Türkiye’nin bir dönemine damga vuran gazinoları hep çok merak etmişimdir, o şaşaalı günleri görmek isterdim doğrusu. Gazino hayatına şahit olanlardan dinlediğim kadarıyla yetinirken, Büyük Kulüp’te efsane bir kadroyla gerçekleşen ‘Aile Gazinosu’ gecesi beni çok heyecanlandırdı. Mekan ve T şeklindeki sahne, gerçek gazino havasında çok şık tasarlanmıştı. Görevli ve garsonların giyimlerine, masaları dolaşarak gül satanlara, hatta tuvaletlerin önünde kolonya dağıtan kadına kadar her detay titizlikle düşünülmüştü. Geceye katılan herkes aynen eskilerde olduğu gibi son derece şıktı.
Programın başlamasıyla dev salondaki kalabalık, müzik tarihine geçmiş şarkıları hep bir ağızdan söylemeye başladık. Funda, İskender Doğan, Rana Alagöz, Ersan Erdura, Hilal Özdemir, Semiha Yankı, Gülden Karaböcek ve Seyyal Taner’in müthiş performanslarıyla adeta mest olduk. Efsaneler geçidi bu olsa gerek! Bazı sanatçılarımız o eski günlere duydukları özlemi ve kendilerini Maksim’de hissettiklerini dile getirdi. Yankı’nın göbek şovu, Taner’in çılgın dansları, Doğan’ın Atatürk selamı vererek sahneden ayrılışı, Alagöz’ün bayıldığım şarkıları, her birini tek tek anlatmak isterdim ama sayfalar yetmez. Yalnız şunu söylemek isterim ki eski sanatçıların performansları, hali, tavrı, dinleyicilerine saygıları, her şeyleri bambaşka, her biri çok özel ve kıymetliler...

Gönül Yazar 25 yıl sonra sahnede!

Ve sıra assoliste geldiğinde heyecan tavan yaptı. Türkiye’nin bir tanecik Gönül Yazar’ı tam 25 yıl sonra gerçek gazino atmosferinde sahneye çıktığında bütün salon, alkışlarla ayağa fırladı. Gördüğü sevgi karşısında gözyaşlarını tutamayan ‘Taş Bebek’, dakikalarca ağlarken dudaklarından; “25 yıl hiç bir şey yapmadım, bir başıma geçirdim o seneleri, bu akşam yine sizlerleyim” cümleleri döküldü. Yazar’ın ilk dakikalardaki heyecanını attıktan sonra sahnede eski günlerine dönüşünü an be an izledik. Bir noktadan sonra kendini Maksim sahnesinde hissetmeye başladığı, o günlere döndüğü çok belliydi, zaten kendisi de söyledi. Şarkı aralarında yaptığı esprilerle de bütün salonu kahkahaya boğdu.
O kadar tatlı, o kadar güzeldi ki, hepinizin görmesini isterdim doğrusu… O akşam Büyük Kulüp’te bulunan şanslılar olarak tarihi bir geceye tanıklık ettik, son birkaç gündür dilimde o gün söylenen unutulmaz şarkılar, elimde geceden çektiğim video’larla hâlâ etkisindeyim. Her zaman farklı ve kusursuz yapımlara imza atan Serhat Hacıpaşalıoğlu ve ekibi End Productions’ın, çalışmalarıyla müzik tarihimize ışık tutan Hakan Eren’in emeklerine sağlık, şahit olanların ömür boyu hatırlayacağı ve eminim ki hazırlanması son derece zor olan dev bir organizasyona imza attılar. Yıllar boyunca eğlence kültürümüzün büyük parçası olan gazinoların kalabalık kadrolu şıkır şıkır eğlencesi, 2020’de yeniden hayat buldu. ‘Aile Gazinosu’ gecelerinin devamı gelecekmiş, takipte kalın dostlar…