Orkun Bulut

Orkun Bulut

orkunbulut@gmail.com

Tüm Yazıları

Zuma, Nobu, Hakkasan ve Novikov... Dengelerin tersine döndüğü, eskiden tutunamayan global markaların ilgi odağına döndüğü bir şehir İstanbul. Bunun yanında yeni açılan yerli markalar da daha lokal dokunuşlarla samimi etki veriyor. Açıkcası bunların arasından Inari gibi bir markanın yükselişine de belki bu üstteki markalar gibi dünyaya açılışının öncü adımlarına şahit oluyoruz. Etiler’de geçen ay açılan Inari Piku’yla bu düşünce artık sabit. Böyle bir dönemde garip bir yatırımla girmiş markanın kurucusu Aycan Akdağ. Garip deme sebebim zaten iyi olan lezzetler, hazır olan müdavimlerle yetinmemiş, burayı dünyada dahi göremeyeceğimiz kafada bir mimari ve yatırımla hizmete açmış.

Haberin Devamı

Finanstan mutfağa

Tabii bu yatırımı yaparken geri döneceğinden emin. Akdağ Finans kökenli eğitimi ve tecrübesine güveniyor. Madencilikle uğraşan bir ailenin dördüncü kuşak temsilcisi olarak bu işlerde ilerlemesi, ilk dönem arkadaş çevresi tarafından heves gibi yorumlanmış. Kuruçeşme’de başlayan hikâyesinde başlayan Inari yolculuğunda markayı bambaşka seviyeye taşıdı diyebilirim.

Hepimizin algısındaki o suşi ve Japon mutfağı algısının üstünde daha Asyalı duruyor Inari Piku... İyi suşi yapan restoranlardan ziyade, yazının başında belirttiğim markalarla aynı kategoride değerlendirmek daha doğru olacak markanın Nispetiye şubesini...

Adımlarken üzerinde yürüyeceğiniz camdan tavanlı bir kav ve üst kata çıktığınızda birbirinden farklı dizayn edilmiş ambiyansa göre pencerelerindeki hissin bile değiştiği kapalı oda! Sosyalliğinizi yaşayacağınız geniş barın göbeğinde dev bir Rıdvan Sevim eseri! Inari Piku’nun diğerlerinden farkıysa Omakase menünün burada farklı lezzetlerle hazırlanması. 

BU KEZ TAM ASYALI

BU KEZ TAM ASYALI

GASTROANTEP İZLENİMLERİ

Yerel mutfakta kendini en iyi anlatan şehirlerden biri olan Gaziantep, dört yıldır başarıyla sürdürülen Gastroantep’le bunu dünyada da duyurmaya başladığını söyleyebilirim. Düşünün; Michelin yıldızlı ünlü şeflerin yerel malzemelerle oluşturduğu yeni tariflerin üst üste uygulamalı anlatıldığı, genç şeflerin birbirleriyle yarıştığı ve sadece Türkiye’nin değil tüm dünya gastronomisinin dikkatinin Gaziantep’te olduğu bir hafta sonuydu.

Haberin Devamı

Organizasyonun becerisi, yerli ve yabancı katılımın fazlalığı turizm açısından sevindirici...

Uluslararası katılımın bu kadar fazla olması şehri kısa sürede San Sebastian ve Lyon potansiyeline getirebilir. Gördüğüm kadarıyla belediye ve valilik de bu stratejide ilerliyor. Tek eksik, festival alanı dışında halkın ve mekanların festivali yeterince yaşadığını göstermemesi diyebilirim. Bu kadar büyük bir etkinlik varken, tüm şehrin bunu yaşaması belki de fıstık yeşili gibi ortak bir renk seçilip, bütünlüğün sağlanması bile hissi yükseltebilirdi.

Festivalde şeflerin mutfak dışında konularını anlatırken görmek de büyük şanstı.

Gaziantep ürünlerinin işletme menülerinde sürdürülebilirliği konusunda samimi bir sohbet gerçekleştirdik. Hedefi olan şeflerin ısrarı, yerli üreticiyi de daha fazla üretmeye ve belli bir standart geliştirmesine yardımcı olacağına inancım arttı.

BU KEZ TAM ASYALI