Kanserden hayatını kaybeden her üç hastadan birini, etkin tarama yöntemleriyle kurtarmak mümkün.

Kanser, günümüzde hızla yayılan ve zorlu tedavi süreci nedeniyle de korkulan bir hastalık. Ama bu korkuyu azaltmak mümkün. İlk adım; kanseri, oluşumunu ve türlerini bilmek olmalı. Böylece yaşam biçimimizi değiştirip, taramalarımızı yaptırabilir ve kendimizi koruyabiliriz.
Her ne kadar kanser, her yaş grubunda farklı şekillerde görülse de ağırlıklı olarak yaşlıların hastalığı olarak kabul ediliyor. Dolayısıyla hem nüfusun artması, hem de yaşam süresinin uzaması, vaka sayısını arttırıyor. Acıbadem Atakent Hastanesi’nden Tıbbı Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Arıcan, CADDE okurlarına özel bilgiler verdi. Dünya Sağlık Örgütü, kanserden korunmak için alınabilecek önlemleri şöyle sıraladı:

1- Kansere bağlı ölümlerin yüzde 22’sinden sorumlu olan tütün mamullerinden uzak durun.
2-Obez ya da fazla kiloluysanız, kontrollü olarak kilo verin.
3- Sebze ve meyve ağırlıklı olmak üzere sağlıklı beslenin. Doymuş yağların yerine zeytinyağını tercih edin.
4-Fiziksel aktivitenizi arttırın, günde en az 30 dakika yürüyün.
5-Alkol kullanmamaya özen gösterin.
6-HPV ve Hepatit B’ye karşı aşılanın.
7-Güneş ışınlarına kontrolsüz maruz kalmayın, yüksek koruma faktörlü güneş koruyucular kullanın.

KANSERİ BİLMEDEN KORUNAMAZSINIZTürk kadınlarında sık görülen üç tür

Meme kanseri: Türkiye’de her 10 kadından biri hayatının bir döneminde bu hastalıkla karşı karşıya kalıyor. Erken evrede yakalandığında, tedavi başarısı yüzde 96’ya kadar çıkabildiği için kendi kendine meme muayenesi ve düzenli mamografi hayat kurtarıyor. Tiroit kanseri: Kanserleşme oranı yüksek olan soğuk nodüle sahip kişilerin vakit kaybetmeden tiroit biyopsisi yaptırması gerekiyor.
Kolerektal kanserler: 50 yaş üzeri herkesin, her yıl dışkıda gizli kan bakılması, gizli kan testinin pozitif bulunması halinde kolonoskopi yaptırması öneriliyor.

Türk erkeklerinde sık görülen üç tür

Akciğer kanseri: Sigara, bu kanser türünde yaşam kaybının ilk nedeni. Bununla birlikte erken evrede tanı konan olgularda uzun süreli sağkalım olasılığı artıyor. Ancak akciğer kanseri erken evrelerde belirti vermiyor. Sigara içen 40 yaş sonrası hastalar için düşük radyasyon dozlu BT ve akciğer taraması öneriliyor.
Prostat kanseri: Genellikle 65 yaş üzeri erkeklerde tespit ediliyor. Ancak erken tanı olanaklarından yararlanabilmek için günümüzde, 40 yaşından sonra her erkekte prostat kanseri için tarama yapılması öneriliyor.
Mesane kanseri: Günümüzde mesane kanseri taraması için kullanılan bir test yok ama idrarda ağrısız kanama en önemli belirti. Erken evrede tanı konan hastalarda mesaneyi koruyan tedavilerle hastaların uzun süre konfor içinde yaşama olasılığı yükseliyor.
Tedavide umut veren rakamlar
Kanserde hayatta kalma oranının artmasını sağlayan en önemli unsur, erken tanı. Özellikle lokalize, yani ortaya çıktığı bölgeyle sınırlı kalan, erken evredeki kanserlerde tedavi başarısı yüzde 90’ların üzerine çıkabiliyor. İşte bu oranlardan bazıları...
-Erken evre, sınırlı meme kanseri yüzde 99, yakın doku ve lenf yayılımında yüzde 85.
-Erken evre, sınırlı kolorektal kanserler yüzde 99, yakın doku ve lenf yayılımında yüzde 71.
-Erken evre, sınırlı akciğer kanseri yüzde 55, yakın doku ve lenf yayılımında yüzde 28.
-Erken evre, sınırlı prostat kanseri yüzde 99, yakın doku ve lenf yayılımında yüzde 99. Kaynak-American Cancer Society

Hangi testi, ne zaman yaptırmalısınız?

Meme kanseri: Herhangi bir şikayeti olmasa da 20-40 yaşlarındaki tüm kadınlar üç yılda bir, 40 yaşından sonraysa yılda bir kez meme muayenesi yaptırmalı.
Rahim ağzı kanseri: Cinsel yaşam başladığı tarihten itibaren tüm kadınlar düzenli PAP smear testi yaptırmalı, düzenli jinekolojik muayenelerini de ihmal etmemeli.
Kolon ve rektum kanseri: 40 yaşından itibaren herhangi bir şikayet ya da risk bulunmasa da dışkıda gizli kan testi rutin olarak uygulanmalı.
Prostat kanseri: 40 yaşına gelen her erkek kandan bakılan PSA testi yaptırmalı. Yaşa göre normal kabul edilen değerlerdeyse testin 45 ve 50 yaşında tekrarlanması yeterli.
Deri kanserleri: Fazla beni olan ve özellikle açık tenli kişiler, takip altında olmalı.

Kanserden koruyan beslenme önerileri

Karbonhidrat, et, süt ve sebze, meyve grubuna ait ürünleri içeren bir beslenme düzeni benimseyin.
-Trans yağ içeren margarin ve cips gibi ürünleri tüketmeyin.
-Yemeklerinizi pişirirken haşlama, fırınlama ve buğulama gibi yöntemleri tercih edin.
-Protein içeriği yüksek olan balık, tavuk ve kırmızı eti tüketmeye çalışın.
-Kırmızı ve mor renkli meyveleri yiyin.
-Omega 3’ten zengin olan balığı mümkünse haftada üç kez yemeye çalışın.
-Yüksek tuz içeren salamura ya da turşu gibi gıdaları ve tütsülenmiş ürünleri dikkatli tüketin.
-Sucuk, sosis, salam gibi katkı maddeleri içeren ürünlerden uzak durun.
-Rafine şeker içeren işlenmiş ve paketlenmiş ürünleri tüketmeyin.
-Günde 2 litre sıvı için.