Geri Dön

Dayanışmanın en şiirsel hali

Yeniden perdelerini açmasını sabırsızlıkla beklediğimiz tiyatro salonlarının emekçileri için bir araya gelen isimler Dayanışmanın 100’ü Şiir projesiyle 51 şairden 100 şiir seslendirdi.

Dayanışmanın en şiirsel hali
Seyhan Akıncı / seyhan.akinci@milliyet.com.tr

 

Kimini Shakespeare’in sonelerini fısıldarken izledik sahnede, kimini Haldun Taner’in oyununda. Bir oyuna haftalarca bilet bulamamak ve o aradığımız bileti sonunda bulduğumuzda yaşadığımız mutluluk epeydir özlediğimiz bir duygu. Özlediğimiz sayısız şey gibi... Kovid-19 salgını hayatımızda bir süre için pek çok şeyin perdesini kapattı. Stadyumda haykırarak maç izlemek, bir konserde kendinden geçmek, fırına maskesiz gitmek ve yan yana olmak... Nasıl kıymetlidir yan yana olma hali, öyle ki Ece Ayhan “Aşk örgütlenmektir, bir düşünün abiler” yazmıştır. Ece Ayhan’ın şiirsel çağrısı pandemi sürecinde perdelerini kapatan ve bu sürede başka geliri olmayan tiyatro emekçileri için yine tiyatronun kendi içinden karşılık buldu. Aralarında Tilbe Saran, Ali Düşenkalkar, Bahar Çuhadar, Emre Feza Soysal, Çağlar Çorumlu ve Mehmet Sarıca’nın olduğu isimlerin hayata geçirdiği Dayanışmanın 100’ü Şiir platformu Kovid-19 salgınında; oyuncusundan dekorcusuna, yönetmeninden teknik ekibine birçoğu temsil başına yevmiye usulü çalışan 2 binden fazla tiyatro emekçisinin işsiz kaldığı bu dönemi dayanışmayla atlatabilmesi için harekete geçti. 

Platformda Attila İlhan’dan Nazım Hikmet’e, Pir Sultan Abdal’dan Rıfat Ilgaz’a uzanan, telif haklarının bağışlandığı 51 şairin şiiri oyuncular tarafından seslendirildi. Şiirlerin ücretsiz olarak erişime açıldığı Dayanismanin100usiir.org adresi üzerinden toplanacak bağışlarla, tiyatro emekçilerine haftalık 250 liralık “Birlikte Kart” temin edilerek dağıtılacak. Birlikte Kart ile kullanıcılar gıda, hijyen ve eczane masraflarını, fatura ödemelerini pos cihazı geçen işletmelerde karşılayabilecek. Platform kurucularından E. Feza Soysal, “Tarihte hiç kimsenin yaşamadığı bir süreçten geçiyoruz zaten ayakları üzerinde durmakta çok zorlanan tiyatro emekçilerinin nasıl desteklenebileceğini düşündük. Projeyi kiminle paylaştıysak elinden gelen desteği verdi. En ünlü oyuncusundan tiyatroda çalışan herkese beraber yapılan bu sanatın ayakta kalması için böyle bir dayanışmada yer almayı kabul ettiler. Beklediğimiz gibi büyük bir ilgi var” sözleriyle anlatıyor projenin çıkış hikayesini. Biz de projeye sesleriyle katkı sunan Alican Yücesoy, Birce Akalay, Canan Ergüder, Nazan Kesal ve Yetkin Dikinciler’le dayanışmanın önemi üzerine konuştuk.

Birce Akalay

“Sanatsız toplum düşünemeyiz”

İçinde bulunduğumuz bu zor günlerde, aramızda gerçekten çok zor durumda olan dostlarımız var. Özel tiyatrolar ve çalışanları için yapılan çağrı ne yazık ki sonuç vermedi. Bunun üzüntüsü ve hayal kırıklığını yaşıyoruz. Tam da bu noktada birbirimize destek olabilmek adına kurulmuş bu güzide platformun çalışması ve insanımızdan destek görmesi çok önemli. İçinde yer almaktan onur duyduğum 100 sanatçının katılımıyla şiirler okundu, ben Lale Müldür’ün “Destina”sını seslendirdim, eser sahipleri telif haklarından feragat ettiler, onlarca sanatçı dostumun destek verdiğini görüyorum her gün ama yetmez. Salonlar açılsa dahi yeni koltuk düzenlemeleriyle tiyatrolarımız dar bir boğazdan daha geçecek. Dayanışarak ayakta kalabilecek emekçi dostlarımız için ne lazımsa yapmak zamanıdır diye düşünüyorum. Çünkü sanatsız bir toplum düşünemeyiz. Çünkü “Sanatsız kalan bir milletin, hayat damarlarından biri kopmuş demektir.”

Alican Yücesoy

“Bunu atlattıktan sonra çok daha güçlüyüz”

Proje için Muhsin Ünlü’nün “Resulullahla Benim Aramdaki Farklar” şiirini seslendirdim. Ben bir kurumun kadrolu sanatçısıyım. Benimki sadece manevi bir kayıp ve bu telafi edilebilir. Meslektaşlarımın, hele ki bağımsız sahne sanatçılarının çok zor şeyler yaşadığını biliyorum. Belki de en son yapmamız gereken şey kendi yaramızı sarmak olmalı. Keşke devlet bunun için bir pay ayırabilse. Bu ülkede dayanışmanın gerekliliği konuşulmalı. Çok yalnız bir meslek grubuyuz. Tüketim alışkanlığımız kadar sanata da yatkınlığımız olsaydı keşke. Biz bunu atlattıktan sonra çok daha güçlüyüz. Tiyatro vebayı da gördü dünya savaşlarını da buna rağmen ayakta kaldı, bundan da çıkacaktır. Bir sanatçı için sahnede olmamak çok zor bir duygudur.

Ben de yetenekli bir oyuncuyu başka bir iş yaparken görmek istemem, o yüzden dilerim insanlar bu projeye katkı sunar.

Nazan Kesal

“Bizlere tiyatroyu desteklemek düşüyor”

Korona günlerinde mağdur olan pek çok “emekçi” var ve hepsi çok zor durumda. 2 bini aşkın tiyatro emekçisi de bu zor durumda kalan emekçilerden. Tiyatronun ayakta kalabilmesi için dayanışmadan başka bir yol yok gibi görünüyor. Ben de kıymetlimiz Murathan Mungan’ın çok sevdiğim “Göç Yolları” şiiriyle katıldım bu dayanışmaya. Umarım maddi sıkıntı içinde olan emekçilere bir katkı sağlar. Memlekette sanatı ihtiyaç olarak gören bir anlayış yok ne yazık ki. Bağımsız, nitelikli tiyatro yapanlar için hiçbir şey kolay değildi zaten. Şimdiyse ne zaman sona ereceğini bilmediğimiz bu salgın günlerinde geçim sıkıntısıyla karşı karşıyalar. Bu zor günler illa ki geçecek. Dayanışmanın 100’ü Şiir bir katkı olur umuduyla kurulmuş bir dayanışma platformu. Bizlere ve tiyatro seyircisine desteklemek düşüyor.

Canan Ergüder

“Böyle bir dayanışmaya gerek vardı”

Dayanışmanın 100’ü Şiir çok özel bir yardımlaşma projesi. Ben de proje için Rıfat Ilgaz’ın “Leylaklarını Anlatıyorum” şiirini seslendirdim. Kovid-19 salgınında herkes çok etkilendi ama biz tiyatrocular olarak önümüzü göremiyoruz, takdir edersiniz ki seyircisiz tiyatro olmaz. Yarım kapasiteli salonları ve birbirine mesafeli şekilde oturan seyircileri de düşünemiyorum açıkçası. Böyle bir durumda tiyatrolar yeterince para da kazanamayacak. Dolayısıyla böyle bir dayanışmaya çok gerek vardı. Özellikle de geçimini sadece tiyatrodan kazananlar açısından. Bu projenin içinde bulunmaktan dolayı çok mutluyum. Herkesi de bu dayanışmaya katkı sunmaya davet ediyorum.

Yetkin Dikinciler

“Devran döndüğünde, bakacak yüzümüz olsun”

Projede okuduğum şiir Piraye için yazılmış: ‘‘Saat 21-22 Şiirleri’’. Birlikte çalışıyoruz, birlikte üretiyoruz... İyi günde alkışı, birlikte başarmanın keyfini paylaşıyoruz. Zor günde de derdi, tasayı paylaşabilmeliyiz. Yüz yüze bakıyoruz. Devran döndüğünde, bakacak yüzümüz olsun. Şimdi, dayanışmanın yüzü şiir! Beklemek yerine, beklentilerimiz için harekete geçmenin adıdır... Ne güzeldir, laf üretmek yerine, üretime geçmek, akıllardan geçenleri hayata geçirmek. Dayanışma, bugünün ve geleceğin daha farklı olmasını isteyenlerin, yalnız olmadığını hissettiği bir kucaklaşma yarattı. Bütün paydaşlarına, katkı verenlerine, dertlerin, hemdert olunca azalacağı umudunu tazeleyenlere, teşekkür ederim. Yol göstermek yerine, yol gösterilmesini beklemek yerine, yola çıkmanın anlamını, değerini hatırlattıkları için. “Ne güzel şey hatırlamak seni...”

Hem dans ettiler, hem çöp topladılarİstanbul Bağcılar’da, çöp kamyonda bulunan 2 temizlik görevlisi arkadan gelen araçta çalan şarkının ritmine ayak uydurup oynadı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber