Ürdün sosyetesinin ‘cream dö la cream’ tabakası, sırf Murat Yıldırım’ı görmek için jetlerine atlayıp geldi. Dizi oyuncularımız, ülke tanıtımı bağlamında, Mısır’ın firavunlarıyla yarışacak düzeye ulaşıyor

ÜRDÜN SOSYETESiNi ‘YILDIRIM’ ÇARPTI

Dürüstçe cevap verelim, içimizden birine, herhangi bir dünya starıyla yemek yeme imkanı verilse hangimiz atlayıp o ülkeye uçmayız? Bizim Hollywood starlarına hayranlığımızı düşününce samimi “Hayır” cevabının sayısı muhtemelen sıfır olacaktır. İşte bizim aktörlerimiz de özellikle çevre ülkeler için Hollywood starı konumunda artık. Türkiye yıllarca yapmak istediği tanıtımı belki de diziler sayesinde yapacak. Bu anlamda yakında Brezilya dizileri gibi dünyaya yayılırsak şaşırmayın. Üstelik Brezilyalılardan farklı olarak bizim oyuncularımız yakışıklı ve güzel. Bu nedenle diziler kadar aktörlerimize, aktrislerimize kişisel olarak da bayılıyorlar. Adlarına fan kulüpler kuruyor, ülkemize geliyorlar.

Rüzgarı yakalayalım
Oyuncularımıza hayran olan Araplar Türkiye’ye gelip onlarla tanışıyorlar. Gelmişken de İstinye Park’ta, Kapalıçarşı’da otellerimizde servet harcıyorlar. Birisine tanık oldum... Geçen hafta Ürdün’ün en varlıklı ailelerinden Haya Al Fayez, kardeşi Zain Al Majali ve arkadaşları Türkiye’deydi. Öyle böyle bir geliş değil! Ürdün sosyetesinin önde gelen isimleri jetlerine atladıkları gibi Türkiye’ye indiler. Gelmeden önce de Türkiye’deki bütün bağlantılarını kullanıp Murat Yıldırım’la tanıştılar.

Mermerci’nin evinde kahve
Öğleden sonra Ender Mermerci’nin evinde içtikleri kahvenin ardından akşam da Suada’daki G Balık’da Murat Yıldırım’la bir araya gelip yemek yediler. Kendisi gibi oyuncu eşi Burçin Terzioğlu’nun son anda katılamadığı yemekte Ürdün sosyetesi hayranlıkla Murat Yıldırım’ı dinledi, sorular sordu. Murat ve eşini Ürdün’e davet ettiler; “Jeti gönderiyoruz hafta başında” dediler. Selma Türkeş, Ahu Aysal, Mehmet Koçarslan, Şule Çavuşoğlu gibi isimlerin katıldığı yemekte dizi sektörünün ulaştığı boyutu gördüm. Ürdünlüler, Murat Yıldırım’ı, ‘Asi’, ‘Aşk ve Ceza’ gibi dizilerden tanıyorlar. Murat Yıldırım ismi Ürdün’de Matthew Fox (Lost’un Jack’i) ayarında bir isim haline gelmiş meğer. Ortadoğu’da yapılan bir araştırma, Murat Yıldırım’ın bu coğrafyada en beğenilen 10 aktörden biri olduğunu ortaya koymuş. Zaten Ürdünlülerin ilgisi de bunu gösteriyordu. Bu arada Yıldırım yeni projeler peşinde. Senaryosunu çok beğendiği, “Kaliteli bir iş olacak” dediği bir proje için görüşme halindeymiş. Hadi bakalım, bizim kadar Ürdünlüler de bekliyor!

Depremzedelere yardıma koştu
Dün akşam Murat’ı arayıp Ürdün seyahatini sordum. Gitmemiş, ertelemiş, Van 7.2 şiddetinde sarsılınca.... BKM Mutfak ekibinden dört arkadaşıyla Van’a gitmiş. Üç gündür de oradaymış. Aynı gün bulunduğumuz Erciş’ten benden bir gün sonra dönmüş İstanbul’a. Telefon da “Sen de ordaymışsın, gördün işte ortamı” derken sesi titriyordu.
Van hakikaten perişan halde. Sözün bittiği noktada. TOBB’la gittiğim Van’da karşılaştığım manzara içler acısıydı. İzlenimlerimi Milliyet’te yazdım ancak bir noktanın altını yine çizmeden duramayacağım. Van Valisi Münir Karalıoğlu’nun bize verdiği bilgilere göre, depremden zarar gören insan sayısı 600 bin. Dağıtılan çadır sayısıysa 16 bin 500 civarında. Her ailede altı kişi olduğunu varsaysak dahi 100 bin çadır ihtiyacı çıkıyor ortaya. Yetkililerin, “Yeterince çadır gitti, yağma var, sağlıklı dağıtamıyoruz” sözlerini matematik doğrulamıyor yani. Murat da aynı gözlemlerle dönmüş, “Çadır, katalitik soba, seyyar tuvalet ihtiyacı çok acil” diyor. Kendi çapında bir şeyler yapmış onları açıklamak istemiyor. Ancak işadamı Haluk Ulusoy’a bir teşekkür borcu var, onu ediyor: “İnsanlar beş gündür yıkanamıyor, tuvalet için çile çekiyor. Bölgede neredeyse seyyar tuvalet görmedim. Tanıdığım her işadamını aradım. Sağ olsun Haluk Ulusoy ve Mustafa Yıldırım 20 konteyner seyyar tuvalet gönderdi.” Van’a gidişini şova dönüştürmeden, bu kadar ağırbaşlı bir ziyaret yaptığı için ben de Murat’a teşekkür ettim telefonda.