Koronavirüs salgını dolayısıyla uzun bir aradan sonra yeni açılan otoyolu kullanarak, Bodrum’a ulaştım. Yol boyunca mola verdiğimiz tesislerin hepsi birbirinden temiz ve hijyenikti. Bodrum’un merkezine varır varmaz doğruca en çok özlediğim rota olan Belediye ile marina arasında bir yürüyüş yaptım. Ancak yollardaki inşaat malzemeleri nedeniyle zevkle yürümek mümkün olmadı. İstikametimi değiştirdim ve müdavimi olduğum arkadaşım Adnan Şen’in kafesinin önünden geçip, Bodrum Kalesi’ndeki restorasyona bakıp, mendireğe doğru yol almaya başladım. Tabii maalesef ortalık toz duman vaziyetteydi. Merak ettim bütün kış Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Bodrum Belediyesi’nin bu inşaatı neden bitiremediğini... Bu arada inşaat sonucu konulan elektrik direklerini de estetik olarak beğenmedim. İnşallah bunlar bir mimari proje çerçevesinde seçilmemişlerdir. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin en önemli gelir kaynaklarından birinin Bodrum ilçesi olduğunu tahmin ediyorum ve gayriihtiyari soruyorum, 2019 Kasım’ında başlayan bir proje, 2020 Temmuz’unda neden bitmez acaba?Şimdi gelelim bu seyahat esnasında oltama takılanlara...

Pandemi Restoran

Yalıkavak Marina’nın komşusu olan bu müzikli restoranın herkes gibi bana da en enteresan gelen yanı, ismi oldu. Sonuçta mekanın işletme sahibi deneyimli turizmci Kemal Üşenmez, sohbetimizin başında nedenini açıkladı. Sektörün müdavimleri uzun zamandır gezmeyi, eğlenmeyi, müzik dinlemeyi ve de güzel yemek yeme alışkanlıklarını kaybettiler, pandemi yüzünden kaybolan bu alışkanlıkların pandemi sayesinde geri geleceğine inançları tam. Bu arada alınan tedbirlerle mekanın ismi de uyumlu hale gelmiş. Daha kapıda profesyonel bir hemşire tarafından karşılandık ve ateşimiz ölçüldü. Cep telefonu numaralarımız alınıp, masa numaralarının yanına not edildi. Bunu filyasyon amaçlı yapıyorlarmış. Oturduğumuz masayla en yakın komşu masa arası mesafe resmi rakamlarla uyumlu idi. Biz tam bunlardan bahsederken, cici bir genç hanım elinde kolonya şişesiyle belirdi ve bizlere ikram etti. Daha sonra gelen servis elemanları maskeleri olmasına rağmen, masaya mesafeli durdular hep. Şef Volkan Çengel hakikaten çok enteresan bir hazırlık yapmıştı. Moleküler gastronomi konusunda uzman olmasına rağmen, Pandemi için özel hazırlanmış bir menü bizi bekliyordu. Sizler için menüden deniz börülcesi yatağında burrata peyniri, topik, siyah havuçlu pancar yoğurtlamayı seçtim. Ara sıcaklardaki pastırmalı ve patlıcanlı börek hem değişik hem de çok lezzetliydi. Ana yemek olarak pazıya sarılı limon soslu somon, poşe levrek ve karides tempura hem hafif hem de başarılıydı. Volkan şefin zaman zaman değişik ve yeni tatlarla karşımıza çıkacağını umuyorum. Ayrıca gerek müzikli gerek de program olmayan diğer akşamlar için zengin bir a la carte menü de mevcut.

Zai’de yenilik…

Bodrum’da sakinliği, asırlık zeytin ağaçları, dingin atmosferi, sanatsal dekorasyonu ve en önemlisi de aktüel kütüphanesiyle cazibe merkezi haline gelen Zai, bu yıl yeni bir bölümünü daha hizmete soktu. Zai Gastro modern, sağlıklı, ölçülü bir menüyle kapılarını açtı. Böylece misafirler günün uzun saatleri bu atmosferden istifade edebilecekler.