Sadece amatör balıkçıların sahillerde avlanmasının yasaklanması bile denizlerimizdeki balık popülasyonunu coşturdu. Gözlerimle görmesem inanmazdım... Boğaz’da, Akıntıburnu’ndan Rumelihisarı’na kadar çıplak gözle balık sürülerini ve onları takip eden onlarca yunusu görmek tahayyül edilemezdi...
1950’li yıllarda Arnavutköy’de orkinosların rıhtımdan zıpkınla avlandığını anlattıklarında insanın inanası gelmezdi. Demek ki oluyormuş... Doğa kendi koşullarına erişince eski haline dönüyor, kin tutmuyor. Hele biraz daha gayret edip tedbirleri sürdürsek, çok güzel sonuçlar alacağız. Temiz deniz her zaman bol balık demektir. Yunusların bu kadar çoğalması da balık bolluğuna işaret...

İNCİ KEFALİ KURTULDU

Yaban Hayatı Koruma Vakfı Başkanı Emekli Büyükelçi Süha Umar, Dışişleri Bakanlığı’nda önemli görevlerde bulunduğu sırada tüm tatil günlerini ve boş zamanlarını Türkiye’nin doğasına ayırırdı. Umar’ın, inci kefalinin yeniden kazanılmasında çok büyük emeği var.  “Okullarda Van Gölü’nün sodalı olduğunu ve balık yaşamadığını anlatırlardı ancak doğru değil” diyen Süha  Yaban Hayatı Koruma Vakfı Başkanı Emekli Büyükelçi Süha Umar, Dışişleri Bakanlığı’nda önemli görevlerde bulunduğu sırada tüm tatil günlerini ve boş zamanlarını Türkiye’nin doğasına ayırırdı. Umar’ın, inci kefalinin yeniden kazanılmasında çok büyük emeği var.  “Okullarda Van Gölü’nün sodalı olduğunu ve balık yaşamadığını anlatırlardı ancak doğru değil” diyen Süha Umar uzun yıllar Milliyet Gazetesi’nde köşe yazarlığı yaptı. Umar, bir doğa savaşçısının anılarının yer aldığı ‘Büyük Beyaz Adam’ isimli kitabında ibret verici pek çok olay anlatmış. İnci kefalinin yumurtlama dönemi dışında göllerde bulunduğunu, balığın 20 cm. boya ulaşıp yumurta bırakacak yaşa gelince bu göllere dökülen akarsulara girdiğini aktaran Umar, yöre balıkçılarıyla çok mücadele etmiş.

 Jandarmadan büyük jest

 Her yıl 15 Nisan-15 Temmuz tarihleri arasında Jandarma Genel Komutanlığı’nın bölgedeki birlikleri çok titiz bir şekilde inci kefali mesaisi yapıyor. Bu yıl daha ilk günden drone’larla sahayı taradılar ve 400 metre manyat tipi ağ ele geçirdiler. Değerlerimize sahip çıkılma konusunda güzel gelişmeler oluyor. Ülkesini seven yöneticiler ‘Benden sonra tufan’ zihniyetiyle çalışmıyorlar. Protein kaynaklarına fazlasıyla ihtiyacımızın olduğu salgın günlerinde bu denli ciddi çalışmalar daha da önem kazanıyor.Anneler Günü bir başka sürprizi daha vardı jandarmanın. Gökçeada’da yaşayan ağabeyim Kemal, eşiyle gezerken yolda jandarma durdurmuş ve komutan elindeki çiçeği verip, Anneler Günü’nü kutlamış. Geç saatlerde başka illerden de benzer fotoğraflar geldi. Özlediğimiz şeyler bunlar... Koronadan sonra güzel senaryoların gerçekleşeceği daha güzel bir Türkiye olacak. Bunlar onun işareti... “Milli Mücadele’nin başladığı 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun. “

İKİ PEYNİRLİ KALAMAR

Malzemeler:
- 2 kg. kalamar
- Yarım su bardağı rendelenmiş kaşar - Yarım su bardağı beyaz peynir
- 3 yemek kaşığı zeytinyağı
- 1 tatlı kaşığı kekik - 1 çay kaşığı kırmızı pul biber

YAPILIŞI: Zeytinyağı, kekik ve pul biberi bir kasede karıştırın. Temizlediğiniz kalamarı karışımda harmanlayın. Beyaz peyniri çatalla ezin ve kaşar peyniri ile karıştırın. Kalamarın içine doldurup ağzını kürdanla kapatın. 180 dereceye ayarlanmış fırının ızgarasında
25 dakika pişirin. Afiyet olsun.