Değerli okuyucularım, ülke olarak içinde bulunduğumuz durum, özellikle önce Karadeniz’deki iller sonra büyükşehirlerde her gün artan vaka sayısı gayriihtiyari benim gibi sizleri de düşündürüyordur. Genellikle yazılarımın giriş bölümlerini modumun en yüksek olduğu günlerden biri olan pazar günleri yazarım ama bu sabah kötü bir haberle uyandım.

Bodrum’da denizlerde kanunsuzluk yapanların, uzun bir süre korkulu rüyası olan sahil güvenlik bot komutanı Melih Geçgil, çok genç yaşta koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti. Son haftalarda her gün çok sayıda hasta olan dostlarımın, bunların içerisinden maalesef zaman zaman da gelen vefat haberleri beni çok üzüyor. En son Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Fahrettin Koca’nın yaptığı, “Türkiye’deki Kovid-19 vakalarının yarısı İstanbul’da” açıklaması, inşallah insanları, yüzlerine aniden vuran soğuk bir rüzgar gibi uyandırır, MASKE, MESAFE ve HİJYEN kurallarının dikkatine döndürür, evlerine yurtlarına kapatır. Devletimizin almış olduğu kısmi kapanma kararı ve aşılama sürecinin de bu noktada etkili olacağına inancım tam.

Evlerde ibadet

Ramazan, Müslüman alemimiz için en saygın aydır. Hem bize gün boyu aç kalmayı hatırlatır hem de iftar ve sahur sofralarının önemini... Eski yıllarda bütün şehirlerimizde kuruluşların iftar davetleri unutulmazdı. İmkanı olan aileler ise bunları evlerinde veya otel salonlarında yaparlardı. Son dönemlerde belediyeler de bu kervana katıldı ve dar gelirli vatandaşlarımız, onlar sayesinde iftar çadırlarında oruçlarını açtılar. Böylece sağlıklı ve evlerinde bulamadıkları gıdaya kavuştular.
Genellikle her Ramazan Bayramı sonrasında insanlar kilo almaktan şikayet ederler. Pideler, börekler, çörekler ve tatlılar bir ay boyunca yenince, tabii ki sonuç budur. Bu yıl koronavirüs sebebiyle bu etkinlikler yapılamayacağı için içe döneceğiz ve iftarımızı evlerimizde yapacağız. Tabii ki teravih namazları da evlerde olacak. Benim naçizane tavsiyem; karbonhidrattan mümkün mertebe uzak durmanız ve her imkanda hareket etmeniz.

10 altın kural

Elbette her konuda olduğu gibi virüsün kapımızda beklediği bu mühim günlerde de işin uzmanına danıştım. Ramazan ayı, genellikle sindirim ve kilo problemlerini beraberinde getiriyor. Bayramda da daha fazla yeme eğilimine giriyoruz. Yavaşlayan metabolizmamız hem bizleri şişmanlatıyor hem de bağışıklık sistemimizi düşürüyor. Tüm bu düşüncelerle Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen Refik Sezgin’e, Ramazan ayında dikkat edilmesi gerekenler hakkında sordum. “Metabolizma hızı Ramazan ayı boyunca yavaşlasa bile oruç tutarken dengeli beslenmek ve kilo alımını engellemek mümkündür” cevabını aldım.

Sayın Sezgin, Ramazan beslenmesiyle ilgili 10 altın kuralı paylaştı, ben de çok değerli okuyucularıma aktarmak isterim:

1 Uzun süreli açlık sonrasında yemekleri yavaş ve çiğneyerek tüketmek çok önemlidir.
2 İftarda ilk gıda alımlarının çok sıcak veya soğuk olmamasına dikkat edilmelidir.
3 Oruç, sıvı-yumuşak yemeklerle açılmalıdır. Oda ısısında bir iki bardak su, çorba ve şekersiz komposto ile iftara başlanabilir.
4 İlk yudumların ardından 5-10 dakika arası küçük bir mola verilmelidir.
5 Ana yemeklerde sağlıklı bir menü planlanmalıdır.
6 Yemekten sonra yoğun egzersiz tercih edilmemeli; 1-1.5 saat sonra hafif bir yürüyüş yapılmalıdır.
7 Yürüyüş sonrasında meyve yoğunluklu bir öğün alınabilir.
8 Sahurda olabildiğince imsak vaktine yakın uyanmalı, bu öğün çok erken bir kahvaltı gibi düşünülmelidir. Gün boyunca çok aç kalınacağı düşünülerek aşırı gıda alımının hiçbir faydası olmamaktadır. Çünkü ne yenirse yensin belirli bir saat sonra mide boşalacaktır.
9 Sahur sonrasında kefir veya yoğurt tüketimi bağırsak sorunlarını engeller.
10 İftar ve imsak arasında, sıvı tüketimi ihmal edilmemelidir.

Tüm İslam alemine hayırlı bir Ramazan diliyor ve bir an evvel bu hastalıktan kurtulmamızı temenni ediyorum.