1980’li yıllarda İstanbul’da beş yıldızlı otel sayısı bir elin parmakları kadardı maalesef. 80’lerin ortasında Turgut Özal Başbakan, Bedrettin Dalan ise İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olunca lüks otellerin yapımına yeşil ışık yakıldı ve Swiss İstanbul, The Ritz-Carlton, Istanbul, ilk adı Ramada İstanbul olup daha sonra Merit Antique’e dönüşen Tayyare Apartmanları restore edilerek son derece başarılı birer otel olarak Türk turizmine kazandırıldı.
Bugün sizlere The Ritz-Carlton, Istanbul’un yeni
açılan ve büyük ilgi gören Atölye adlı Anadolu lezzetleri lokantasından bahsedeceğim. Bünyesinde Vakko Bistro, Nobu ve The Roof restoranlarını barındıran otel, yeniden yiyecek-içecek tutkunlarına ev sahipliği yapmaya başladı. Aslında bu restoranın kuruluşunda mal sahibi şirketin Başkan Yardımcısı Baran Süzer ve Genel Müdür Ela Ergin’in büyük katkısı var. Uzun yıllardır The Ritz-Carlton, Istanbul’un Executive Şefliğini yapan ve Anadolu yemekleri konusunda derin incelemeleri olan Şef Selami Güleryüz, Anadolu’nun gastronomik bölgelerini gezerek menüyü oluşturdu. Bu arada her yemekte kullanılan ürün, meşhur olduğu yerden geliyor. Doğal ve organik gıdalar tercih ediliyor. Tedarikte problem olduğu zamanlarda ise servis görevlileri misafirlere bunu açıkça söylüyor.

Anadolu lezzetleri The Ritz-Carltonda

Menü yedi bölgeden

Çorbalarda ben Bolu’dan gelen mantar, sarımsak ve sirke ile yapılan mantar çorbasını denedim. Başlangıçlarda ise ıspanak kökü ve yoğurt toplarıyla çok başarılı bulduğum fırında yapılan kök sebze mücverinin tadı hâlâ damağımda. Yemeklere gelince Sinop mantıs ve sebzeli, arpa şehriyeli kaz tandır hakikaten denenmeli, ama bu lezzeti yemek için kış aylarını seçmek gerek. Taş fırından denediğim Trabzon pidesi ise gerçekten anavatanını aratmayacak kadar güzel. Balık severler için tavsiyem tavada pişirilmiş fener balığı; taze otlar, limon, patates püresi ve mevsiminde kerevizle pişiriliyor ve masaya özel tenceresiyle geliyor.
Et yemeklerinde tercihimi şefin çok iddialı bir şekilde lanse ettiği kuzu küşlemeden yana kullandım. Balıkesir’den gelen et nefisti, ama bana sorarsanız yanındaki keşkek, nohut, pastırma tozu, patlıcan cipsi ve acılı yağ cidden bu lezzeti tamamlamış.

Anadolu lezzetleri The Ritz-Carltonda

Tatlılara gelince

Menüde Türk lezzetlerinin yanında bir uluslararası ağız tatlandırıcı var ki Türk tatlılarıyla başa baş savaşıyor. O da The-Ritz Carlton kek. Portakal esansı, bitter çikolata ile yapılan ve dünyadaki tüm The Ritz-Carlton Otelleri’nde sunulan bu tatlının tadı damak çatlatan türden. Olmazsa olmazların arasında Şef Selami Güleryüz’ün özel üretimi Trabzon hurması sorbe ve kaymaklı şerbetsiz çıtır kadayıf’ı da yazmadan geçemeyeceğim.
The Ritz-Carlton, Istanbul’un başarılı yönetim ekibi bu muhteşem tadımda bana eşlik etti. Hepsi otelcilikteki özel mesleklerinin yanında birer yiyecek-içecek gurmesi olmuşlar. Hangi yemekle ilgili sohbete başlasam devamını getiriyorlar. Fakat bir kişi var ki, onu özellikle burada belirtmek istiyorum. O da Türkiye’de Marriott zincirinin lüks otel kategorisindeki ilk kadın genel müdürü olarak The Ritz-Carlton, Istanbul’u yöneten, deneyimli otelci Ela Ergin. Atölye’nin uzun ömürlü olacağına inanıyor ve hanımlardan kurulu bu orkestranın başarılarının daim olmasını diliyorum.