyyahlar bu yıl evdeydi

Amma velakin bu Covid-19 denen illet, tüm dünyayı neredeyse bir açık hava hapishanesine çevirdi çevireli, evlerimize hapsolduk. Gezmek sanallaştı, sohbetlerde...
Sadece yurt dışı mı? Yurt içi geziler de yok artık! Acenteler kapandı, oteller de öyle. Limanlar gemilere hasret, ören yerleri, müzeler boş. Rehber dostlar çoktan kestiler umutlarını, terk etmeye başladılar sahneyi birer birer.
Normalde bu aylarda dünyanın tüm dillerinin birbirine karıştığı, bir rehber, bir akademisyen ya da gazeteci olarak anlatmaktan, yazmaktan her daim büyük zevk aldığım, Efes’e uğradım geçen gün. Boynu büküktü, sessizdi yolları. Muhteşem müzesi de öyle. Efes mi sadece, Bergama, Milet, Priene, Truva, Çatalhöyük, Çayönü, Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa ve Gaziantep de... Kısaca turistler de, seyyahlar da evdeydi bu yıl.

Vazgeçecek miyiz gezmekten?

Hiç zannetmiyorum, yeter ki ülkelerarası seyahat kısıtlamaları kalksın. Kitle turizmi, yerini artık daha küçük gruplarla yapılacak, butik ve küçük otellerin tercih edileceği, doğada daha çok zaman geçirmeye olanak sağlayan, kültür turizmine bırakacak. Doğa turlarına talep artacak.
Uluslararası gezilerden daha çok ülke içi geziler tercih edilirken, şehir içi ve çevresi yürüyüş turları öne çıkacak. Bu arada hayatımıza bu illet sonrası giren sanal turlar da, bir ihtimal daha da artacak ilerleyen yıllarda.
Bu hafta üniversitedeki dersimin konusu da aynı, ‘Turizmde bir sonraki dönem’... Konuğum ise Next Phase Danışmanlık Kurucu Ortağı, değerli ve eski dostum Pınar Kartal Timer olacak. Hep beraber turizmin geleceğini konuşacağız iki saat boyunca.
Sevgili Pınar’dan öğreneceklerimle yarının potansiyel yöneticileri, patronları olacak öğrencilerimin konu hakkındaki düşünceleri ilerleyen günlerde yine bu satırlarda olacak.

HAZAN VAKTİ