Geri Dön

‘Ekip beni kucakladı’

‘Zalim İstanbul’ dizisine dahil olan Sevinç Kumaş, “Deneyimli oyuncu kadrosu var ve prestijli bir yapım. Ekip şahane bir karşılamayla beni kucakladı” dedi

‘Ekip beni kucakladı’
SERCAN KISMET

Sevinç Kumaş, Kanal D’de ekrana gelen ‘Zalim İstanbul’ dizisinde Başak karakteriyle izleyici karşısına çıkıyor. Koronavirüs nedeniyle önlemler aldığını belirten oyuncu, “Öncelikle kendimi karantinaya aldım. Saat başı
20 saniye boyunca beyaz sabunla ellerimi yıkıyorum. Zaruri ihtiyaçlar için dışarı çıktığımda mutlaka eldiven ve maske kullanıyorum” diyor. Kumaş’la projesini ve sektörü konuştuk.

Ekrana uzun süre ara verdiniz. Bu süreçte neler yaptınız?

Dört sezon süren bir dizi projesinden çıkmıştım. Benim için inanılmaz bir öğrenim süreciydi.
O yüzden biraz dinlenmek ve oynadığım karakterden uzaklaşmak istedim. Bol bol seyahat etme fırsatı buldum. Yoğun çalışma temposundan zaman ayıramadığım ailem ve arkadaşlarımla vakit geçirdim. Dünya sinemasına büyük ilgim var ve bu süreçte kaçırdığım filmleri izledim.

Neden ara verdiniz, hiç pişmanlığınız oldu mu?

Aslında tam anlamıyla ara vermedim. Yer aldığım dizi projeleri oldu fakat ekran macerası kısa sürdü. Ben de bu süreçte sinema ve reklam filmlerinde oynadım. Özer Feyzioğlu’nun interaktif mini film serisi ‘Kısa Kısa Aşk’ projesindeki ‘Fotoğraftaki Sevgili’ filminde oynadım.

İlgiyle izlenen ‘Zalim İstanbul’ dizisine dahil oldunuz. Sonradan katılmanın avantaj ya da dezavantajları neler?

Avantajı, deneyimli oyuncu kadrosu ve prestijli bir yapım olması. İnanılmaz bir seyirci kitlesi var. Dezavantajı ise, kitlesi kemikleşmiş bir projeye sonradan dahil olmak... İnsanda ufak da olsa bir tedirginlik yaratıyor. Ve tabii ki seyircinin karakteri benimseyip, bağrına basması önemliydi. Ekip şahane bir karşılamayla beni
kucakladı.

Canlandırdığınız Başak nasıl bir karakter?

Asi ruhlu bir kadın. Köşkte doğup, büyümüş. Fakat annesi Nurten’in kısıtlamalarına, uyguladığı baskılara, hizmet ettiği Köşk Agah Karaçay’a saygı, sevgi ve minnet besleyen yapısına dayanamayıp, üniversiteyi kazanıp koşar adım şehir dışına gitmiştir. Tabii yine Agah tarafından okutulmuştur. Zengin-fakir arasındaki ayrımı kabul etmiyor. Bu sisteme karşı geliyor. Güçlünün güçsüzü ezdiği ortamlarda sinirlerine hakim olamayan, deli-dolu biri.

Sette nasıl bir ortam var?

Başta usta oyuncular; Fikret Kuşkan, Mine Tugay ile Deniz Uğur olmak üzere genç ve yetenekli oyuncu arkadaşlarım bir arada... Enerjisi yüksek, herkesin birbirine yardımcı olduğu, ortak paylaşımı olan, ekip çalışmasının ön planda olduğu evimde gibi hissettiğim bir ortam.

Kardeşiniz Sebahat Kumaş da aynı mesleği yapıyor, aynı aileden iki oyuncu olması nasıl bir avantaj?

Müthiş bir şey. Zaten birlikte yaşıyoruz. Hep birbirimize destek oluyoruz. İş birliği içinde bolca paylaşımımız oluyor. Bu muazzam bir şey.

Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs için siz nasıl önlemler alıyorsunuz?

Yapımcımız Şükrü Bey’in (Avşar) kararıyla çekimlere ara verdik. Kendisine insan sağlığını ön planda tuttuğu için çok teşekkür ederiz. Öncelikle kendimi karantinaya aldım. Saat başı 20 saniye boyunca beyaz sabunla ellerimi yıkıyorum. Zaruri ihtiyaçlar için dışarı çıktığımda mutlaka eldiven ve maske kullanıyorum. Bağışıklık sistemini güçlendirici takviyeler de alıyorum. Umarım en yakın zamanda bu küresel sıkıntıdan kurtuluruz.

‘Ekip beni kucakladı’

‘Yaz sonu düğün var’

Evde kaldığınız süreçte neler yaptınız?

Mümkün olduğunca sakin kalıp, beni oyalayacak aktiviteler ve pilates yapıyorum. Bolca film izliyorum. Piyano çalışıyorum ve kitap okuyorum. En önemlisi, sağlıklı beslenip hareket halinde kalmaya çalışıyorum.

Mehmet Akgün’le nişanlısınız, evlilik ne zaman?

Yaz sonu düşünüyoruz...

Nasıl bir düğün hayal ediyorsunuz?

Çok büyük bir düğün olmamakla birlikte, açık havada olmasını istiyoruz.

 

4 Nisan 2020 Magazin Haberleri Bülteni4 Nisan 2020 Magazin Haberleri Bülteni
Cadde Yazarları

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber