REZERVASYONLAR BİZE DÖNER Mİ?

Sadece bizde değil; dünyada kimse olayı doğrudan açıklamıyor. Aşı mı bulunacak, sürü bağışıklığı mı sağlanacak? 2020 için ümitliyseniz, fazla iyimsersiniz. Ülkeler birbirlerine ‘sözde’ güvenli sırasıyla açılıyor. Aslına bakarsanız bu açılma kararlarının tümü siyasi! Çin’den sonra salgını pandemiye dönüştüren, bir nevi süreci eline yüzüne bulaştıran İtalya ve İspanya’nın turizm yasağı apar topar kaldırıldı. Sürpriz değil bu ülkelerin süreci yönetemeyeceği... İngiltere, karardan dönüşü İspanya’yla başlattı. İtalya, Yunanistan hatta Fransa sırada! Peki bize uygulanan bu olumsuz uygulama tersine döner mi? Kuvvetle muhtemel!
Avrupa, hatta Batı ve Kuzey Avrupalıları kurallara riayet eden, disiplinli, düzen insanı olduklarına aldanmayın! Bizim eleştirdiğimiz sosyal mesafe santimlerinde onlar maskesiz ve duyarsız! Medeniyet okullarına sahip İsviçre’de dahi durum aynı. İspanya, İtalya, Yunanistan turistik konsept olarak zaten iç içe! Yahu şu dönemde sosyal mesafeyi en rahat uygulayacak binlerce ‘grand’ otelle sahip Türkiye, bunu neden hâlâ anlatmıyor. Kararların siyasi olduğunun sadece Türkiye değil, tatile çıkacak Avrupalı da farkında. Zaten gittiğimiz yerlerde tek tük de olsa turistler var. AB’nin İspanya, İtalya ve Yunanistan’a dair verdiği karar ilk açıklandığında yine yazmıştım. Rakamlar yüksek gibi gözükse de, turizmi ilgilendiren bölgelerde durum kontrol edilebilir seviyede. Sağlık imkanları olarak zaten Türkiye bu süreçte uluslararası medyaya konu olacak kadar başarılı. Peki biz neden hâlâ rakamları ülke genelinde açıklayıp, yuvarlak şekilde bazı illere uyarı, bazılarına da tebrik dağıtıyoruz!

Turizme özel detay gerek

Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca, Turizm Bakanımız Mehmet Ersoy Muğla ve Antalya’ya özel ilçe ilçe oranları keşke açıklasa! Avrupalı bizim gibi duruma göre tatil yapmaz. Ne olursa olsun o tatili yapacağı için iptal edilen bu rezervasyonların Türkiye’ye gelmemesi için hiçbir sebep yok. Bireysel turistler ki en yüksek harcama yapan bu kitle göz ucuyla Türkiye’ye bakıyor! Daha önceden gelenlerin güveni de var! THY gibi her noktaya uçuş koyan bir markamız var. İstediği kadar siyasi karar olsun; turist o güveni hissedince, en kötü Londra aktarmalı gelecektir bize... Dışarıdan turistin gelmesi salgını arttırma riski olduğundan bazı adımların korkak atıldığı da bir gerçek. Dünyada yedi, bizde beş ay bu virüsle yaşadık, yaşamayı öğrendik. Sağlıkçılar süreci çok iyi yönetti. Ama turizm için yapılacak duyuruları temkinli, evhamlı tıp insanları yapamaz. Bu riski yine onların tavsiyeleri doğrultusunda ‘güvenliyiz’ imajıyla yönetmeliyiz.

REZERVASYONLAR BİZE DÖNER Mİ

QR’dan kültür ihracı

Kültürü ihraç etmenin en güzel yoludur yeme-içme! Bu ihracın enteresan bir denemesini yapıyor Gamze Cizreli. Hem de kimsenin aklına gelmeyen cinsten. Cizreli’nin alametifarikalarındandır lezzetlerini görsellerle beslediği o menüleri. Şimdiyse Big Chefs’teki güzel yemek görsellerine Türk moda markalarıyla bir çekim entegre etmiş. Menüler QR’a dönmeden önce o menülerinin içerisinde bu moda çekimlerindeki ürünlere ulaşabilecek QR’ları koymuş sayfalarına. Sadece alışveriş değil, Türkçe şarkı önerilerinin Spotify yönlendirmelerinin de olduğu QR’lar var. Bu arada menüye yeni katılan sütlacın altı çeşidini yapmış şef Murat Aslan. Bardakta dondurmalı soğuk sunumla milkshake’i tahtında sallarsa şaşırmam.

Pandemi rahatlığı dekoru bozar!

Tamam anladık; hepiniz bir rahatladınız şu pandemi çıkışı. Hepimiz özledik dışarıdaki sosyal hayatı... Güzel mekanlar, iyi servis, düzgün yemeği. Ama en çok insan görmek iyi geliyor hepimize. Dolayısıyla her mekanın en iyi dekoru ağırladığı, müdavimi olan misafirleridir. Tamam anlıyorum; herkes pandemi döneminde rahatladı. Kendini bu dönem zihinsel nirvanaya ulaştırdığını sandın diye o dekor harikası Alaçatı mekanlarına, ya da İstanbul’daki lüks otel çatılarına terilikle gelme hakkın yok! Ya da krizi fırsata çevirip, hesabımı öder tesbihimle kabasakalımla kurulurum diyenler... Dolgu topuklarıyla herkese tepeden bakanlar! Sanırım pandemideki sosyal hayat kırılması yönünden mekanlar kendilerini ‘almadıkları’ müşterilerle yeniden konumlayacaklar!