İstanbul’un simgelerinden biri hiç şüphesiz T1 tramvay hattı... Kabataş’tan kalkıp, Galata Köprüsü’nden salınarak geçen, Gülhane’de kıvrılan ve Aksaray’da dolup taşan tramvayın ulaşamadığı yerlerdeyse karşımıza merdivenler çıkıyor. Bugünkü yazımda sizlere tramvay ile merdivenlerin kesiştiği bir noktada yer alan Kitten Delicatessen&Bistro’dan bahsedeceğim. Bu mekan Galataport’un cadde tarafında Fındıklı-Tophane istasyonları arasında, Osman Hamdi Bey’in eseri ‘Mimozalı Kadın’ın resmedildiği merdivenleriyle ünlü Enli Yokuşu’na bakıyor. 

Şık ve dinlendirici dekorasyonuyla dikkat çeken Kitten, iki başarılı girişimci Damla Güreralp ve Burak Bağtaş’ın imzasını taşıyor. İç mimarisi ise Damla Hanım’a ait... 

Leziz ve hafif 

Şef Bülent Tufan ve ekibi, modern dünya reçetelerini, geleneksel Türk mutfağıyla harmanlıyor. Menüde kızgın ve derin yağda kızartılan sağlıksız yiyecekler yerine, taze şarküteri ürünleri, salatalar, ekşi mayalı lezzetler ve pizzalar yer alıyor. 

Kahvaltılar serpme yerine konsept hazırlanmış ve kruvasanlar da mevcut. Biz ekşi mayalı lezzetlerle başladık. Sıcaklardan üç mantarlı (kestane, istiridye ve porçini) olan hafif acı aroması ve leziz mantar tadıyla, soğuklardan mozzarellalı olansa yoğun gelen peynir ve domates tadıyla mest etti. Labne, keçi peyniri, pancar, semizotu, ay ve kabak çekirdeklerinin buluştuğu semizotu salatası, görünümü ve tadı itibarıyla tam not aldı. Pizzalara geçmeden önce açık mutfakta gözümün takıldığı Şef Tufan’ın pizza hamuruyla dansı yüzümde bir tebessüm bıraktı. Füme baccon pizzanın tadında da o tebessümün yerini büyük bir memnuniyet aldı. Tatlılardansa dondurmalı brownie ve New York Lotus Cheesecake’i denedik. Cheesecake son derece başarılı olmakla birlikte, hem şefin imza lezzeti hem de masanın yıldızıydı. 

Eylül ayıyla menüye makarnalar ve tiftik etten hazırlanacak hamburgerlerin ekleneceğini ve canlı DJ performansının başlayacağını öğrendim. 

GALATAPORT’UN YENİSİ

Başarılı ve keyifli 

Burak Bey, tüm ürünlerin yerinden getirtildiğini, aslında bunun her mekanda yapılması gerektiğini ve bir marifetmiş gibi anlatılmasından hicap duyduğunu samimi bir dille anlattı. 

Sunum boyunca renkli içeceklerin eksik olmadığı masamızda miksolojist Ali Can Sargın ile de sohbet ettim. 2008’de barista olarak mesleğe başlayan Sargın’ın, bardaklara tramvaydan ilhamla ‘Çuf Çuf’ ve Enli Yokuşu’ndaki basamak sayısı olan 161’i vermesi ilgimi çekti. İmza lezzetlerinin daha önce çalıştığı yerlerde hâlâ sunuluyor olması ise başarısının en büyük ispatı... 

Son olarak enteresan bir nokta da İngilizce’de kedi yavrusu anlamına gelen Kitten isminin hikayesi... Mekanın temellerinin attığı dönemde bu işin bir yanında sosyal sorumluluk olması için gösterilen çaba, Galataport’taki alanlara kedi evleri ve mamalar yerleştirme hedefi ve yönetime iletilen bir teklif... Ne hoş! 

Eminim ki bu keyifli mekan kısa bir süre içinde, renkli içecekleri, iyi müziği ve içinize işleyen İstanbul sesleriyle uğrak bir nokta haline gelecektir. 

BÜYÜK EFES FARKI

Swissotel Büyük Efes İzmir’in Aquarium Mezzes&Grill restoranı hep tercihlerim arasındadır. Ege’nin başkentindeki bu müzikli geceleri, gençliğimin akşamlarına benzetirim. Orkestrası ve leziz mezeleri, hele yazları muhteşem sanat eserleri ile dolu bahçenin ortasındaki masalar ve mumlar altında meltemi hissetmek bir başkadır... 

GALATAPORT’UN YENİSİ

Geçtiğimiz günlerde akşam yemeğinde ziyaret ettiğim mekanda başlangıçlarda gelen Girit kabağı, süzme yoğurt, ceviz ve taze baharatlarla yapılan nuraniye nefisti. Aynı gruptan Ege yoğurtlamasını da tattık. Zeytinyağlı patlıcan çığırtma, Bergama tulumu ile sunuldu. Özel mezelerden köz patlıcan, kavrulmuş badem ağırlıklı yapılan nazuktan benim için yeni bir tat oldu. Son olarak soğan reçeli, ızgara limon ile sunulan ızgara ahtapot da ana yemek yerine geçti. Gece vanilya dondurması eşliğinde gelen tahinli sufle ile bitti. 

Şef Erhan Tosun, uzun yıllar çalıştığı yurt dışından döndü ve mesleğini kendini geliştirerek devam ettiriyor. Swissotel Büyük Efes gemisinin uzun yııardır kaptanı olan genel müdür Rıza Elibol’un, yemeğe verdiği önem tüm misafirlerce bilinir. Kendisi hem yönetici hem de gerçek bir gurmedir.