GELENEKSELİN YENİ YÜZÜ

O meşhur Conde Nast’ın ‘Türk Rivierası’ tanımlamasının ilham kaynağı Türkbükü popülerliğini birkaç yıldır Yalıkavak’a kaptırmış durumda. Rafine tatilcilerin sosyalleştiği Cafeinn, Fidele, Ship a Hoy gibi markalar maalesef ki tarih oldu. Peki yeni Türkbükü eski popülerliğine dönebilecek mi? Ya da kendini yenileyen klasik demek daha mı doğru olacak?

Köprünün köy tarafında yerel klasikler olsada ‘Riviera’ tanımlamasını köprünün diğer tarafı yaşatıyor. Klasiği yaşatma konusunda söze Divan Bodrum, gelenekçilere göre Divan Palmira’dan başlamak yanlış olmaz. Marka, pandemiyle birlikte değişen turizm gereksinimlerine sadece oda olarak değil deneyimsel olarak da ‘renöve’ şekilde girdi sezona. Önümüzdeki beş yılın kodlarında en üst sırada olan ‘Well-being’ ihtiyacına menülerindeki sağlıklı lezzetler ve deneyimsel aktivitelerle cevap vermeye hazırlanıyor.

GELENEKSELİN YENİ YÜZÜ

Bu yeni duruşta Divan Grubu Genel Müdürü Murat Tomruk’un yeme-içmeye olan tutkusu otel menülerine harika yansımış. Divan’ların
15 yıllık şefi Giancarlo Gottardo’nun taçlandırdığı menüde yaptığı kırmızı karidesli gazpacho başlangıcı çok konuşulur.

Mumcular’dan organik

Otelin yeme-içme operasyonların başına da sektörde birçok ülke ve zincir deneyimi bulunan Savaş İpekli güç katmış. Öğle ve akşam menülerinde meze ağırlıklı menü yerine daha sağlıklı, yerel ürünlerle hazırlanan tabaklar gelmiş. Mesela kinoa mangolu tabule! Kafanızda vegan yemeklerin lezzetiyle ilgili bir algı sorunu varsa bir de bu tabağı deneyin derim.

Mumcular’ın Dörttepe ve Kuyukışlacık köylerinden gelen organize tavuk çevirme ve geleneksel döner günleri devam ederken asma yaprağına sarılı somon gibi yenilikçi, ‘well-being’ konsepti besleyen lezzetler de mevcut.

100 yıllık yaşam olur mu?

Mindfulness başlığı altında da ‘Code Lotus’la bir iş birliğine gidilmiş. Dr. Elif Altuğ ve Prof. Dr. Murat Aksoy uzun yaşamanın sırlarını, kendi kendinizi tedavi etmenizi temel bilgilerle anlatıyorlar. Özellikle Aksoy’un 100 yıllık yaşam söylemi ilgi çekici. Söylediği birçok şey de yediklerimizle hatta az yememizle alakalı diyebilirim.

GELENEKSELİN YENİ YÜZÜ

Türkbükü’nde başka neler oluyor?

Eski Ship a Hoy’un yerine açılan Swim Club şimdiden köyün en ‘cool’ iskelesi. Ödüllü miksolojist Kevin Patnode’nin işlettiği mekana Z kuşağı ve lüks markaların yabancı ekspatları geliyor. Kevin’in ödüllü kokteyllerine verdiği Türkçe isimler size tebessüm garantili…

Ecevit-Yüksel Yılan ve Nedim Binler işletmesindeki Sesi Türkbükü artık Bodrum klasiği olmuş durumda. Can Parlak’ın müşterileri gözlemleyerek sıraladığı Türkçe şarkılara bir ağızdan eşlik ediliyor.

Köprünün köy tarafında Hocanın Yeri’nin mutfağındaki yerel kadın çalışanların ellerinden sebzeli sağlıklı lezzetler çıkmaya başlamış. Ben yine de dayanamayıp Hasan Hoca’nın çiğ böreğini yiyenlerdenim.

Tabii ki köy tarafının klasiği Garo’s. Garo Nişan’a uğramadan, dülger kavurmasını yemeden Türkbükü’nde olduğunuzu hissedemezsiniz.

Fazlasıyla konuşulan pahalılığının hakkını yemek ve servis olarak veriyor Maçakızı. Masa düzenindeki yemek müşterisi standartıyla happy hour’ın selfie sosyallerini ayırmak gerek. Yani konaklamak, Aret Sahakyan imzalı yemekler ‘in’ iskele üstü gündüz sosyalliği ‘out’!