1964 yılında Yukarı Mısır’da Asvan Barajı’nın yapılması her yıl Nil sularının taşarak, Akdeniz’le karışmasını engellemiş oldu. Fosfat ve nitrat açısından zengin olan bu su, Doğu Akdeniz’de Nil’in ağzından Kıbrıs’a kadar uzanarak, bölge hayatını büyük ölçüde etkiliyordu. Bu kaybı, balıkçılar özellikle sardalya avı yapanlar bariz bir şekilde hissediyordu. Yılda 20 bin ton sardalya yakalanırken, şimdi bu sayı bin tona düştü.
Kıbrıs’ta görev yaptığım yıllarda hafta sonları balığa çıktığımda eli boş dönmemin nedenini öğrenmiş oldum! Ama Ege ve Marmara’nın verimliliği, dünyanın önemli nimetlerinden sardalya balığını bizden mahrum etmedi. Sardalyayı yem olarak kullananlara çok kızıyorum. Yahu kardeşim kocaman oltaya takıp, sinarit veya mercan yakalayınca ne olacak! Büyük balık yakalayacaksın da ne yapacaksın? Yesene güzelim sardalyayı büyük balıklara yem edeceğine!

Sağlıklı ve lezzetli

Sardalya ile ilk tanışmam rahmetli anneannem Muammer Kemerli vasıtasıyla oldu. Beyaz peynir tenekelerinde tuza sardalya basardı. Annem de bahçede pulları ile deniz suyunu yıkamadan odun ateşinde tel ızgarada pişirirdi. Sonraları John Steinbeck’in ‘Sardalye Sokağı’ kitabını okurken ilgim daha çok arttı bu türe... Temmuz ayında Gelibolu’da her yıl sardalya festivali düzenlenir. Türkiye’de sardalyanın Gelibolulu olduğu kabul görür. Ancak adı Sardunya Adası’ndan gelir. 15’inci yüzyılda İngiliz balıkçılar bu adanın etrafında tonlarca balık yakalayınca, adını ‘sardalya’ koymuşlar.

Geleceğin balığı

Sardalya, pelajik (su yüzeyinde sürüler halinde gezen) bir balıktır. Geceleri çok gezer ve balıkçılar onu tuzağa düşürür. Bu balığı, tirsiye benzetenler var. Hatta sardalya diye insanları kandırıp, tirsi balığı satan uyanık balıkçılar da yok değil. Büyük haksızlık... Çünkü tirsi çok kılçıklı...
Temmuz ayı sardalyanın yağlanmaya başladığı zamanlardır. “Sezonu kaçırırım” diyenler, acele edip mangalda bütün olarak pişirebilirler. Ama kılçığıyla uğraşmak istemeyenler, soğan ve kıyılmış maydanozu harmanlayıp, fileto iki sardalyanın arasına yerleştirip löp diye yutabilirler. Ağustosu beklerseniz, sardalya yağının mangalı söndürmemesi için asma yapraklarına sararak ızgarada pişirip, lezzetini artırabilirsiniz. Muhteşem bir ekşilik verir asma yaprağı... Sardalya, Omega-3 yağ asitleri bakımından çok zengindir. Kuzey Afrika ülkelerinde deniz kenarı köylerde sardalya yiyerek, 110 yaşına ulaşmış insanlar var. Milli ve yerli balığımız olan sardalya fiyat açısından da makuldür. Tek sıkıntısı narin yapısı. Ankara’ya ve Anadolu’ya ulaşmakta zorluk çekiyor.

SARDALYA KUŞU

Malzemeler:
- 1 kg. sardalya balığı
- 1 demet maydanoz
- 1 adet orta boy soğan
- 1 çay bardağı zeytinyağı
- Yeterince karabiber ve tuz

YAPILIŞI: Sardalyaları iyice
temizleyip, orta kılçığını çıkarın,
kafa ve kuyruğunu kesin.
Maydanozları ve soğanı ince ince doğrayıp harmanlayarak, balığın içine doldurun. Balıkları zeytinyağına buladıktan sonra bir yüzünü üç, diğer yüzünü iki dakika pişirin. Afiyet olsun.