Canı sıkılmış bir maymunun ilüstrasyonunun neredeyse milyon dolar’lara satılması, koca koca sanatçıların dijital evrenlerde konser vermesi, büyük markaların Metaverse’de mekan kavramıyla tanışması... Çoğu kişinin anlamlandıramadığı ama çok yakın gelecek hepimizin içerisinde yer alacağı bir gerçeklikle karşı karşıya olacağımız muhakkak. Geçtiğimiz gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da üstüne basa basa söylediği kavramlardan sonra alakalı alakasız kişilerin de hepsi dikkati çekilmiş durumda.

Neden önemli?

Aslında var olan Metaverse kavramının birden hayatımızın göbeğine neden geldi, diye sorduğumuz cevaplar hep blok zincir teknolojilerine geliyor. Geleneksel ve sosyal medyadan bunları bir ‘değer’ hatta yatırım aracı gibi gösterilme isteği yoğun. Fakat kavramlar oturdukça dijital dünyadaki sahiplik kavramımızda hatta kontratlarımızdaki işlevleriyle nasıl bir değişimi oluşturacaklarını göreceğiz.

Bu konunun devlet gündeminde olmasının en büyük önemi ‘tam zamanında’’ olması diyebilirim. Dünyadaki birçok sanayi devriminde Türkiye hatta Osmanlı geç kalmış ya da takipçi olarak entegre olmaya çalışmıştı. Metaverse ve onun yapı taşı NFT devriminin henüz ‘Ar-Ge’ aşamasındayken bunu devlet politikası haline getirmek çok akıllıca.

Nasıl bir değişim?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Dedelerimizin hayat biçimleri çok küçük farklarla 10 asır önceki ataları ile neredeyse aynıydı” sözleriyle aktardığı örnek fazlasıyla konuşuldu. Aslında burada belirtmek istenilen 250 yıllık sanayi devrimin tamamlandığıydı. Pandemiyle birlikte başlayan 10 yıl boyunca geçmiş 250 yıldaki değişim hızında bir süreci sığdıracağız. Tabii burada takip etmekten çok öncü olma fırsatlarını değerlendirip, cesur olmak gerekiyor.

Çay kültürüne ‘yeşil’ dokunuş

Dünyada en fazla çay içen topluluklardan biri olmamıza rağmen ne doğru yapmasını ne de servis etmesini tam anlamıyla biliyoruz diyebiliriz. Neyse ki tesisler bu konuda markaların önünde işler yapıyor.

Çırağan Palace Kempinski İstanbul, çay semmelier’i Ebru Erke ile özel harman çaylarını menüleştirdi. Üst segment iyi kalite yeşil çay sunumuyla Türk yeşil çayının dünyaya tanıtılması da bir nevi sağlanıyor. Çay koleksiyonunda yer alan harmanların isimleri de özenle seçildi. ‘Çırağan’da Güne Merhaba’, ‘Görkemli Dem’ ve ‘Saray Sefası’ bunlardan bazıları...

DEĞİŞİMİN BAŞINDA

Hint şeflerle deneyim

İstanbul gibi bir metropolde her çeşit dünya mutfağı olsa da Hint mutfağı konusunda pek çeşit olmaz. Açılanlar da iyi servis iddiasından uzaklaşan, muhtemelen zamanla Çin mutfağına dönüşmekle yüzleşen markalar oluyor. Kalıcı bir restoran örnekleyemesekte geçen hafta Raffles Hint mutfağının hakkını verecek iki haftalık br menü çıkardı.

Mutfakta da işin uzmanlarını; Farimont Jaipur’un şefleri Sameer Haider ve Kumdan Negi’yi konuk etmeleri ayrı güzel bir detay. Otelin giriş katındaki Rocca Restoran’da özel Hint dekorasyonlarıyla başarılı bir iş çıkardılar. Neredeyse tüm günler rezervasyon erken kapandığından marka önümüzdeki aylarda da bu etkinliği tekrar etmeyi düşünüyor.