Gri bulutların sarıp sarmaladığı bir Kuşadası sabahına açtım gözlerimi... Elimde kahve, gözümde gri dalgalar, aklımda İstanbul’um. Eskiden sabahları yürümeyi severdim yurdumun bu cennetten bir köşe kasabasının sokaklarında... Ama “Ben seçilmiş kişiyim, her şeyi yapabilirim” diyen bir başkanın egosuna oyuncak ettiği, sanırım can sıkıntısını gidermek için, bir yapboz gibi sürekli yapıp yıktığı, caddelerini yurdumun güzel ağaçları yerine, Arap ellerinin palmiyeleri ile süslemeye çalıştığı, çiseleyen yağmurda bile adım atmanın eziyete dönüştüğü şehirde yürümek ne kadar rahatlatabilir ki insanı?
Aklımda İstanbul, gözlerim gri bulutların sarmaladığı gri dalgaların dansında, yudumlarken kahvemi, içeriden gelen tanıdık bir şiirin sözleri doldurdu kulaklarımı...

İstanbul

Seni görüyorum yine İstanbul
Gözlerimle kucaklar gibi uzaktan
Minare minare, ev ev,
Yol, meydan...

Geliyor Boğaziçi’nden doğru
Bir iskeleden kalkan vapurun sesi,
Mavi sular üstünde yine
Bembeyaz Kızkulesi...

Bir yanda, serin sabahlarla beraber,
Doğduğum kıyılar: Beşiktaş’ım.
Baktıkça hep, semt semt, yer yer,
Beş yaşım, onbeş yaşım, ah yirmi yaşım!

Durmuş bir tepende okuduğum mektep,
Askerlik ettiğim kışladır ötesi.
Bir gün bir kızını benim eden
Evlendirme dairesi.

Benim gibi Beşiktaş doğumlu ve iflah olmaz İstanbul aşığı Ziya Osman Saba’ya ait tamamı 10 kıta olan bu şiir.  

‘Ziya’ya Mektuplar’

Tanışmadıysanız daha önce kendisiyle, “Kimdir?” diyorsunuzdur bu Ziya Osman Saba... Edebiyata az buçuk merakınız varsa, Cahit Sıtkı Tarancı’nın ‘Ziya’ya Mektuplar’ adlı kitabını duymuşsunuzdur mutlaka. İşte o kitaba konu olan mektupların yazıldığı Ziya’dır, Ziya Osman Saba. Galatasaray Lisesi’nden arkadaştır Türk edebiyatının bu iki unutulmaz şairi. Ziya Osman’ın lisede sınıfta kalıp, Cahit Sıtkı’yla önce sınıf sonra sıra arkadaşı olması ile başlayan bu müthiş dostluk Tarancı’nın ölümüne kadar sürer. İkisi de 1910 doğumludur ve aynı yaşlarda veda ederler bu dünyaya, Diyarbakırlı Cahit Sıtkı 1956’nın
12 Ekim’inde Viyana’da, İstanbullu Ziya Osman 1957’nin 29 Ocak’ında İstanbul’da...
Cahit Sıtkı’nın Diyarbakır’dan, İstanbul’dan, Paris’ten Ziya Osman’a yazdığı, birbirlerinin şiirlerine, dönemin edebiyatçılarına, şiir dünyasına yönelik görüşlerini içeren ve yaklaşık 20 yılık bir süreyi kapsayan mektuplar ‘Ziya’ya Mektuplar’ adı ile her ikisi de bu dünyaya veda ettikten hemen sonra, Nisan 1957’de Varlık Yayınları tarafından yayınlanır ve Türk edebiyatının önemli eserleri arasına girer.
Kitabın Varlık yayınlarından yayınlaşmış bir kopyasını Nadir Kitap’ta, yeni baskısını ise Can Yayınları’ndan bulmak mümkün. İlk fırsatta, İstanbul aşığı Ziya Osman Saba şiirleri ile yine konuk olacak bu satırlara ve keşfe çıkacağız İstanbul’u beraberce onun satırlarında...

Not: Ziya Osman Saba ile ilgili detaylı bilgi için QR kodunu okutabilirsiniz.

İÇİMİ ISITAN ŞİİR