Aylar sonra zorunlu birkaç işi halletmek için yine Şehr-i İstanbul’daydım ve muhtemelen sizler bu satırları okurken, ben kasabama dönüş yolunda olacağım. Yıllardır haftanın yarısını İstanbul, yarısını Kuşadası’nda geçirirken, mart ayında pandemi nedeniyle önce şehirlerarası seyahat yasağı, sonrasında üniversitedeki derslerimin çevrim içi olmasıyla, bu gidiş-gelişler yerini ‘Kuşadası’nda yaşam’a bırakmıştı.
Marttan beri bu İstanbul’a ikinci gelişim ama gelmemi zorunlu kılacak bir şey çıkmazsa, bu yıl üçüncüsü olmayacak kesinlikle. İstanbul’da kurumsal yapıya sahip şirketler ve işletmeler dışında kimsenin pandemi önemlerine uyduğu yok, trafik her zaman olduğu gibi çıldırtıcı ve hayat çok pahalı.

İSTANBUL-KUŞADASI HATTI

Güzel ama bahtsız

Şimdi dostlar soracak, ‘Kuşadası daha mı iyi?’ diye... Seyahat yasağı kalkmadan önce pek bir rahattık. Hastalık burayı teğet geçti derken, bayramla birlikte yurdumun her köşesinden kopup gelen yüz binlerle nüfusu bir anda 7-8 katına çıkınca, doğal olarak hasta sayısı da artmaya başladı.
Ek olarak bir de Aydın Büyükşehir ve Kuşadası Belediyeleri’nin el ele verip, yaptıkları mantık dışı uygulamalarla bizim kasabanın şehir içi trafiğini İstanbul’a benzetmeye çalışmaları var. Esasında bu saç baş yolduran yanlış uygulamaları benim işime yaradı, yıllardır dersler için örnek vaka arıyordum, sayelerinde buldum. Yerel yönetimler açısından bahtsız bir şehir Kuşadası...
Ama tüm bunlara rağmen İstanbul ile karşılaştırıldığında, yaşam hâlâ rahat, sebze-meyve taze, fiyatlar makul, hava temiz. Her ne kadar şehir içinde denize girmek sorunluysa da yakın çevrede seçenek çok.

İSTANBUL-KUŞADASI HATTI

Euromos

Kadim dostlarım, gezi arkadaşlarım Petek ve Dilek de İstanbul’u terk edenlerden... Onların tercihi Bodrum Ortakent oldu. Geçtiğimiz yıldan birçok kez Bodrum programı yapıp, iptal ettikten sonra baktım kırmızı kart göstermeye hazırlanıyorlar, bu kez plan yapmadan atlayıp gittik Bodrum’a. İlk gün kum, deniz, güneş ve sohbete ayrıldı. İkinci günse “Biraz da gezelim” dedik. Uzun zamandır gitmediğim ve listemde yapılacaklar arasında yer alan Euromos’a doğru düştük yollara.

İSTANBUL-KUŞADASI HATTI

Roma İmparatorluğu, Rodos, komşu şehirler Mylasa ve Iasos ile güçlü ilişkileri sayesinde gelişen ve zenginleşen Euromos, Anadolu’nun batısında Antik Çağda Karya diye anılan coğrafyada yer alan bir kent. MÖ 5’inci yüzyılda Attika-Delos Deniz Birliği’nin de önemli bir üyesi... 1970’lerde Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu ile başlayan kazılar, bugün Doç. Dr. Abuzer Kızıl ile devam ediyor.Roma İmparatorluğu, Rodos, komşu şehirler Mylasa ve Iasos ile güçlü ilişkileri sayesinde gelişen ve zenginleşen Euromos, Anadolu’nun batısında Antik Çağda Karya diye anılan coğrafyada yer alan bir kent. MÖ 5’inci yüzyılda Attika-Delos Deniz Birliği’nin de önemli bir üyesi... 1970’lerde Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu ile başlayan kazılar, bugün Doç. Dr. Abuzer Kızıl ile devam ediyor.Ancak ne yazık ki görecekleriniz hâlâ sınırlı. En ihtişamlı yapı Zeus Lepsynos Tapınağı. Tiyatro henüz tam olarak kazılmamış. Bugün ören yerinden kopuk olan agora da görülmeye değer.Detaylı Euromos yazısı haftaya...