Meşhur bir söz vardır; “Demir tava geldi kömür bitti, akıl başa geldi ömür bitti.” Pandemi döneminde ders almamız gereken o kadar çok konu var ki, bunlardan bir tanesi kıt kaynakların daha da azalmasının hepimiz için felaket olacağı.
Bir zamanlar tonlarca yakalayıp fazlasını fındık ağaçlarına gübre yaptığımız hamsinin kıymetini bu dönemde daha iyi anlıyoruz. Çünkü bağışıklık sistemi güçlü olanları virüs fazla hırpalamıyor, hastalığın kısa sürede atlatılması ve iyileştikten sonra antikor oluşmasında en etkili olan şey protein. Hayvansal proteinin de en kalitelisinin balıkta olduğunu söylüyor uzmanlar.

Bizi denizler kurtaracak

Belki sadece hamsi değil ama denizlerimiz gelecekte insanlığın varlığını sürdürebilmesi için en önemli kaynak. Dünyanın dörtte üçü su... Çevrecilerin zaman zaman saldırısına uğrayan balık çiftliklerinde üretilen balıklar, su kaynaklarını yok etmeden sera gazı oluşturmadan üretiliyor.
1 kg. et için doğaya verdiğimiz zarar, harcanan tonlarca su ve atmosferde oluşan tahribat hesaba katılırsa balık üretimine destek vermek gerekiyor.
Diğer taraftan hiçbir üretim maliyeti olmayan, doğada yaşayan balıkların yaşam alanlarını, bu alanlardaki koşullarını süratle yok ediyor ve ekosistemi değiştiriyoruz. Denizleri aşırı kirletiyoruz, avcılıkta gözümüz doymuyor, aşırı zamansız ve usulsüz avlanma ile bindiğimiz dalı kesiyoruz.

Küstü ama kin tutmaz

1965 yılının mart ayında kışı geçirmek üzere Marmara’ya gelen uskumruları binlerce mumluk lüks lambaları ile bir yerde toplayan balıkçılar, gündüzleri de oynağa kalkan balıkları gırgırlarla adeta imha edercesine avladılar. Yumurta dökecek çok az stok kalmış ve imhadan kurtulanlar Çanakkale Boğazı’ndan geçip, Ege Denizi’ne yerleşmişti. Biz bu yüzden vazgeçilmez mezelerimizden biri olan uskumru çirozuna hasret kaldık. Yarım asır boyunca uskumruyla nadiren karşılaştık. Şimdi aynı tehlike çanları hamsi için çalıyor. 9 cm. altında hamsi avlanınca, balık üreme yapmadan yakalanmış oluyor. Dolayısıyla gelecek nesillere, evlatlarımıza stok kalmıyor. Hamsi dönmez mi? Döner elbette. Şimdi küstü gitti ama kin tutmaz doğa, eski olanaklarını sağlarsanız geri döner.
Toplum olarak tepki göstermedikçe bu katliamlar, bilinçsiz avlanmalar devam edecek. O nedenle 9 cm. altında hamsiyi bedava bile verseler, almayalım. Balıklar alemi bir yılda milyonlarca yumurta bırakarak ürer. Biz sahiplenirsek, denizlerimizin akvaryum olacağı günler hayal olmaktan çıkar. Her şey bizim elimizde. Yosunlar, balıklar gün gelecek hayatta kalmamızı sağlayacaklar.

PANCARLI DENİZ TARAĞI

Malzemeler:
- 4 adet deniz tarağı
- 4 dilim pancar
- 2 dilim kök kereviz
- 1 çay kaşığı zencefil
- 2 yemek kaşığı zeytinyağı
- 1 çay kaşığı sarımsak sos
- 1 çay kaşığı kırmızı toz biber

Yapılışı: Derin bir kabın içinde zeytinyağı, zencefil, sarımsak sos ve kırmızı toz biberi iyice çırpın. Deniz taraklarını, pancar ve kök kereviz dilimlerini bu sos içinde marine edin. Şişe sırasıyla dizip, ızgarada 10-12 dakika çevirerek pişirin. Afiyet olsun.