Çocukluğumun, gençliğimin Caddebostan’ı, annemin sık sık gittiği, Safiya Ayla’ların Müzeyyen Senar’ların sahne aldığı Caddebostan gazinosu, çok sevdiğim o yıllarda Süreyya Paşa Plajı’ndan sonra Anadolu Yakası’nın en iyilerinden Raşit’in plajı, hep kimin sahip olduğunu merak ettiğim Perili Köşk, Anadolu Yakası’nın Suadiye’de açılan Muzaffer’in Dağ adlı diskosu ve ikinci açık diskosu, önünde dikilip piyasa yaptığımız dondurmacı... Hey gidi günler! Bunların hiçbiri artık yok veya evrim geçirdi...
Bir dönemi sakin tamamlayan semt, son 15-20 senede değişerek biraz daha eski havasını yakaladı. Gerçi sakinleri ve misafirleri gençleşse de bazı şeyler hâlâ güzel geliyor gözüme bu eski semtte...

Ortaklar iş başında

Bu bölgede yıllardır hizmet veren ve kalitesini hiç düşürmeyen mekanlardan olan Havelka’dan bahsedeceğim. 2002 yılında açılan bu mekan, 2019’da ciddi bir değişimden geçmiş. Her biri mesleğinde uzman bir ekip tarafından yönetiliyor. Salon ve genel koordinasyondan sorumlu işletme eğitimli Ali Ülkü, mutfakta Boston’da aldığı eğitim sırasında komilikten garsonluğa, oradan da şefliğe yükselen ve şu anda da bu mesleğe devam eden Berk Pulak ve idari işlerde Emre Güven var. Bu üç ortak, her daim işlerinin başındalar.
Havelka, birçok maksada cevap veren bir karaktere sahip, kitap okuyacaklar için sessiz kütüphane bile düşünülmüş. Bazı salon ve bilgisayar oyunları da gençler için mevcut.

Plastikten moderne...

Menü için Meksika ağırlıklı diyebilirim. Mutfak sanatları
akademisi mezunu, uzun yıllar Meksika lokantalarında ve Mexico City’de çalışmış şef Alpin Köprü’nün etkisi hakim görünüyor. Bunun yanında bazı sokak yemeklerini de modernize etme yolunda attıkları adımlar da başarılı olmuş. “Burasını nasıl adlandırırsınız?” diye sorduğumda, aldığım cevap “Gastro pub” oldu. Bu tabir bana çok anlamlı ve bir restorana yakın geliyor geliyor.

Başarılı lezzetler

Güne kahvaltıyla başlanan bir mekan olduğundan, menünün renkli tatları arasında avokadolu poşe yumurta ve orman meyveli smoothie bowl, zamanın modasına son derece uygun tatlar...
Atıştırmalıklarda parmak tavuk, soğan halkası pekmezli çıtır patlıcan ve popcorn karidesi sayabilirim. Spesiyal olarak bun ekmeği içinde bonfile veya çıtır tavuk parçaları da denenmeli. Her ikisi de lezzetli kibrit patateslerle sunuluyor. Bu arada Havelka’nın patates kızartmaları da çok revaçta, özellikle trüflü parmesanlı ve kaburgalı jalapenolu olanlar, salatalardan ise humuslu kinoalı ve pancarlı olan başarılıydı.
Şef, pizza konusunda özel bir eğitim almış ve deneyim kazanmış. Ben kaburgalı ve dört peynirli olanı tattım, başarılı buldum.

Dünya tatları...

Gelelim ana yemeklere, burada özellikle bir dünya mutfağı menüsü göze çarpıyor, zira cafe de Paris soslu bonfileden İnegöl köfteye, spaghetti boloneze kadar geniş bir yelpaze sizi bekliyor. Bu denli kapsamlı menülere karşı olmama rağmen, buradaki atmosfer ve dekor, bu başarıyı hak ediyor.
Tatlılardan çikolatalı sufle, günün modası San Sebastian cheesecake ve kızarmış kadayıflı muhallebi her daim mevcut. Bu üç genci, başarılı, azimli faaliyetleri, profesyonel ekipleri ve de işini bilen bir mutfak şefi bulmuş olmalarından dolayı kutluyorum.