20 Ekim, kemik sağlığının önemine dikkat çekmek ve kırıkların önüne geçmek için her yıl Dünya Osteoporoz Günü olarak kutlanıyor. Türkiye Osteoporoz Derneği, her üç kadından birinin şikayeti olan osteoporoza karşı farkındalık oluşturmak amacıyla yeni bir kampanya başlattı. ‘Güçlü Kemikler, Sağlıklı Kadınlar’ sloganıyla Türkiye genelinde yürütülecek kampanyanın sözcüsü, Türkiye Osteoporoz Derneği Başkanı Prof. Dr. Yeşim Kirazlı, 65 yaş üzeri kadınların, 70 yaş üzeri erkeklerin ve 50 yaş üzerinde risk altındakilerin mutlaka kemik ölçümü yaptırmaları gerektiğini söyledi.

Kirazlı’yla hastalığı ve kampanyayı konuştuk.

‘GÜÇLÜ KEMİKLER, SAĞLIKLI KADINLAR’

Osteoporoz nasıl bir hastalık?

Halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteoporoz, kemik yoğunluğunda azalma ve kemik kalitesinde bozulma sonucu gelişen bir iskelet hastalığıdır. Kelime anlamı olarak ‘gözenekli kemik’ demektir. Kemiklerdeki gözenek arttıkça, kırılma olasılığı da artar.

Belirtileri nelerdir?

Osteoporozda bir kırık oluşuncaya kadar hiçbir bulgu gelişmez, ağrı görülmez. Bu nedenle ‘sessiz hastalık’ ya da ‘sessiz hırsız’ olarak tanımlanır. Önemli detay, kırık olmadan tanı konmasıdır çünkü bir kırık meydana geldiğinde, aynı yıl içinde yeni bir kırık oluşma riski yükselir.

Osteoporoz tanısı, kemik dansitometre (DXA cihazı) tetkikiyle konur. Bu tetkik dakikalar içinde, ağrısız olarak gerçekleştirilir. Hiçbir sağlık sorunu olmasa da 65 yaş üzeri tüm kadınlara ve 70 yaş üzeri tüm erkeklere bu ölçüm yapılmalıdır.

Kırıklar vücudun en çok hangi bölgelerinde ortaya çıkıyor?

Osteoporoza bağlı kırıklar içinde en önemlileri, omur ve kalça kırıklarıdır. Tüm dünyada her üç saniyede bir, osteoporoza bağlı bir kırık ortaya çıkar. 50 yaşından sonra her üç kadından ve her beş erkekten biri, osteoporoza bağlı kırık geçirir. Bir yılda osteoporoza bağlı kırık sayısı, meme kanseri, kalp krizi ve inmenin toplamından daha fazladır. Ortalama yaşam süresi arttığı için daha önemli bir sorun haline gelecektir.

Risk faktörleri nelerdir?

Osteoporoz kalıtsal bir hastalık değildir ancak ailesinde kemik erimesi ve kalça kırığı öyküsü bulunanlar, risk altındadır. 40 yaş öncesi menopoza girmek de tehlikelidir. Bazı mide koruyucular, depresyon ilaçları, kan sulandırıcılar, meme ve prostat kanserinde kullanılan ajanlar osteoporoza yol açabilir. Kronik bronşit, çölyak, romatoid artrit, diyabet, alzheimer da kırıkları
arttırabilir.

Yaşam kalitesini ne derece etkiliyor?

Omur kırıkları şiddetli ağrı, boyda kısalma ve kamburluğa neden olur. Kalça kırığı geçiren hastaların yarısından azı tekrar desteksiz yürüyebilir. Çoğu, günlük yaşamlarında yardıma ihtiyaç duyar.

Kırıklar sadece yaşam kalitesini bozmaz, ölüm oranlarını da arttırır. Kalça kırığı yaşlılık döneminde hastaları yatağa bağımlı hale getiriyor, bu da kasların erimesine ve hareketsizliğe neden oluyor. Ayrıca kalp ve solunum sisteminde sorunlara yol açıyor. Hastalar, bunlara bağlı komplikasyonlar sebebiyle hayatını kaybediyor.

Türkiye’deki rakamları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Türkiye’de kırık görülme sıklığıyla ilgili yapılmış araştırma sayısı maalesef çok az. En önemli ve güncel veri, derneğimizin öncülüğünde, 50 yaş üzerindeki kişilerde kalça kırığı insidansı ve osteoporoz prevalansı araştırmasına dayanıyor. Buna göre, ülkemizde bir yılda 24 bin kalça kırığı gerçekleşiyor ve vakaların yüzde 75’ini kadınlar oluşturuyor. Kadınların yüzde 33’ünde, erkeklerinse yüzde 7.5’inde kemik erimesi var. 2010’da kalça kırıklarının ülke ekonomisine maliyeti, 72 milyon dolarken, 2050’de bunun 205 milyon dolara ulaşması öngörülüyor. Ne yazık ki, ülkemiz dünya kırık riski haritasında kadınlarda kalça kırığı açısından yüksek riskli grupta yer alıyor.

Nasıl beslenelim?

Kemikler için sağlıklı beslenmek, yeterli miktarda protein almak, süt ve yoğurt gibi kalsiyum açısından zengin gıdalar tüketmek gerekiyor. Ispanak ve roka gibi yeşil yapraklı sebzeler, sardalya, somon gibi balıklar, susam, badem, ceviz gibi yemişler tercih edilmeli. D vitamini desteği de alınmalı.

Farkındalık kampanyası

20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü nedeniyle tüm dünyada çeşitli aktiviteler yapılıyor. Türkiye Osteoporoz Derneği, İzmir, İstanbul ve Antalya’da ölçüm ve farkındalık kampanyası başlattı. Üç ilde kurulan standlar aracılığıyla risk grubundaki kişilere, ücretsiz olarak topuk ultrasonu yapıp, risk testi uygulanıyor.

Kadınlar, kırık oluşmadan önlem almaya davet ediliyor ve risk görülen kişilerin hekimlere başvurması için önerilerde bulunuluyor.

Kampanyanın ilk ayağı, 20 Ekim’de İzmir’de başladı. Günde ortalama 80 kişiye risk ölçümü yapılıyor. Aynı zamanda halka açık bilgilendirme toplantıları düzenlenip,
bu konudaki farkındalığı arttırmak hedefleniyor. ‘Güçlü Kemikler Sağlıklı Kadınlar’ sloganıyla başlatılan bu kampanyanın önümüzdeki dönemde, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Kronik Hastalıklar Daire Başkanlığı iş birliğiyle tüm illere yayılması ve daha
büyük kitlelere ulaşması amaçlanıyor.

Önlenmesi mümkün mü?

Osteoporozun önlenmesi için birçok adım atılabilir:

Aşırı zayıflıktan ve kısa sürede ciddi kilo kaybettiren diyetlerden kaçınılmalı.

Sigara hiç içilmemeli.

Günde iki üniteden fazla alkol alınmamalı.

20 yaşına kadar ne kadar süt, peynir gibi kalsiyumlu gıdalar alınır; ip atlama gibi sportif faaliyetler yapılırsa kemiklerin geleceği o kadar sağlıklı olur.