Değerli okuyucularım,  bir süredir İstanbul’un eski göz bebeği, kültür, sanat, sosyalleşme, yemek yeme ve eğlence merkezi Beyoğlu’nu konuştuk. Sizlerden gelen yeni bilgiler ve ilavelerle bu yazılar ortaya çıktı. Bana ve editörüm Eda Ünsün’e yol gösterdiniz. Bu hafta dostum ve meslektaşım Kültür ve Turizm Bakanı lise öğrenimini Beyoğlu’nda Alman Lisesi’nde tamamlamış olan Mehmet Nuri Ersoy’un, Beyoğlu Kültür Yolu projesinden bahsetmek isterim.

Projenin kapsamını, ilk defa detaylı inceledim. Çok yakın zamanda İstanbul’un en önemli çekim merkezlerinden biri olacak Galata Port’tan başlayıp, Galata Kulesi’ne uzanıyor. Oradan geçtiğimiz haftalarda açılışı yapılan Eski Beyoğlu Evlendirme Dairesi, yeni adıyla Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nin yanından geçerek, İstiklal Caddesi’ne bağlanıyor. Bu arada bu projenin önemli yatırımlarından birisi de, Atlas Pasajı’nın amacına uygun restorasyonu... Eylül ayı içinde biteceğine dair bir düşüncesi de var Ersoy’un. Bu durumda bu yılın sonunda planlanan Türk sineması galaları, burada yapılabilecek. Kırmızı halılar İstanbullular için serilebilecek. En son bu mekanda Enbe Orkestrası ve Ferhat Göçer’i beraber izleme şansını yakalamıştım. Umuyorum ki bu iki dostum, yeniden bu ortamda sahne alırlar da izleriz.

YENİLENEN ÇEHRESİYLE BEYOĞLU

Atatürk Kültür Merkezi

Temeli 1946 yılında atılan, projesini rahmetli duayen mimar Hayati Tabanlıoğlu’nun yaptığı Atatürk Kültür Merkezi, İstanbul eski Valisi ve Belediye Başkanı Lütfi Kırdar tarafından temeli atılmış bir binadır. Yapı, geçen 23 yıl üzerine 1969’da kısmen açılmıştı.

O zamanki adı İstanbul Kültür Sarayı idi. Açılışında sergilenen ‘Aida Operası’ uzun bir süre lehte ve aleyhte basını işgal etmişti.

Daha isim tartışmaları devam ederken, 18 ay sonra ‘Cadı Kazanı’ isimli eserin tam sonuna doğru perdede başlayan yangın tüm binayı sarmıştı. O sırada biz de annemle bir tiyatro temsilinden dönüyorduk. Kabataş-Üsküdar arabalı vapurundaydık. Sosyal medya yoktu, cep telefonu yoktu, rivayetler muhtelifti. Eve gelip ‘ajansı’ açınca annemin ağlamaklı olduğunu hatırlıyorum. Sonra bir dizi onarım başladı ve 18 Ekim 1978’de Atatürk Kültür Merkezi adıyla yeniden açıldı.

YENİLENEN ÇEHRESİYLE BEYOĞLU

Tarihin tanığı...

O dönemde açılışın en büyük etkinliklerinden biri Hikmet Şimşek yönetimindeki orkestranın seslendirdiği ‘Yunus Emre Oratoryosu’ idi. Sonraki dönem yükselme devri oldu, ta ki 2005 yılında dönemin Turizm Bakanı Atilla Koç’un binanın miladının dolduğuna ilişkin beyanı ve yıkılmasına kadar... Tabii konu çok tartışıldı ancak ok yaydan çıkmıştı. 31 Mayıs 2008’de kapatıldı. Bir süre spekülasyonlar devam etti. Bir dönem Gezi Parkı olaylarının da sembolü haline geldi. Daha sonra da çevik kuvvete karargâh olarak tahsis edildi.

Aradan yıllar geçti, köprünün altından çok sular aktı. Kasım 2017’de projeyi üstlenen Hayati Tabanlıoğlu’nun oğlu Murat Tabanlıoğlu bir proje hazırladı ve inşaat başladı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy bu eseri de projenin içine aldı.

Yıl sonunda açılacak

Yeni Atatürk Kültür Merkezi, yıl sonunda perdelerini ve salonlarını İstanbullu sanatseverlere açacak. Ayrıca sanatın bölgesel bir merkezi, içerisinde galeriler, restoranlar ve müzeler de olan bir kompleks haline gelecek. Bir İstanbullu olarak bakanımızın ve bakan yardımcısı Ahmet Misbah Demircan’ın çabalarına destek olmamız gerekir. Yeşil alanlarıyla ve tesisleriyle bu esere sahip çıkılmalı. Büyükşehir Belediyesi ve Beyoğlu Belediyesi’nin varıyla yoğuyla bu projeye yardımları da ayrıca çok önemli...

YENİLENEN ÇEHRESİYLE BEYOĞLU

İçinden geçtiğimiz bu pandemi esnasında yoksun kaldığımız kültür ve sanatın hepimize çok lazım olduğunu unutmayalım. Son birkaç gündür Covid-19 vaka sayılarının artışını üzülerek duyuyorum. Sizlerden ricam, önlemlere harfiyen uymanız ve dikkatli davranmanız, sizlerin sağlığı her şeyden önemli...