Mudanya seyahatimizin ikinci akşamında Beyaz Kayalar Balık Restoranı’na gittik ama BİR MUDANYA KLASİĞİönce içeri alınmadık. Beni resmen gazetem Milliyet kurtardı. Yanımdaki arkadaşımın Milliyet Cadde’de yazdığımı söylemesi üzerine, 30 yıldır bizim gazeteyi okuyan bir şef, hemen iyi bir masa ayarladı. Güzel bir karşılamayla muhteşem bir manzaranın karşısına yerleştik. Beyaz kayalar, deniz
ve ılık bir rüzgar...

Başlangıçlar son derece lezzetliydi. Ben mutfak şefi Bülent Ergül’den kayın
talaşında tütsülediği isli levreğin tarifini aldım. Gerçekten farklı bir lezzetti. Onun yanında iki ender tat daha deneyimledim. Birisi Girit Ezmesi, diğeri de yoğurtlu semizotu salatası.

Diğerleri közde patlıcan, deniz börülcesi, eftelya salatası, közde yağ biberi ve kekikBİR MUDANYA KLASİĞİ salatası... Taze kekikten yapılan bu meze, o kadar başarılıydı ki üç kere daha sipariş verdik.

Ara sıcaklar da sıra dışıydı. Karides mantı, bana annemin Tatar böreğini hatırlattı. Sıcak ot tabağı, levrek simit de denenmeli. Bunlar ciddi anlamda insanı mutlu eden tatlar. Arkasından gelen ahtapot kanat, keşke biraz daha yumuşak olup iyi pişseydi.

İşinde uzman şef ve garsonlar

Personel son derece sıcakkanlı. Müşterilerine adeta evindeki misafire hizmet eder gibi davranıyorlar. Tahmin ediyorum ki bunda şef Bülent Ergül ve işletmeci ikiz kardeşler Mert - Emre Temizaltın’ın rolü büyük. Garsonumuz Emrah Adıyaman, her tabağı getirdiğinde ‘Chaine Des Rotisseurs’ servisindeki bir uzman edasıyla davranıyordu. O kadar güzel tarif yapıyordu ki, hepimiz bir tabak daha getirsin de yine dinleyelim diye bekledik. Ana yemek olarak bölgenin balıklarını tercih ettik. Mevsimi olduğu için ızgara sardalya ve tekir tavayı seçtik. Izgaramız muhteşemdi. Tekir tavamız ise yağının renginden dolayı altından bakıra dönmüştü.

Tatlılarda ilginç bir sunum yapıldı. Yaz aylarının en çok tercih edilen tatlılarından kızarmış dondurma, mısır gevreğiyle kaplanarak iki gün boyunca derin dondurucuda bekletiliyor. Daha sonra o şekilde kızgın yağa atılıyor ve son olarak çikolatayla servis ediliyor. Oldukça tutulan bu dondurmanın yanı sıra portakallı parfe, çikolatalı sufle
ve tabii ki fırında helva da büyük talep
görüyor.

Aslında Mudanya Güzelyalı’da orta boy bir balık lokantası olan Beyaz Kayalar’da, bu kadar başarılı ve taze mezelerle balıklar bulabileceğime inanmamıştım. Aynı tatları Boğaz’ın ünlü mekanlarında yiyemediğimi de biliyorum, özellikle Mudanya fiyatlarına. Burada gördüğüm en önemli şey; mezelerin az az yapılmış olması, balıkların günlük alınması ve restoranın bir fabrikasyon
yemeği gibi değil, o günkü misafire
özel yemek vermesiydi.