Geri Dön

Yapımcılar gazeteden oyuncu seçiyor

Asmalı Konak biteli yıllar oldu. O hâlâ Dicle benzeri teklifler almaktan yakınıyor. İpek TuzcuoÇlu "Bizim yapımcılar biraz tembel, 'Bu rolü iyi oynadı, hep aynı kan grubunu verelim' diye düşünüyorlar. Gazetede ne kadar haberiniz çıkarsa, o kadar şansınız artıyor" diyor

"En son ne zaman banyo temizlediniz?" sorusuna yanıtı şöyle yapıştırıyor mesela: "HatırlamadıÇım kadar uzak. Çünkü o sırada kılıçlarımı kuşanmakla meşgulümdür. Her durum için bir kılıç hazırlıyorum da, o işle meşgulümdür." SorduÇunuza utandırır. "Vay be ne kadın" dedirtir. BeÇenirsiniz. Kadın gibi kadın. Yürürken, konuşurken, saçını düzeltirken, gülerken. Çalışılmış ayrıntılar mı bilemem, ama doÇal, zarif, mütevazı, şık, kaliteli. Hizmet etmek için deÇil, edilmek için hayata gelmiş gibi. Bu ayrımı ilk kez aklınıza getirecek cinsten. Evet, çok iyi bir eÇitim aldım. Ailemin çok büyük desteÇi oldu. Hani, kız çocukları sanatçı olmak için evden kaçar ya, bizim evde tam tersiydi, ailem sanatçı olmam için elinden geleni yaptı. Küçüklükten bu yana sanatçıların hep içindeydim. Çok keyifli, çok mutlu bir çocukluk geçirdim. Bu anlamda çok şanslıyım. İzmirlisiniz. Üç yaşında bale, hemen sonra devlet tiyatrosunda sözleşmeli oyunculuk var geçmişinizde. Hikâye, "Kızımız sanatçı olacak" hayalleriyle mi başlıyor? Bu sorunun yanıtı nedeniyle ben çok aşaÇılandım yıllarca. Babam fabrikatör de, naylon torba ve kaÇıt fabrikası vardı. Bale eÇitimi kesilmesin diye koleje deÇil, devlet okuluna gittim ve sürekli fabrikatör kızı olduÇum hatırlatıldı. Yok "Bale eÇitimi de alıyor", yok "zengin çocuÇu" falan. Babanız ne işle meşguldü? Hiiç. Ben nasıl çekingenim, üflesen uçacak gibiydim. Öyle bakıyordum. Ne tepki gösteriyorsunuz bunlara? Vizyonumun bu kadar gelişmesine en büyük neden İzmirli olmak. İzmir Fuarı'nın büyük etkisi var mesela hayatımda. Annemin kurduÇu dostluklar sayesinde Tolga Aşkıner, Ali PoyrazoÇlu, Ahmet Özhan gibi bütün ünlüleri tanıdım. Bu arada, depremleri atlatmakta da İzmir'in etkisi var. İzmirli olmanızın nasıl bir etkisi var peki yaşantınızda? Çoook. Çok mu deprem var hayatınızda? Daha çok özel hayatımda şiddetli hissediyorum. İş hayatımda farklı bir noktadayım çünkü. Aslında tsunamiler yaşıyorum desem daha doÇru. Ancak "Dalgaları aşarım ya ne olacak" diyorum. Yoksa akın akın geliyor karşıdan, ben hâlâ "kurtulurum" diyorum. İnatla direniyorum. En büyüÇü? Evet, çok seviyorum. Aslında aşkı seviyorum, aşka âşık olmayı seviyorum. Fazla cesaretliyim, "Üstesinden gelirim" diyorum. Neden böyle? Çok mu sahipleniyoruz, "Asla bitmez bu aşk" mı diyorsunuz? Evet, birincisinde çok gençtim. 18 yaşında, yaş farkımın fazlaca olduÇu tiyatro oyuncusu Cezmi Gökalp ile oldu. İkincisinde 24 yaşındaydım. (Hazım Körmükçü) İki evlilik yapmışsınız... Herkesin karakteri, size yaşattıÇı çok farklı. Biriyle Rusya'ya giderken, diÇeriyle Hawaii Adası atmosferinde bulabiliyorsunuz kendinizi. Her dokunuş, her söz başka bir şey yaşatıyor. İlişkilerinizdeki en temel hatanız ne? Ben daha birine "âşıÇım" cümlesini hayatımda kullanmadım. Sevmek diyorum yerine. Âşık olduÇum insan benim son duraÇım olur. Aşk tanımım içerisinde çocuk var, yuva var. Çok sık âşık olur musunuz? Hayattayım. Yeni bir ilişkiden çıktınız. Bu tsunaminin hangi evresindesiniz? Mevlana benim için vazgeçilmez. Ama bunun yanında UzakdoÇu felsefesini de çok seviyorum. UzakdoÇu disiplini benim için çok önemli. Kişisel gelişim kitaplarını çok okuyorum. Şu anda da Bolluk Yasası'nı okuyorum. Hep mistik bir yanınız var. Hangi felsefelerden etkileniyorsunuz? Altı yıl kadar önce panik atak geçirdim. Hayatım deÇişti. İlaç tedavisine karşı çıktım. Yenmeye çalıştım. Sizi bu yönelişlere iten ne oldu? ÇalışmadıÇım bir dönemdi, Dicle'den önce. Ortaya böyle çıktı. Gelecekten korku, kendine güvenmemek, ne yapacaÇını bilememek, böyle bir dönem. Sonra çok doÇru bir doktor ile tanıştım. O da büyük bir şans. Doktorumun yönlendirmesiyle doÇayı fark etmeye başladım. Her gün yanından geçtiÇim aÇacın hışırtısını duydum, dallarına bakmaya başladım. Evreni ne kadar fark ederseniz, evrensel gücü var oluşu ne kadar içinize, ruhunuza sindirirseniz o kadar mutlu oluyorsunuz. Kabullenme başladı. Yogayı öÇrendim, zihnimi dinginleştirmeye başladım. Nasıl ortaya çıktı panik atak? Oldu, bravo. Egom yok oldu. Bir baktım, aaa ego kalmamış. Peki bu dinginliÇin, hırsınızı alıp götürmek gibi dezavantajları olmuş olmasın? Ben son yıllarda şunu öÇrendim, rakibim olan kimseyi kıskanmıyorum. Çünkü o onun kader planı, o işi o almalı. Sen alsan, yolundan dönersin. Ama bir işi almak için sonuna kadar giderim. Disipline ediyorum kendimi ama zorlamıyorum. Kapı açılmıyorsa, çilingir bulurum, yedek anahtar ararım, ama olmuyorsa ne yapayım? Hiçbir zaman açılmayan kapının kenarında durup aÇlamam. Sizi son yıllarda çok iddialı proje lerde görememizin nedeni ne, bu mu? Yapıştı. Asmalı Konak biteli yıllar oldu, Dicle unutulmadı. Bu rol üzerinize yapıştı mı? Türkiye'de evet. Çünkü, hep buna benzer roller teklif etmeye başladı yapımcılar. Bizim yapımcılar biraz tembel, "Bu rolü iyi oynadı, hep aynı kan grubunu verelim" diye düşünüyorlar. Türkiye'de oyunculuk çok kolay gibi görünüyor ama bence çok yanlış bir noktaya doÇru gidiyor. Gazetede resmi çıkan insana rol teklif ediliyor. Ne kadar haberiniz çıkarsa, o kadar şansınız artıyor. Sizin iyi oyuncu olmanız önemli deÇil. Tabii bazı yapımcıları bunun dışında tutuyorum. Tabii ki vizyon sahibi, çalışkan olanları da var. Ama genelde rol seçerken, oyuncu seçerken bir vasıfsızlık var. Bu dezavantaj deÇil mi? Bu benim elimde deÇil ki. Asmalı Konak'tan sonra baktıÇınız zaman Kurtlar Vadisi, Avrupa Yakası ve Binbir Gece var aynı etkide bulunan. Her sene üç tane iyi iş olmuyor. Keşke benim elimde olmuş olsaydı, keşke ben öykü yazmayı bilen, senaryoyu bilen, yapımcılıktan anlayan kişilerle iyi ilişkiler içerisinde olsaydım. ÇalıştıÇımız diziler ne yazık ki uzun soluklu olmadı. Ben idealistim. Dicle'nin kaymaÇını yemek istemedim. EÇer kaybetme noktasında ise, evet yanlış davranmış olabilirim. Kaybetmiş olabilirim. Kendimi bulunduÇum yerden daha aşaÇı çekmiş olabilirim. Çok teklif geldi, hâlâ da geliyor. Hiç pişman deÇilim, çok para kaybettim. Yanlış projeleri kabul ettim. Ama yakında, aralık ayında, Türkiye'de ilk kez gerçek zamanda çekilecek bir dizi projesiyle ekrana dönüyorum. Peki, siz Dicle beÇenisinin hak kını geçen yıllarda verebildiniz mi? Evet. Hak ettiÇimin bile üzerinde yerdeyim. Çünkü hiçbir bedel ödemeden, bu kadar temiz kalıp, namusuyla ilerleyen nadir insanlardan biriyim. Bu bir mucize. Hak ettiÇiniz yerde misiniz? Herkes biliyor. Sonuçta ben hiçbir güçle bu noktaya gelmedim. Şimdi öyle bir şey dediniz ki... Herkes nasıl ilerliyor yolunda? Sosyeteye girmedim zaten hep oradaydım Çok. Her ne kadar öyle lanse edilmese de, sürekli gece dışarıda eÇlencede biri gibi gösterilsem de, ben azı da, çoÇu da yaşadım. O yüzden bana dokunan insanın derdini yaşıyorum. Hayatınızın herhangi bir döneminde maddi sıkıntı çektiniz mi? Bir arkadaşımın evine tatile gittim, orada görüntülendim. Ve bu konuda eleştiri aldım, "Halkın sanatçısısın, dikkat et arkadaşlarına" diye. Oysa içlerinde benim çok sevdiÇim dostlarım var. O insanlarla resmim çekiliyorsa da çekilecek. Onlardan uzak durmak ne demek? "Sosyeteye girdi" demek de doÇru deÇil. Erkek arkadaşımla girdiÇim konusu da doÇru deÇil, ben zaten hep oradaydım. Benim yanımdakiler böylece yer aldı orada. Son dönemde sizin için "Sosyetik çevrede görülüyor" diye yazıyorlar. Son dönemde arkadaş grubunuz mu deÇişti, bu yorumların anlamı ne? İyi yaşamayı seviyorum. Kurabiyenin en iyisini yemeyi, lezzetli bir şarap içmeyi isterim. Tek keyfim bu. Ama imkânlarımın ölçüsünde tabii. Belli bir standart, kalite düşkünlüÇünüz var mıdır? Sadece kendi kazandıÇım ile kendi alım gücüme sahibim. O yüzden çok çalışmam gerekiyor. Oyunculuktan kazandıÇınız para yetiyor mu? Babanızdan destek alıyor musunuz? Siyasi partilerden çok teklif aldım Çok az şey yapmışım. İşime, ilişkilerime verdiÇim emekten fazlasını vermişim. Tabii bunlar da önemli arşivler hayatta. Geriye dönüp baktıÇınızda kendinizden memnun musunuz? Ülkem insanları için bir şeyler yapıyor olacaÇım. Bugüne kadar siyasi partilerden çok teklif aldım ama kabul etmedim. AÇzı laf yapabilen, ne söylediÇi anlaşılan insanlardan biriyim. Kendinizi 10 yıl sonra nerede görüyorsunuz? MilletvekilliÇi deÇil ama gençlik kolları için geldi. Hangi parti olduÇunu söyleyemem. Hangi partiden teklif geldi?

20 Eylül 2020 Magazin Haberleri Bülteni20 Eylül 2020 Magazin Haberleri Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber