Diyarbakır lezzetlerinin İstanbul durağı: Fırın-ci

Fişekhane, her mutfağa hitap eden restoranların tek örneklerinin sergilendiği mekanlarıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Bu hafta haziran ayında Fişekhane’nin tarihi büyüsü ve atmosferine kapılarak kapılarını açan ve İstanbul’daki diğer restoranlardan farklı olarak, Diyarbakır lezzetlerini gerçek bir şekilde sunan, Fırın-ci’yi ziyaret ettim. Bir aile işletmesi olan mekanın diğer iki şubesi Diyarbakır’da bulunuyor. Burada çalışanlarsa, yöresel konuşmalarıyla misafirlerine birer gurme gibi davranarak yemekleri ve hikayelerini anlatıyor.

Diyarbakır lezzetlerinin İstanbul durağı: Fırın-ci

Türkiye’deki Fırın-ci’lerin kurucusu aslında Resul Fidan. Murat Fidan da onun abisi. Resul Bey genellikle Diyarbakır’daki iki şubeye bakıyor, arada İstanbul şubeye uğrayabiliyor. Tadım boyunca bizimle Murat Bey ve bize servisi yapan ve 20 yıllık bir garsonluk geçmişi olan Tolgahan Özden eşlik etti.

Sağlıklı ve leziz

Fırın-ci’de her şey, özellikle etler ve baharatlar Diyarbakır’dan geliyor, mekanın isminin hikayesi ise şehrin şivesinden kaynaklanıyor.
Masaya geçtiğimizde Resul Bey’in pide-lahmacun ustası olduğunu öğreniyorum. Burası alkolsüz bir mekan, et ağırlıklı, taş fırında pişen lahmacun ve pideler var. Kahvaltı mevcut. Etlerde kuzu ağırlıklı, porsiyonları büyük. Gelelim yemeklere…

Diyarbakır lezzetlerinin İstanbul durağı: Fırın-ci

Masaya ilk olarak beyran çorbası ve içli köfte geliyor. İkisi de leziz ve sağlık saçıyor diyelim. Daha sonra pilav üstü kuzu tandır tabaklarımızdaki yerini alıyor. Mekanın imza lezzetlerinden olan bu yemek, Diyarbakır’dan gelen etin fırında altı saat boyunca buharla pişirilmesiyle tam kıvamına erişiyor.
Dikkatimi çeken bir diğer yemek ayvalı kavurma, Diyarbakır’ın tarihi yemeklerinden, dana ve kuzu etli seçenekler mevcut. Biz dana etini denedik. Farklı tatların harmonisi damaklarda muhteşem bir tat bırakıyor.

Diyarbakır lezzetlerinin İstanbul durağı: Fırın-ci

Tarihi yemekler

Babagannuş patlıcan ezmesi ve közlenmiş biber yatağında soslu kuşbaşı etiyle servis ediliyor. Menüdeki diğer lezzetlerden alinazik, çedarlı kebap ve közleme kebabı da deneme imkanımız oldu.
Son olarak tatlılarda dondurma ve katmer lezizdi. Asla rahatsız etmiyor ve neşeli bir son olarak hafızalara kazınıyor.
Mekanın açık ve kapalı alanları mevcut. Ana yemekler ve et kültürünün dışında burada kahvaltı da bulunuyor. Avrupa Yakası’nda yenilik arayanlar için özgün bir alternatif olarak hizmet veren Fırın-Ci, zengin menüsüyle ve samimi hizmetiyle İstanbul’da lezzet sınırlarını aşıyor.

Geçen her yıl sevdiklerinizle ne kadar ilgilendiğinizi sorgulamanız için harika bir fırsat yaratır. Pandemi bu durumu zorlaştırdı. Temennim odur ki yeni yılınızı aşı dozlarınızı tamamlayıp, sağlığınıza dikkat ederek çok daha fazla sevdiklerinizle geçirmeniz dileklerimle...
Mutlu yıllar!