Sonbahar tüm güzelliğiyle Ege’yi kucaklarken, daha birkaç gün önce hınca hınç dolu sahiller, lokantalar ve kulüpleri bir bir hüzün sarmalamış durumda. Ama bir yer var ki İzmir’in hemen yanı başında her daim sakin, huzurlu ve yılın her mevsimi bir başka güzel.

SEFERİHİSAR VE SIĞACIK

Seferihisar burası, doğayla iç içe, yerel değerlerini ve kültürünü koruyan, mavi bayraklı plajları, harika yemekleri ve misafirperver insanlarıyla Türkiye’nin ilk ‘Yavaş Şehri’.

Bir de komşusu var 5 km. mesafede aynı dinginlik ve huzura sahip. Mandalina bahçeleri arasından geçerek ulaşılan muhteşem bir koyun yanı başında sizleri bekleyen Sığacık.

Seferihisar doğumlu Çağan Irmak’ın, ‘Babam ve Oğlum’ filmi, Sığacık’ta çekilen ‘Kavak Yelleri’ dizisi ve son olarak da Ata Demirer’in ‘Olanlar Oldu’ filmi bu cennet köşelerin yurt çapında tanınmasını sağladı.

SEFERİHİSAR VE SIĞACIK

Nerede bu Seferihisar?

İzmir’e sadece 45 km. mesafede bu cennet köşeye gitmek isterseniz, neredeyse saat başı uçak var. Sonrasında Üçkuyular Terminali’nden Ürkmez ya da Seferihisar minibüslerine veya 730 numaralı belediye otobüslerine binebilirsiniz. Sığacık için dolmuşlar Seferihisar’dan kalkıyor. Arabayla gidecekler, Seferihisar, İstanbul ve Ankara’dan yaklaşık 600 km. uzaklıkta ve 7-8 saat sürmekte.

Nereleri gezelim?

Listenin başına Teos Antik Kenti’ni yazın hemen. Mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri burası. Seferihisar’da köy pazarı, Güdük Minare Cami, Hıdırlık Cami, Turabiye Cami, Ulu Cami ve merkezde bulunan hamam gezilecek yerler arasında.

SEFERİHİSAR VE SIĞACIK

Kanuni’nin emriyle yaptırılmış yıllara direnen Sığacık Kalesi ve kale içinin daracık sokaklarındaki tek veya iki katlı, geleneksel evleri, asırlık ağacı, pazar günleri kale içinde kurulan pazarı, mandalin bahçelerini ve plajları da eklemeyi unutmayın listeye. Sığacık Kalesi içindeki ünü kendinden büyük pazarın tezgahlarında ev yapımı börekler, yaprak sarmaları, yöresel samsades tatlısı, baklavalar, kurabiyeler, reçeller, organik sebze ve meyvelerle tabii ki el işi ürünler, her pazar sizleri beklemekte. Bu pazarda aracı yok, sadece yerli üreticiler satış yapabiliyor.

Yüzmeyi sevenler ise mavi bayraklı üç doğal plaj; Büyük Akkum, Akarca ve Ürkmez’e kış gelmeden uğramalı.

Tekne ile Seferihisar koylarını keşfe çıkabilir, ya da gitmişken pasaportunuzda yanınızdaysa Samos Adası’na geçebilirsiniz. Eylül ve ekim aylarında haftanın belirli günlerinde Sığacık Teos Marina’yla Samos arasında feribot çalışmakta.

Teos neresi?

Sığacık’ın hemen yanı başındaki Teos, yurt dışında iyi bilinen, uluslararası arkeoloji literatüründe adı çok geçen ama ülkemizde pek tanınmayan antik kentlerimizden.

M.Ö. 2. yüzyılda Akhalar’dan kaçan Giritliler tarafından kurulmuş olan Teos, geçtiğimiz haftaki Efes yazımda da bahsettiğim, ünlü İon Birliği’ni oluşturan 12 şehirden biri. Kentin baş tanrısı Dionysos’a gösterilen büyük saygı zaman içinde Teos’un itibarını artırır ve kent tüm Yunan dünyasında düzenlenen tiyatro ve müzik şenliklerine paralı sanatçılar sağlayan oyuncular ve müzisyenler loncası Dionysos Sanatçıları’nın Anadolu’daki merkezi seçilir. Böylece toprakları kutsal ve dokunulmaz sayılır. Kazıların 2010 yılından itibaren yeniden başladığı Teos’ta Dionysos Tapınağı, Gymnasion, tiyatro, hellenistik sur, Bouleuterion ve liman gidildiğinde mutlaka görülmeli.

Nerede kalalım, ne yiyelim?

Tavsiyem Sığacık’ta ya da çevresinde kalmanız. Benim tercihimi sorarsanız, sevgili Gökhan’ın işlettiği, yemekleri ve muhteşem kumsalıyla pek çok ünlüyü ağırlayan Teos Ormancı Tatil Köyü. Daha önce senaryo ve kısa film atölyelerine de ev sahipliği yapan Gökhan, ekim ayında da ‘Yazarlar Sırlarını Paylaşıyor’ temalı yazı kampını Teos Ormancı’da hayata geçiriyor. 1 Ekim’de başlayacak kampta, edebiyatseverler, Yekta Kopan, Mario Levi, Onur Behramoğlu, Enver Aysever, Müge İplikçi, Işıl Özgentürk, İnci Aral, Gülşah Elikbank ve Onur Caymaz’la yapılacak atölyelere katılacak, kendi yazılarını kaleme alacak. Ne yiyelim derseniz, Seferihisar mantısı, ekmek dolması, lok lok, samsades, oklavadan sıyırma, yuvalaça gibi sadece Seferihisar’da yapılan yemek ve tatlıları tatmadan dönmeyin derim.