IŞILDAYAN KARANTİNA MEYDANLARI

Dijitalleşen dünyada sanat ne kadar dijitalleşecek? Pandemiyle dijitaldeki hızlı dönüşüm etkisi sanata ne kadar yansıdı? Bu sürecin gözlemini tam da ilk karantinanın olduğu dönemde bu köşede, LED ekranlardaki sanat eğilimine yönelik yazmıştım. Karantinaların tüm dünyada tekrar başladığı şu günlerde şehrin boş sokakları Istanbul the Lights kapsamında aydınlanıyor. Taksim’de, Beşiktaş’ta Maçka’da, Bağdat Caddesi’nde yerli sanatçıların eserleri ilham veriyor.

IŞILDAYAN KARANTİNA MEYDANLARI

Belki de sanatın biz iyileştirmesine en ihtiyaç duyduğumuz dönemde o boş karantina meydanlarından tüm dünyaya pozitif mesajlar yayılıyor. Projenin direktörü Ayça Okay ve İstanbul Plugin’in küratörü Esra Özkan’ın seçkisinde ışık ve dijital heykel enstelasyonlarının yanı sıra platform, artırılmış gerçeklik tekniğiyle üretilmiş eserler de İstanbullular’a akıllı telefonlarında deneyimleme fırsatı sunuyor.

En dikkatimi çeken Hakan Yılmaz’ın ‘The Borders’ isimli eseriydi. Son dönemlerde rengi eksik olan meydanda, en görünür yerde enstale olması tüm meydanı duran halinden çıkarıyor. Sanatçının bir diğer büyük eseri ‘The One’, İstanbul Havalimanı’nda sergileniyor. Bu eser aynı zamanda geçtiğimiz yıl Contemporary’de çok konuşulan eserinin devamı niteliğinde... Yılmaz’ın medya sanatçılığını heykel sanatıyla birleştirme tekniği, kendisinin eserlerini dünyada eşsiz bir duruma sokuyor.

Bağdat Caddesi’ne karanlık düştüğü zaman Şaşkınbakkal’da Ouchhh’ın Ai Datamonolith dev ekranı gerçek anlamda sizi içerisine alıyor! Taksim Meydanı’nda bir diğer ışıltılı eser multidisipliner Emre Namyeter’in The Marmara girişinde konumlanan ‘Untitled’ı...

En son 2019’da; Amsterdam’daki Light Festival’de şehirde olma fırsatı bulmuştum. Kapsamı çok daha geniş olsa da bu pandemide sanat yorumu olarak çok iyi iş çıkardığımızı söyleyebilirim. Maalesef ki sanatın, medya ve koleksiyoner tarafındaki desteği, belli isimler arasına sıkışmış. Dönüşen dünyada dijital eserlerin dünyadaki yükselişi koleksiyoner seviyesinde ne durumda derseniz; biraz daha yolu var diyebilirim...

KİM HAKLI?

Ligin zirvesinde, son haftaların en flaş takımını yeniyorsun; hem de o takımın geçtiğimiz yıl yardımcı antrenörüyken! Finali şampiyonluk olsa, Amerika’da ESPN belgeselini çeker.

Nedense bizde bir soru dahi yöneltilmeden basın toplantısı bitiriliyor. Alanyaspor’un teknik direktörü Çağdaş Atan’ın Alanya yerel medyasına idmanları kapamasıyla başlayan gerginlik söz konusuymuş. Medyanın bazı durumlarda duruş sergilemesini önemli olsa da tüm spor gündeminde ‘soru sormamak’ haber almak isteyen sporsevere yapılmış saygısızlık.

Mesleğe ilk başladığım 2000 yılında buna benzer bir tepkiyi meslek büyüklerimiz Tarkan’a koymuştu. Her yaptığı manşet olan Tarkan’a gittiği her yerde onlarca medya mensubu kameralarını indirip, sırtını dönerek tepki veriyordu. Müziğin zirvesindeki ismin neredeyse haftalarca haberi bile yapılmadı. O dönem bu duruştan çok etkilenmiş, takdir etmiştim. Atan’ın medyayı hafta içi haber almasına mani olacak uygulamaları koruyacak müessese Türkiye Futbol Federasyonu veya Kulüpler Birliği olmalıdır.

Aklımda kalanlar

- Bristol’daki sıradan bir evin duvarında bir gece Bansky eserinin belirmesiyle, 20 evin emlak değerinin 10 kat artması...

- Bu yıl Google’a en fazla sorduklarımızda ‘Ekmek nasıl yapılır?’ olması,

- Ürettikleri içeriklerle kitleleri peşinden sürüklediği iddia edilen fenomenlerin, takipçi kazanmak için telefon çekilişi yapmaları,

- Nihayet güncel bir dizide (Law&Order)rollerin maskeli canlandırılması.