Geri Dön

'Benim için de mucize oldu'

3 yaşındaki Elif Perinçek’in enkazdan kurtarıldığı tarihi fotoğrafı çeken Süreyya Mümtaz Kurt’la, deklanşöre bastığı o anın öncesini ve sonrasını konuştuk.

'Benim için de mucize oldu'
Ceyda Ulukaya / ceyda.ulukaya@milliyet.com.tr

 

İzmir depreminden 65 saat sonra Bayraklı’daki Doğanlar Apartmanı enkazından çıkarılan 3 yaşındaki Elif Perinçek’in hayata yeniden tutunduğu an, hepimizin hafızalarına kazındı. Küçük Elif’in İstanbul İtfaiyesi’nden Muammer Çelik’in parmağını tutuşunu gösteren kurtarılma anının fotoğrafı, depremin simgelerinden biri oldu. Tarihe geçen bu kare, 10 yıldır İstanbul İtfaiyesi’nde fotoğrafçı olarak görev yapan Süreyya Mümtaz Kurt’a ait. Kurt’la, deklanşöre bastığı o anın öncesini ve sonrasını konuştuk.

- İzmir’e ne zaman vardınız? Orada ne tür bir çalışma yürüttünüz?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi’nden iki fotoğrafçı olarak gittik. Ekip arkadaşım Serkan Oktar’la. Cuma günü deprem haberini alır almaz hazırlık yapmaya başlamıştık. Saat 19.30’da yola çıktık, gece 03.00 civarı Bayraklı’daki itfaiye istasyonuna ulaştık. Orada görev dağılımı yapıldı. İlk olarak Rıza Bey Apartmanı’na gittik ve daha sonra enkaz enkaz dolaşmaya başladık. Cumartesi günü Doğanlar Apartmanı’ndan Elif kızımın annesi ve iki kardeşi çıkarıldı. Ertesi gün de Elif’i buldular.

- İtfaiye ekipleriyle birlikte mi hareket ediyorsunuz?

Biz itfaiye fotoğrafçısı olduğumuz için üniformalıyız. Basın mensuplarını almadıkları enkaz alanında bulunuyoruz. Kurtarma çalışmaları yapan ekiplerimize odaklanıyoruz, onlar hangi noktada çalışıyorsa çekimimizi ona göre yapıyoruz.

- Elif’in enkazdan kurtarılma anında nelere tanık oldunuz?

Ekip arkadaşlarımız zaten geceden beri çok yoğun bir şekilde çalışıyordu. Elif kızımızın babası da oradaydı, ailesinin çıkarıldığı yere göre Elif’in nerede olabileceğini tahmin etmeye çalışıyor ve ekiplerimize bilgi veriyordu. Sabah saatlerinde bir hareketlilik oldu. Bir ses geldi, birden herkes oraya yöneldi. Saat 07.30 gibi “Bir kişi bulundu” dediler. Ekibimizden Muammer Abimiz oradaydı. Belli bir noktadan Elif’i gördükleri haberini aldık. O esnada diğer fotoğrafçı arkadaşım ekibin yanındaydı, ben de uzaktan çekim yapmak için itfaiye aracının üzerine çıktım. Daha iyi bir açı bulurum diye düşündüm. Tam o sırada sevinç çığlıkları ve alkışlar duydum. Kızımızın hayatta olduğunu öğrenince büyük bir sevinç dalgası yaşandı. Muammer Abi’yle göz göze geldik. Deklanşöre bastım. Benim için de unutulmaz bir an oldu. Nasıl desem? Benim için de bir mucize oldu.

- Enkazın ortasında bir sevinç yaşanıyor dediniz. Siz neler hissettiniz?

O anı düşündükçe bile sesim titriyor, gözlerim doluyor. O an aracın üstünde bana dokunsalar ağlayacaktım. Çok farklı bir duygu. Benim de bir kızım var, aklıma o geldi ister istemez. Duygulanıyorsunuz. Tarif edemiyorum, mutluluk mu sevinç mi... Muammer Abi önce Elif’in hayatta olmadığını düşünmüş, yüzündeki tozları silmek için elini uzatınca Elif kızımız baş parmağını tutmuş. Bir daha da bırakmadı zaten.

- Daha sonra Elif’i görme şansınız oldu mu?

Ziyaretine gidemedik maalesef. Bir ara görüşebileceğimiz söylenmişti ama fırsat olmadı. İnşallah daha sonra fırsatımız olur.

- Cuma gecesinden itibaren 4 gün İzmir’deydiniz. Fotoğrafçı olarak nasıl bir motivasyonla çalıştınız?

Oradayken aklınızda hep “Ya bir kişi daha çıkarılırsa?” düşüncesi oluyor, o yüzden pek uyumadık diyebilirim. Dönüşümlü olarak belki 1-2 saat uyuduk. Tabii Elif kızımıza hepimiz çok sevindik ama her zaman böyle olmuyor. İnsanlar enkazdan cansız olarak çıktığında çok üzülüyoruz. Yani acıya da sevince de ortak oluyoruz ister istemez. Bu sürede İzmir halkından çok destek gördük. Bize yardımcı olmak için canla başla çalıştılar, gece yarılarına kadar bize yemek, çay, kahve gibi hizmette bulundular, onlara minnettarız.

Benim için de mucize oldu

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber