Koronavirüs salgını nedeniyle içinde bulunduğumuz şartlar, restoran müdavimlerini evde sosyalleşmeye zorladı. İyi bir televizyon izleyicisi değilim. Fakat bu dönemde hem evdeki uzun kalışlarım hem mesleğim hem de merakım dolayısı ile çok başarılı bulduğum Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Fahrettin Koca’nın haberlerini can kulağıyla dinliyorum. Aslında zarif bir uslüpla bizlere ders veriyor, dikte ediyor, zaman zaman da sayılar düşünce bizi ödüllendiriyor. Tabii bunun yanında ikinci bir konu da Bakanlar Kurulu’nun aldığı kararlar. Bu önlemlerin arttırılması veya azaltılması, unutmayalım bizim elimizde.
Geçtiğimiz hafta Sunset’ten son gelişmeleri aktardığım bu köşemde, bu hafta başarılı örnekleri vermeye devam ediyorum.

RESTORANLARIN PANDEMİ METODUBeeves ve Etin En İyisi

Restorancılık ve e-kasap olarak isminden söz ettiren iki ayrı marka olmayı başardı Beeves Grill&Brasserie ve Etin En İyisi... Şef Sidar Budak, restoran tarafındayken; eşi Derya Budak da e-ticaret kısmının operasyonel sürecini yönetiyor. Beeves Kasap olarak öne çıkan Etin En İyisi, kendi besi yöntemleriyle yetiştirdiği hayvanlarından elde ettiği etleri tüketiciye ulaştırıyor. Öncesinde ürünler, Ataşehir’de bulunan merkez üretim hanede 28 gün boyunca dinlendirilip, dry-aged kıvamına geliyor. “Sağlıklı et ancak sağlıklı beslenen hayvanlardan elde edilir” mottosuyla yola çıkan Budaklar, etlerin yanı sıra ekmek, köfte, kemik suyu, soslar ve tatlılara gibi tüm ürünlerini kendi özel tarifleriyle evlere ulaştırıyor. Ayrıca, etin yanında gidebilecek ana ihtiyaç malzemelerini de bizzat üreticilerden alarak, tüketiciye makul fiyatlarda sunuyor. Yakın zamanda da kendi çiftliklerinden probiyotik süt ürünlerini de bizlerle buluşturacaklar.Şef Sidar, “Doğallık, tazelik, sağlık ve lezzet bizim umrumuzda. İşimizi özenle ve sevgiyle yaparak, küçükten büyüğe her yaş için güvenle ve keyifle yenebilecek ürünler üretiyoruz. Pandemi döneminde internet üzerinden sadece iyi ürün göndermekle kalmıyor; insanların mutfaklarında da en iyi lezzete ulaşabilmeleri için ideal pişirme önerilerini ve püf noktalarını da paylaşıyoruz. Etle ilgili uzmanlığımızı, bilgi birikimimizi aktarıyoruz” diyor. Etin her aşamasını bu kadar iyi bilen iki markanın bunu insanlarla paylaşmayı da bir misyon olarak görmesi ne güzel! Çünkü Türkiye’de insanlar eti çok iyi tanımıyor, doğru bilinen yanlışlar var. 

RESTORANLARIN PANDEMİ METODU

Hamdi Restaurant Şişli

45 yıl önce Eminönü’nde bir kaldırım üzerinde et pişirmeyle başlayan serüven, bugün hâlâ Eminönü merkez olmak üzere İstanbul’da devam ediyor. Hamdi’nin Şişli şubesinin yöneticisi Kerim Özevin, Hamdi tarihinde bir devrim yaparak, müdavimlerin evlerine isteklerini göndermeye başladı. Olay bir anda gelişti ve ‘Hamdiseverler’ evlerindeki birçok porselen tabağı kendileri veya yardımcıları vasıtasıyla getirmeye, Hamdi spesiyallerini aile fertlerine, eve gelen yakın akrabalarına yedirmeye başladılar. Olay o kadar gelişti ki, Kerim her yemeğin özelliğine göre onu sıcak tutan özel ambalajlar yaptırdı. Hamdi’nin spesiyallerinden olan soğan kebabı, artık evde de yemek masalarındaki yerlerini aldı. Zaten enteresan bir olgu var Kerim, ekip ve misafirler arasına: “Biz geldik her zamanki olsun”. Müdavimler normal zamanlarda restoranın yüzde 70’ini dolduruyor. Geleneksel mevsimlik kebap olan kış lahmacunu, özel tepsilerde yapılan kebaplar, Antep turşusu ile değişik bir damak zevkini artık her yerde yaşatabiliyor. Mekanların açılması konusu gündemdeki yerini alırken, paket ve gel-al servisler yoğunluğunu koruyacak gibi görünüyor. Umarım bu günler kısa zamanda geçer. Temennim odur ki; haftaya bu köşede yine eskisi gibi çeşitli restoranları ziyaret edip, yazma imkanı bulurum.