Müge Anlı'daki Aleyna Çakır olayı nasıl çözülecek?

Müge Anlı ile Tatlı Sert'e geçtiğimiz haftalarda gencecik bir kızın ölüm haberini alan acılı bir anne ve baba programa müracaat ederek seslerini duyurmak istedi. Aleyna Çakır, Ankara'daki gece kulüpleri ve pavyonlarda zorla çalıştırılarak sevgilisi tarafından elinden parası alınıyordu. Şiddet, taciz, hararet, tehdit ve akla gelebilecek her türlü zorbalığa maruz kalan genç kız bir gün evinde asılmış halde bulundu...

Müge Anlı'daki Aleyna Çakır olayı nasıl çözülecek?

Yoksa cinayet mi?

Kızlarının ölümünden, Aleyna'nın sevgilisi Ümit Can Uygun'u sorumlu tutuyordu ailesi. Çünkü böylesi hayat dolu, yaşamayı seven bir genç kızın kendi yaşamına son verdiğine inanmıyorlardı. Üstüne bir de birtakım görüntüler ortaya çıkınca tüm gözler saplantılı sevgiliye çevrildi. Görüntülerde Aleyna hareketsiz bir şekilde yerde yatarken Ümit Can onun başında "nakavt öyle olmaz böyle olur" tarzında sözler söylerek Instagram'ında canlı yayın yapmıştı. Tüm bunların ardından Aleyna'nın iş arkadaşları ve Ümit Can'ı tanıyan herkes canlı yayına bağlandı, bazıları stüdyoya konuk oldu. Katılanlar ise Aleyna'nın Ümit Can tarafından sürekli olarak herkesin içinde tehdit ettiğini, parasını elinden aldığını, şiddet uyguladığını anlattı. Ümit Can ise telefonla bağlanarak tüm bunları yalanladı hatta kendisini ifşa eden herkese tehdit savurdu.

 

 

Baba kendini suçladı

Ailesiyle hep bir kaos içinde olan Aleyna, yaşasaydı birkaç ay sonra anne-babasına açtığı davaya katılacaktı. Ailesi yanlarında durmasını istedi fakat Aleyna ısrarla ailesinden kaçtı, belki ailesini bu işlere karıştırmak istemiyordu belki de ailesinin de zarar görebileceğinden korkuyordu. Şiddet gördüğü halde kimseye belli etmek istemedi… Aleyna'nın annesi Hatun Hanım "Biz buraya başka Aleynalar ölmesin diye geldik. Ben kızımı kendi ellerimle yıkadım. Kırılmadık kemiği kalmamış dizleri hep morluklar içinde. Artık anneler ölen kızlarını yıkamasın. Başkaları yaşamasın bunları" dedi gözyaşları içinde. Baba Mehmet Esen ise ağlayarak "Diğer çocuklarımı büyüttüm, yetiştirdim evlendirdim, aynısını Aleyna için de istedim ki telli duvaklı çıksın evimizden ama olmadı, yapamadım, başaramadım" diye kendini suçladı. Müge Anlı da aileyi "Hiçbir anne babanın suçu yoktur böyle asi, yerinden duramayan, ailesine karşı gelen çocuğa kim ne yapabilir, lütfen kendinizi bunun için suçlamayın" diyerek teselli etti. 

 

 

Bir delil daha

Aleyna Çakır'ın alt komşusu, yayına katılarak Aleyna'nın şiddet görürken attığı çığlıkları ses kaydına alarak bir delil olarak sundu. Bunca görgü tanığı ve ses kaydının olmasına rağmen Ümit Can'ın hâlâ elini kolunu sallayarak gezmesi hatta tatillere gitmesi tüm Türkiye'nin dikkatini çekti. Merhumun anne babası perişan halde. Baba, devlet büyüklerine "Daha ne bekliyorsunuz, ne olursunuz tutuklayın bu adamı artık" diyerek gözyaşları içinde haykırdı. Müge Anlı ise kolay kolay bakanlara seslenmediğini belirterek nadiren yaptığı seslenişi Aleyna için yaptı. "Olayın cinayet mi yoksa bir şey mi olduğu henüz netlik kazanmadı ama çok sayıda şahit var. Lütfen bu konuda elimizi çabuk tutalım, şu yanlış düşünceden kurtulalım; su testisi su yolunda kırılmadı" şeklinde vurgulayıcı bir sesleniş yaptı.

 

 

Hata kimde?

Peki biz çocukları büyütürken nerede hata yapıyoruz da çocuklar böylesine isyankâr, ailelerine karşı gelen birey haline geliyorlar? Sorun ailede mi yoksa kişinin kendisinde mi? Uygun olmayan arkadaş ortamları, çocukları negatif etkiliyor. Aile ne kadar iyi olursa olsun çocuk isyankâr oldu mu iş bitiyor. 18'inden sonra bağlayamazsınız çünkü. Peki ne yapmalı böyle durumlarda? Öncelikle aile her ihtimali düşünmeli ve çocuğu takip etmeli. Arkadaşları, görüştüğü kişiler kimler, aileleri kim, nasıl birileri diye. Baskıyla olmaz, iş inada biner. Serbest bıraksan olmaz ya kendi başına iş gelir ya birilerinin başına iş açar. (Herkes için geçerli değil fakat böyle olan büyük bir kesim var.) İşte burada ebeveyn devreye girecek ve o dengeyi sağlayacak. Her ne kadar büyüse de çocuklar tıpkı küçük bebek gibi takip altında tutulmalı. Başıboş bırakmayıp bir yandan hayatı merak edip her şeyi yaşamak isteyen genç çocuklarının her zaman yanında olmaları gerekir. Onlarla inatlaşmadan onları anlayacak şekilde yaklaşmalı ve hayata da onların gözünden bakmaya çalışmalı aile. Bu bilince tüm ebeveynler sahip olmalı çünkü hayata bir birey kazandırmak büyük sorumluluktur. Çocuklar ailelerinin temsilidir bana göre. Her aile kendilerini nasıl temsil etmek istiyorsa o kadar çocuk yapıp o şekilde yetiştirmesi gerekir. Yine de Allah herkese hayırlı evlat versin. Bakalım ilerleyen günlerde Ümit Can'ın tutuklanma haberini alabilecek miyiz yoksa bizi şaşırtan sürpriz bir gelişme mi yaşanacak...

 

 

Bu makaleye ifade bırak