“Hıdırellez, ilk çağlardan itibaren kadim Anadolu ve Orta Asya kültüründe bahar aylarının müjdeleyicisi, bolluk ve bereketin nişanesidir. Eski inanışlarda Hz. Hızır’ın, yaşam suyunu içerek ölümsüzlüğe ulaşmış, özellikle de baharda insanlar arasında dolanarak, bolluk ve sağlık dağıtan, darda kalanlara yardım eden bir veli veya nebi olduğuna inanılır.”
Bu satırlar, Dedeman İstanbul’da Hıdırellez’e özel olarak hazırlanan 5-6 Mayıs tarihli menüde yer alıyordu. Yaşadığımız toprakların en renkli geleneklerinden biri olan Hıdırellez için Bolu Mengenli olduğunu öğrendiğim Executive Chef Ali Kaplan ve Yiyecek İçecek Bölüm Müdürü Yunus Törün, üç haftalık hummalı bir araştırma yapmış ve akademik destek alınarak Hıdırellez gastronomisi üzerine bir menü oluşturulmuş.

Hıdırelleze özel menü

Lezzet verici

Geniş ve yüksek tavanlı, duvarları İstanbul manzaralarıyla süslü yemek salonuna girdiğinizde, sizi yeşilliklerin bol olduğu bir masa karşılıyor. Başlangıçlarda ayran aşı ve dereotlu kremalı mantar çorbası sunuluyor. Mantarlar taze ve her iki çorba da kıvamıyla iştah açıcı bir yemeğin işareti...
Zeytinyağlılarda kabak çiçeği dolması ve yaprak sarmanın yer aldığı menüde ana yemek oğlak tandır, Firik pilavıyla masadaki yerini alıyor. İkisi, muhteşem bir ikili oluşturmuş. Etlerin Balıkesir yaylalarında otlayan keçilerden temin edildiğini öğreniyorum. Tandırda kısık ateşte 4.5 saat pişen oğlak eti, damakları şenlendiriyor.
Tatlılardaysa höşmerim ve lokma servis ediliyor. Lokmalar taze, höşmerim ise Balıkesir’deki orijinal lezzetinde... Pasta Şefi Hüseyin Kahraman’ı tebrik etmemek elde değil.

Hikayeler farklı

Burada diğer iki Hıdırellez lezzetinden de bahsedeceğim: Tuzlu çörek ve manda yoğurdu. İnanışa göre genç hanımlar çöreklerin yarısını yedikten sonra kapı eşiklerinin üzerine kalanı koyarmış. Eğer bir kuş gelip onu yakın bir yere bırakırsa yakın yere, uzak bir yere bırakırsa da o hanım kızımızın uzak yere evleneceğine inanılırmış.
Silivri’den getirtilen manda yoğurdu ise bir başka inanışı temsil ediyor:
Hıdırellez akşamı bir bakraca süt mayalandamadan bırakılırmış. Gece, Hz. Hızır’ın mayaladığına inanılan yoğurt yıl boyunca yeni yapımlar için kullanılırmış.

Hıdırelleze özel menü

Eğlenceli ritüeller

Keyifli bir sohbetin eşlik ettiği tadımın ardından sıra Hıdırellez ritüellerine geliyor. Öncelikle kura şeklinde
çektiğimiz manileri okuyoruz, okudukça da şenleniyoruz.
Ardından masalarda bulunan minik gül ağaçlarının dibine kağıtlara resmettiğimiz dileklerimizi bırakıyoruz ve son olarak bereket getireceğine inanılan karınca kumu cüzdanlarımızdaki yerini almak üzere küçük keselerde bizlere takdim ediliyor.
Executive Chef Ali Kaplan ve Yiyecek İçecek Bölüm Müdürü Yunus Törün, derslerine gerçekten çok iyi çalışmış. Bu menü ve ritüellerle hem bir geleneği hem de yemek kültürünü yaşatmayı ve turizm değeri olarak tanıtmayı başarmışlar. Bu vizyonlarını takdir ediyor, ve hepimize bereketli günler diliyorum.