Nerede bu insanlar?

Geçtiğimiz yaz pandemi nedeniyle lüks mekanların müdavimleri Bodrum’dan çıkmadılar. Okulların açılmaması işin tuzu biberi oldu. İstanbul’da bir açılıp bir kapanan gözde mekanlar, baktılar ki olacak gibi değil. Onlar gelmiyorsa biz gideriz dediler. Lucca, Sunset, Papermoon, Frankie, Ruby, Galliard, Must gibi birçok kalburüstü marka geçtiğimiz yaz Bodrum’un dört bir yanına yayıldı. İstanbul’u özleyen İstanbullu göçmenler hepsine akın etti. Üzerine tatilciler de gelince gerçekten çılgın gibi bir sezon geçirdiler. Yoğun ilgi fiyatları tavan yaptırdı. Geceyi buralarda geçirenlerin, ertesi gün tek konuştuğu ne kadar hesap ödedikleri oldu. Geçen yazın etkisiyle, birçoğu sezonu çok erken açtı. Üzerine yeni mekanlar da eklendi. Pandeminin gündemden düşmesini ön göremediler. Şu sıralar Güney’deki birçok beach, otel, restoran ve kulüpte çok az insan var. Her günü boş geçiyorlar. Güney pandemi öncesine geri dönüş yaptı. Okullar kapanana kadar da kimse Güney’den yoğun tatil manzaraları beklemesin. İşin özü bilmem kaç bin TL’lik beach’teki localar, bomboş tatilcileri bekliyor.

Nerede bu insanlar

Sortie’deki Alas Ocakbaşı

Erol ve Varol Kaynar Kardeşler’in sahibi olduğu Sortie bugün İstanbul’un klasik işletmelerinden biri oldu. Zaman su gibi akıyor. 2006 yılında açılan Sortie Boğaz’ın en eski işletmelerinden biri olma unvanını kazanmış oldu. Tam 18 yıldır Boğaz’da ayakta kalmak zor iş. Gerçekten tebriği hak ediyorlar. Sortie, bu yaz hiç denenmeyeni deniyor. Son yılların trendi olan ocakbaşını mekanların içine taşıdılar. Alas Ocakbaşı, oldukça ferah bir yere konumlanmış. Cenk Çöteli ve Akın Altan’nın sahibi olduğu Alas’ta lüks ocakbaşı keyfi yapmak isteyenlere duyurulur.
Boğaz’ın yenisi

The Bar

Geçtiğimiz hafta Kuruçeşme’deki Mandarin Oriental’in bahçesinde hizmet vermeye başladı. Boğaz’ın hemen dibindeki The Bar epeyce geniş bir alana yayılmış durumda. Yemekler Akdeniz mutfağı üzerini kurulu. Geçen hafta sonu uğradım. Öyle bangır bangır bir müzik yok. Kulübe hiç dönmüyor. Yaş ortalaması yüksek. Tam Boğaz’ın keyfini süreceğiniz bir yer olmuş. Pandemi nedeniyle iki yılı aşkın sektörden uzak kalan Emre Ergani işletmeciliğini yapıyor. Ergani böylelikle The Bar’ı hem yeniden Boğaz’a taşıdı hem de sektöre hızlı bir giriş yaptı.

Nerede bu insanlar

Bir çırpıda İstanbul

- Soho İstanbul; Son dönemde düzenlediği partilerle gündemde. Manzarası şahane ve mekanın ambiansı gerçekten çok soğuk. Ama gece partilemek isteyenlerin çok da umrunda değil.
- Seven Kuruçeşme; Yeni açıldı, hem kulüp hem de bar, sıcak samimi bir ortamıyla tam mahalle modunda bir yer olmuş.
- Bahtiyar Arnavutköy; Semte tepeden bakıyor. Bahçe içinde iki katlı bir yalıda hizmet veriyor. Müziklerine bayıldık. Mezeleri de orta üstü, bahçede keyif yapmak için ideal.
- Suna’nın Yeri; Kandilli’nin İskelesi’nin hemen yanı başında. Salaş bir balıkçı, oturmak için sıra bekliyorsunuz. Manzarasına şahane, ama fiyat performans olarak çok pahalısın.
- Gizia Brasseire; Nişantaşı’nın tam kalbinde, Abdi İpekçi Cadde’sinin en güzel yerinde. Şu sıralar mahallenin gözdesi durumda. Kimi ararsan orada.

Tarafını seç İstanbul mu İzmir mi?

Kokoreç; sebzeli mi, kimyonlu mu?
Sakatat furyası aldı başını gidiyor. Şırdan, mumbar, uykuluk hayatımıza girdi. Ama kokoreç zirveye yerleşti. Kokoreç bu kadar trend olunca iki şehir arasında kıyasıya bir rekabet yaşanıyor. Domatesli, biberli İstanbul kokoreci, sadece kimyonlu iri kıyım İzmir kokoreci, arasında savaş var. Sizce hangisi daha iyi? Tarafını seç.