Sabanur Kıraç

Sabanur Kıraç

skirac@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Haberleri duymuşsunuzdur Devlet Bakanı Egemen Bağış dünyaca ünlü müzik grubu U2’nun solisti Bono’yu konser için İstanbul’a davet etmiş. Üstelik “Eğer İstanbul’a gelirseniz size söz veriyorum, bu konseri Doğu’yla Batı’yı birleştiren Boğaziçi Köprümüz üzerinde vereceksiniz” demiş. Gerçekten müthiş bir fikir (!)
Boğaziçi Köprüsü’nden günde ortalama 100 bin araç geçiyormuş. En iyi niyetli hesapla her arabada sadece iki kişi olsa bu 200 bin İstanbullu eder. Herkes bilir. Bu 200 bin İstanbullu için ortalama bir günün en büyük işkencesi o köprüde trafiğe yakalanmaktır. Şimdi öyle bir gün düşünün ki Boğaziçi Köprüsü kapanmış olsun. Boğaziçi Köprüsü’nü kullanamayacak olan 100 bin aracın zaten normalde ikinci köprüyü kullanan diğer 100 bin araca eklendiğini hayal edin. Trafiğe kapalı yolların sıkışıklığına bir de ikinci köprü sıkışıklığı eklenince oluşacak kaosu, trafik çilesini hatta cehennemini hayal edebiliyor musunuz?
Ama madalyonun öbür yüzünde Boğaziçi Köprüsü’nde verilen böyle bir konserin Türkiye’ye sağlayacağı paha biçilmez PR ve reklam getirisi var. Düşünsenize tüm dünya bu konseri konuşur. Bu konser tüm ekonomik krizlere iyi gelir, sakinleştirir. Birisi bir şehrin can damarı köprüyü kapatıp bir konser verir, müziksever kazanır. O konser tüm dünyada haber olur, ülke kazanır. İstanbul’un güzelliğini haberlerde gören turist ülkemize akın eder, turizm kazanır. Turizm canlanırsa havayolları şirketleri kazanır. Otelci kazanır. Oteldeki garson kazanır, komi kazanır. Turistler Taksim Meydanı’na iner turisti taciz eden sapık kazanır. Sapık turistle meşgul olurken sokakta ilk defa rahat rahat yürüyebilen yurdum kızları kazanır.
Bu konser gerçekleşir de köprü kapanırsa işinden evine varmaya çalışan yorgun emekçi İstanbullu da kazanır. Sabretmeyi öğrenir, kendini dine verenler bir üst mercie erişme hakkı kazanır. Sabredemeyenler de yeni birkaç ülser, migren, panik atak krizi kazanır. Sonuçta tüm evlerin ocağı tütmeye devam eder, İstanbullu çektiği çileyle kalır ama memleket kazanır.

Haberin Devamı

Köprüdeki U2 konseriyle ülke kalkınır
Erkeğin gururuna dokunur yalnız kalamaz
Aynı hikâyeyi defalarca gördük. Adamla kadın, kadının yeni bir sevgilisi olduğu için ayrılırsa adam da boş duramaz. Amaç “bakın sürünmüyorum” diyebilmek. Bakınız Nurettin Hasman örneği. Eda Taşpınar tarafından başka bir adam için terk edilince Lorraine Brujin’i takıp koluna çıkmış gece hayatına. Hem de yakalanacağını bildiği yerlere giderek “Çekmeyin” rolünü oynayarak.
Tersi olsaydı yani adam kadını başka bir kadın için bıraksaydı, terk edilen kadını bu kadar çabuk başka bir adamın kollarında göremezdik. Siz deyin kadın mazlum psikolojisini sevdiği için yalnız kalır, ben diyeyim adam gururuna yediremediği için yalnız kalamaz. Ama neden ne olursa olsun sonuç hiç değişmez...