Siz saygıdeğer okuyucularımla yıllardır her hafta lezzet mekanlarını, tarihi turistik bölgeleri ve hayatın renklerini paylaşıyorum.
Takdir edersiniz ki bu tip yazılarda yazarlar, okuyucunun ilgisini çekecek, ağız tadına hoş gelecek, cezbedici ve etkileyici resimleri veren yiyecek ve tabaklar seçerler.
Uzman Diyetisyen Banu Kazanç ile geçtiğimiz hafta yeni kliniğinde sohbet etme fırsatı yakaladım. Benim gibi Hacettepe mezunu olan Banu Hanım, 25 yıla yakın mesleki kariyeri sonucunda yazdığı üç kitabın özetini uzun ve anlamlı bir özetle noktaladı:
“Dışarıda yemeğe çıktığınızda, bir davete gittiğinizde başlangıçlarla alacağınız salata ve mezelerinizde hindi eti, ton balığı ve ızgara tavuk gibi proteinleri tercih edin. Bunlarda ağır soslar yerine limon ve baharat kullanın.
Ana yemeklerinizde ızgara veya haşlanmış tavuk garnitür olarak da buharda ya da fırında pişmiş çeşitli sebzeler seçin. Izgara etlerle servis edilen beşamel soslu garnitürlerden kaçının.
İçkiyi mümkünse ağzı dar ve uzun bardaklarla için. Yemekten önce yudum yudum bir bardak su içmeye özen gösterin. Böylece fazla kalori
almamış olursunuz.”
Tam yılbaşı sırasında böyle bir yazı yazmanın faydalı olacağını ve uygulayanların bu bilgilerden istifade edeceğini düşündüm.

Sağlık, neşe, huzur ve mutluluk dolu bir yeni yıl geçirmeniz dileğiyle...