Bugünlerde, kurumsal yapıya sahip ve maddi açıdan güçlü otel, havayolu, taşıma gibi turizm bileşenlerine güçleri yetemeyen bir kısım acentenin hedefinde bir kez daha, bireysel çalışan ve maddi açıdan güçlü olamayan turist rehberleri var.
Birkaç seyahat acentesinin öncülüğünde turist rehberliği meslek kanununda değişiklik yapılması için lobi yapılmakta. Esasında talepleri yeni değil, Turist Rehberliği Meslek Yasası çıktığı günden bu yana bu yasanın değişmesi için uğraşmaktalar.
Bu sefer istedikleri turlarda rehber bulundurma zorunluluğunun kaldırılması, gidilen şehirlerde sadece ören yeri ve müze ziyaretlerinde girişte rehber alınması, tüm turist rehberliği mezunlarına dil bilip bilmemelerine bakmaksızın lisans verilmesi, taban yevmiyelerin kaldırılması ya da daha düşük ücret ödenmesi...

Gidilen yerde almak

Bu konu pratikte mümkün değil. “Neden?” derseniz, Türkiye’de bugün itibarı ile 11 bin 902 lisanslı turist rehberi var. Bunların sadece 8665’i eylemli, yani mesleği icra etmekte. Diğerleri farklı nedenlerden ama genel olarak yeteri kadar iş bulamadıkları ya da para kazanamadıkları için mesleği artık yapmamaktalar. Unutmadan ekleyelim lisanslı bir rehber yılda ortalama 100-120 gün arası çalışabilmekte.
Eylemli rehberlerin 3 bin 644’ü, yani neredeyse yarısı İstanbul’da.
Peki diğer bölgelerde durum ne derseniz,
Gaziantep Bölgesel Turist Rehberleri Odası’na bağlı beş ilde 142, komşu Şanlıurfa Bölgesel Turist Rehberleri Odası’na bağlı 15 ilde ise sadece 144 eylemli rehber bulunmakta.
Özetle Ağrı’dan Hatay’a uzanan bölgede yer alan 20 ilde sadece 238 eylemli rehber bulunmakta, yani il başına düşen sayı 14.
Diğer bölgesel odalar için de durum farklı değil; Karaman’dan Zonguldak’a uzanan hatta 12 ilin bağlı olduğu Ankara’nın 505, Sinop’tan Iğdır’a uzanan hatta yer alan 16 ilin bağlı olduğu Trabzon’un ise sadece 113 eylemli üyesi var.
Özetle gidilen şehirlerde rehber alalım diyenlerin sanırım bu sayılardan haberi yok.

Rehberlerimize sahip çıkma zamanı

Tüm mezunlar meselesi

“Mezun olan herkese Türkçe Rehberlik Lisansı verilirse ne olur ki?” dediğinizi duyar gibiyim...
Tartışılmakta olan bu Türkçe rehberlik konusu gerçekleşir ise, her yıl yaklaşık turist rehberliği bölümlerinden mezun olan 2 bin 500-3 bin kişi dil sınavına takılmadan rehberlik lisansı alacak ve sadece dört yıl sonra bu dil bilmez, rehberlerin sayısı şu andaki rehber sayısını geçecek. Hali hazırda turist rehberliği bölümlerinden mezun olup da dil bilmedikleri için lisans alamamışlar da dahil edilirse konu daha da vahimleşiyor.
Bu durumda arzın arttığı talebin sabit kaldığı her yerde olduğu gibi,

- Önce günlük yevmiyeler düşecek.
- Talep sabit olduğundan yevmiyelere ek yıllık çalışılan gün sayısı da düşecek,
- Bu durumda kazanılan para ile geçinmek mümkün olmayacağından, mezunların sektörde kalma süresi de düşecek,
- Yetersiz eğitim ve tecrübe eksikliği nedeniyle müşteri memnuniyet oranlarını düşerken, şikayetler artacak.
- Mezuniyet için dil şartı ortadan kalktığı için çoğunluk dil öğrenme zahmetine katlanmayacak,
- Bu nedenle yabancı dil bilen rehber sayımız ve konuşulan dillerin sayısı her yıl hızla azalacak,
- Yabancı gruplar için rehber bulmakta zorluk yaşanacak,
- Yüz yıl önce olduğu gibi yabancı rehberler gruplarıyla gelip, ülke aleyhinde anlatım yapar hale gelecekler.

Bir tek Türkçe rehberlik talebinin gerçekleşmesinin yaratacağı kelebek etkisi ile oluşacak zararı görmek bu kadar zor olmasa gerek.
Kaldı ki eldeki rehber ve grup verilerine bakıldığında, bir rehber açığı da yok. Tam tersi lisanslı rehberlerin yüzde 30’u yeterli iş ve kazanç olmadığı için mesleği icra etmekten vazgeçmiş durumda.
Devamı haftaya...