Geri Dön
PazarBirlikte nasıl yaşayacağız?

Birlikte nasıl yaşayacağız?

Birlikte nasıl yaşayacağız?

Yeni bir mekânsal sözleşmeye ihtiyacımız var. Giderek artan politik bölünmeleri ve ekonomik eşitsizlikleri genişletmek bağlamında; mimarları, birlikte cömertçe yaşayabileceğimiz alanları hayal etmek için çağırıyoruz.”

Venedik Bienali 17. Uluslararası Mimarlık Sergisi’nin küratörü Lübnanlı mimar ve yazar Hashim Sarkis, 2019 yılının temmuz ayında serginin “Birlikte Nasıl Yaşayacağız?” başlığını taşıyan temasını bu sözlerle açıklarken, ne o ne de bizler; 5-6 ay içinde Kovid-19 virüsünün tüm dünyayı avucunun içine alacağını, pandemiden sebep mimarlık ortamında bu soruyu farklı farklı yönleriyle sayısız kez tartışmak zorunda kalacağımızı hayal bile edemezdik. Ardından Bienal yönetimi, mevcut pandemi koşullarında gerçekleştirilmesinin imkânsız olduğu ve kalitesinin etkileneceği gerekçesiyle sergiyi iki kez erteleme kararı aldı. Uzun bekleyişlerden sonra dünyanın en önemli mimarlık etkinliklerinden biri olan sergi nihayet 22 Mayıs’ta açıldı ve 21 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek.

Birlikte nasıl yaşayacağız

Ölçü olarak mimarlık

Bienalde, küratörlüğünü Hashim Sarkis’in üstlendiği ana serginin yanı sıra Arsenale ve Giardini’de, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 62 ülkenin sergileri yer alacak. Venedik Mimarlık Bienali Türkiye Pavyonu’nda bu yıl küratör Neyran Turan’ın mimarinin iklim krizi ışığında nasıl yeni bir bakış sunabileceğini araştıran “Architecture as Measure/Ölçü Olarak Mimarlık” başlıklı projesi yer alıyor. İKSV’nin koordinasyonunu yürüttüğü Türkiye Pavyonu, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı katkılarıyla ve T.C. Dışişleri Bakanlığı himayesinde, Schüco Türkiye ve VitrA’nın eş sponsorluğunda gerçekleştiriliyor.

Birlikte nasıl yaşayacağız

Ölçü Olarak Mimarlık projesi, yaşadığımız iklim krizi ışığında, mimarlığın kendi işleyişine dair alternatif tartışmalar yaratmayı amaçlıyor. Proje, fiziki enstalasyonu ve sürekli güncellenen web sitesiyle, Türkiye’de inşaattan bakıma, kaynak kullanımından tedarik zincirine uzanan süreçlerin çevreyle ilişkisine odaklanıyor. Projenin çıkış noktası ise, “Tasarımın rolünü basitçe iklim değişikliği sorununa çözüm üretmeye indirgemek yerine mimarlığı, çevrenin yeniden tahayyül edildiği bir ölçü olarak düşünebilir miyiz?” sorusu. Proje ilk olarak, mimarlığın gezegene yönelik potansiyelini, kendi gündelik iç işleyişlerine bakarak değerlendirmenin önemine vurgu yapıyor.

Bir mimari modelin içinde dolaşmak

Taşocağı, Lojistik, Bakım ve Onarım ve İnşaat başlıklı diyoramalardan her biri, Türkiye’de geçen kurmaca bir hikâyenin belirli mizansenlerini jenerik birer mimari sahada, sıradan ayrıntılarıyla canlandırıyor ve ziyaretçiler, bir mimari modelin içindeymişçesine diyoramalar arasında gezebiliyor. Ölçü Olarak Mimarlık projesinde fiziki enstalasyona, turkiyepavyonu21.iksv.org adresi üzerinden, tüm dünyadan erişilebilen çevrimiçi söyleşiler, makaleler, hikâyeler ve araştırma süreçleri eşlik ediyor. Neyran Turan’ın küratörlüğünü yaptığı Ölçü Olarak Mimarlık projesinde E. Ece Emanetoğlu, Melis Uğurlu, Betsy Clifton ve Samet Mor küratör yardımcıları olarak görev almış. Serginin editoryal asistanlığını Ian Erickson, sergi tasarımını Nemestudio, görsel kimlik ve grafik tasarımını ise Paleworks üstlenmiş.

Pandemi ve iklim krizleri, içinde yaşadığımız dünyada mimarlara çok büyük sorumluluklar düştüğünü bir kez daha gösterdi. Neyran Turan’ın Ölçü Olarak Mimarlık projesi de sürecin paralelinde isabetli bir şekilde mimarlığın çok daha önem kazanan rolü üzerine hepimizi düşünmeye davet ediyor. Venedik Bienali Mimarlık Sergisi’nin “Birlikte Nasıl Yaşayacağız?” sorusu ışığında, pandemide edindiğimiz deneyimlerin ve yeni bakış açılarının, gezegeni oluşturan tüm değer ve unsurlarla birlikte barış içinde yaşamanın yeni yollarını keşfetmemizin bir vesilesi olması dileğiyle...

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler