Kış geldi mi, herkes dağılıyor... Kim nerede sosyalleşiyor, yemek yiyor, eğleniyor belli olmuyor. Küçük büyük birçok mekan, kışın iş yapabiliyor. İstanbul’un sosyal hayatı kışın renkli mi renkli. Peki yazın durum ne oluyor? Elde avuçta sosyalleşecek çok az yer kalıyor!
Peki bu yaz İstanbul’da kalan ahali ne yapacak? Buyurun 2014 model yaz eğlencesine!

REINA YAZLIĞI AÇTI
İstanbul’da yazı ilk getiren Reina oldu ve geçtiğimiz perşembe akşamı yazlığı açıverdi.
Reina artık eğlencede bir klasik.
Park Şamdan, Köşebaşı, Dragon, Blue Topaz ve Reina yazın sadece eğlencesiyle değil; yemeğiyle de öne çıkıyor. Binlerce kişi Reina’da yemek yiyor. Mekan, son beş yıldır zaten başarılı olan dekorasyonunda ciddi değişimlere gitmiyor. Mevcut ambiyansını yenileyerek servis vermeyi tercih ediyor.
Yazlık Reina’da ahali, ‘yerli’ ve ‘yabancı’ diye ikiye ayrılıyor. Yerliler, tam orta göbekteki loca ve stantlarda toplanıyor. Nedense bu alana hiç yabancı müşteri alınmıyor. İyi de yapılıyor. Çünkü yabancı müşteriler yazın ayrı bir rahat davranıyor. Yabancıların bu kadar rahat olması bizimkilere göre değil!

SUNSET’E RAKİP
Son iki yıldır Sunset barı epey gündeme geliyordu. Ünlü isimler, Sunset’in barında sosyalleşmeyi tercih ediyordu. Hatta geçtiğimiz yaz öyle bir hale bürünmüştü ki, bar neredeyse kulüp olarak hizmet vermeye başlayacaktı. Sunset’in barı bu yaz da gündeme gelir. Fakat aynı müşteriye hitap edecek olan Park Şamdan by The Bar, bu yaz Sunset’in en büyük rakibi olur.
Emre Ergani, Celal Çapa, Ersoy Çetin ve Raşit Karakuş’un işbirliğindeki Ottoman Hotel’in bahçesinde açılacak The Bar en çok Sunset’in müşterisini alır gibi geliyor.

Arabesk partileri
Geçtiğimiz yazın ortalarında açılan, Boğaz’ın tek Türkçe müzik kulübü Albüm; bu yaz da eğlencesine kaldığı yerden devam edecek. Albüm’de yaz boyunca pazar geceleri düzenlenen ‘Arabesk Parti’leri olacak.

İŞTE AZMİN ZAFERİ

Haluk Tanrıverdi, Casitalar’dan sonra yepyeni bir markaya imza atmaya hazırlanıyor. Adibe Güler ile işbirliği yapan Tanrıverdi, yeni kahve markası Ferroni’nin tanıtım yüzünü Fikret Mualla’nın beş eseriyle yapacak.
Tanrıverdi, uzun uğraşlar sonucunda Mualla’nın mirasçılarını Fransa’da buldu ve beş eserinin kullanım hakkını aldı.

TÜRKBÜKÜ’NDE ARTIK HAYAT BAŞLIYOR!

Geçtiğimiz hafta içi Türkbükü’ndeydim... Hani şu ünlü isimlerin tatilini geçirmek için can attığı en havalı tatil beldesinde.
Yaz sezonuna ramak kala Türkbükü’nde durum nedir?
Divan Palmira, kış boyunca açık kalan tek otel. Otel açık olmasına açık da, neden hâlâ barı servis veremiyor? Hiç anlamış değilim! Divan yönetiminin mutlaka mantıklı bir açıklaması vardır.
Türkbükü’nde mekanlar birer birer açılırken, bir taraftan da ünlü mekanların hazırlıkları devam ediyor.
Türkbükü’nün simgesi Ship A Hoy ise mayıs ayının ikincisi haftası hizmet vermeye başlayacak. Türkübükü’nün hemen girişinde iki yıldır hizmet veren Garo’s geçtiğimiz çarşamba gecesi, “Yaza merhaba” diyen tek yer oldu.
Yazı erken getiren Garo’s, yemekleri kadar ambiyansıyla da sizi içine çekiyor. Sahilde bu kadar temiz ve özenli bir yer olabilmek, zor zanaat. Garo’s, bu anlayışını devam ettirdiği sürece Türkbükü’nün en iyi balıkçı meyhanelerinden biri olmaya devam eder. Tabii bunda en büyük pay sahibi Garo Nişan!
İstanbul’u bırakıp uzun yıllardır Türkbükü’nde yaşayan Garo’nun Türbükü’ne emeği büyük.
Bu yaz Türkbükü’nde olmayı planlıyorsanız, mutlaka uğrayın derim.