Virüsün etkisinden çok korku imparatorluğunun etkili olduğu bir dönemdeyiz. Tedbirlere uyan vatandaşlar sosyal hayattaki hareketliliğe katıldı. Her zaman söylenen sosyal mesafe, maske ve hijyen üçlüsüne dikkat ederek yaşantımıza adapte olmaktan başka seçeneğimiz yok. Ömür, eve hapsolmakla sürmez.
Ekonominin çarkları dönmezse paslanır, bir süre sonra hareketi zorlaşır. Hayatında KDV ödememiş, iş yeri kiraları, SGK, personel maaşı gibi kavramlarla hiç tanışmamış yorumcular nasıl ahkâm kesiyorlar televizyon kanallarında... Önce insan sonra ekonomi gibi nutuklar atıyorlar. Bilinen doğruları yineleme sanatı! Kimse aksini söylemiyor ama insana can suyu veren de ekonomi. Üstelik evlerde uzun süre kalanlar depresyona giriyor. Hiçbir sosyal güvencesi olmayan insanlar çalışmayınca bunalıma düşüyor. Velhasıl iki ucu kirli değnek misali... O nedenle biz artık virüsle yaşayıp, onu tamamen yok etmeye telkin edeceğiz kendimizi.

Lütfen maskenizi takın!

Başkent Ankara kurallara uyum konusunda oldukça duyarlı. Özellikle Çankaya’da yaşayan vatandaşlar yeni normallere çabuk ayak uydurdu. Kafe ve restoranların bazıları 1 Haziran’da bazıları ise 15 Haziran’da açıldı. Mekanlara girişte her müşterinin ateşi ölçülüyor, dezenfektanla eller yıkanıyor ve maskeler sadece masada çıkarılıyor. Hiç itiraz edene rastlamadım. Masalar arası mesafe 1.5 metre, sandalyeler arası 60 cm...
Trilye’nin pandemi sonrası açıldığı ilk günkü konuklarından Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım Demirören ve yakın dostları, restorandan ayrılana kadar titizlikle yeni normal kurallarına uydular.
Kafe ve restoranlara gitmekten çekinenlerin sayısı gün geçtikçe azalıyor. Çünkü uzun süre kapalı kalan restoranların müdavimleri hasret gideriyor. Geçtiğimiz hafta Çayyolu’nda hizmet veren Tavukçu isimli restorana arkadaşlarımın daveti üzerine gittim. Restoran doluydu, klasikleşmiş mezeleri ve menüsündeki ana yemekleri genel kabul görmüş seçeneklerden ibaretti ve lezzetliydi. Masalar arası mesafeler yönergeye uygundu. Garsonlar masaya fazla yaklaşmıyor, yemeği bırakıp çekiliyorlardı. Alkol ve su servisini müşteriler kendileri yapıyorlardı.
Restoranlarda çalışan personelin her gün ateşi ölçülüyor, maske ve siperlikle görevlerini yapıyorlar. İşletmeciler ne kendi mekanında çalışan personelini ne de müşterilerini riske atıyor. Başkent oldum olası disiplinlidir, uyuverdi hemen yeni normale. Hayatta kalın, sağlıkla kalın…

TON BALIKLI DOMATES DOLMASI

Malzemeler:
- 2 adet orta boy domates
- 200 gr. konserve ton balığı
- 1 çay bardağı haşlanmış buğday
- 2 adet marul
- Yarım demet maydanoz
- 2 yemek kaşığı zeytinyağı
- 1 yemek kaşığı balzamik sirke ve limon suyu
- Yeterince tuz ve karabiber

YAPILIŞI: İçlerini aldığımız domatesleri 180 derecede 10 dakika fırınlıyoruz. Ayrı ve derin bir kapta konserve ton balığı, haşlanmış buğday, limon suyu, ince doğradığımız marul ve maydanozu, sirkeyi, baharatlarla harmanlayıp, fırından çıkan domateslerin içine doldurarak servise hazır hale getiriyoruz. Afiyet olsun.