Pazar ‘‘Gençlerin ilgisi çok büyük’’

‘‘Gençlerin ilgisi çok büyük’’

09.06.2024 - 02:01 | Son Güncellenme:

Her yanı tarih kokan Kadıköy’deki 97 yıllık Süreyya Operası’nda Tan Sağtürk ile Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni olarak bugüne kadar yaptıklarını, hedeflerini konuştuk.

‘‘Gençlerin ilgisi çok büyük’’

ALİ EYÜBOĞLU - Geçtiğimiz eylül ayında Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’ne atanan Tan Sağtürk ile İstanbul Kadıköy’deki Süreyya Operası’nda buluştuk. Çünkü 15. İstanbul Opera ve Bale Festivali’nin bünyesinde sahneledikleri “Tan Sağtürk ile Bale Dünyası” isimli özel temsilin provaları vardı Süreyya Operası’nda…

Haberin Devamı

Yıllarca Türkiye’nin dört bir yanında; balet, koreograf ve eğitmen olarak çocuklarla gençleri baleyle tanıştıran Tan Sağtürk bu kez Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni sıfatıyla yeni nesiller için sahne aldı. Sağtürk, ‘anlatıcı’ olarak sahne aldığı 5 Haziran’daki gösteride çocuklar ve gençlere balenin doğuşu ve gelişimini eğlenceli bir dille aktardı.

‘‘Gençlerin ilgisi çok büyük’’

Meriç Sümen’den sonra 15 Eylül 2023’te Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü olan ikinci bale kökenli sanatçısınız. Mesleğiniz size ne gibi avantajlar sağladı yeni görevinizde?  

Öncelikle değerli meslektaşım, kıymetli ablam Meriç Sümen’den sonra bu göreve ekip arkadaşlarımla birlikte layık görülmek büyük bir onur. Devlet Opera ve Balesi kadrolarında yer alan tüm sanat disiplinleri, sanatçılara farklı beceriler kazandırır. Her disiplinin kattığı ayrı ayrı meziyetler vardır. Sanatçı olabilmek için fiziksel ve zihinsel disiplin, yoğun çalışma temposuna alışkanlık ve ekip çalışması becerileri olmazsa olmazdır. Dolayısıyla sanatçı olmak, sadece yöneticilik gibi vazifelerde değil, hayatın tüm aşamalarında farklı perspektif ve beceriler bütünü kazandırır.  

Haberin Devamı

Böyle bir atama bekliyor muydunuz; teklif gelince neler hissettiniz?  

Bu önemli görevin ekibimize teklif edilmesi bizim için büyük bir onur. Görevi kabul etmeden önce düşünmek için bir süre istedim. Bu süre aslında kuruma nasıl faydalı olabileceğimizi analiz etmek içindi. Bir sanat kurumunda yönetici olmak için istişare ve empati ile yaklaşmanın, yeniliklere açık olmanın büyük önem taşıdığına inanıyorum. Bizden önce görev yapmış  genel müdürlerimizin tecrübelerini kılavuz alıyoruz ve tüm çalışma arkadaşlarımın desteği ile son derece yoğun ama keyifli bir şekilde çalışıyoruz.  

‘‘Gençlerin ilgisi çok büyük’’

Kurumunuzun hangi illerde müdürlükleri var? Oralardaki kadronuzun durumu nedir?  

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü çatısı altında Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Samsun ve Mersin’de faaliyet gösteren il müdürlüklerimizden oluşan dev bir teşekkül var. Her biri kendi bale, opera, orkestra ve teknik birimleriyle ayrı ayrı büyük prodüksiyonlara imza atabilen sanat evleri. Bir bütün olarak baktığınızda bu dünyada eşi benzeri olmayan bir büyüklüğü ve kapasiteyi gösteriyor. Dünyada, her biri kendi bale, opera ve orkestrasına sahip altı farklı topluluğu yöneten başka bir sanat kurumu yok. Hatta bu durumu uluslararası organizasyonlarda yabancı meslektaşlarımla paylaştığımda onlar da şaşırıyor ve etkileniyor. Bu büyüklük yönetim boyutunda çeşitli sınamalar oluştursa da dünyada bir benzeri olmayan prodüksiyon imkânlarını da beraberinde getiriyor.  

Haberin Devamı

Devlet Opera ve Balesi’nin kadrosunda kaç kişi var, bunların ne kadarı bale sanatçısı, ne kadarı operacı?  

176 solist sanatçı, 409 koro sanatçısı, 542 bale sanatçısı ve 551 orkestra sanatçısı olmak üzere toplam 1678 sanatçı ve 616 teknik personel görev yapıyor. 

Doğru eser ve doğru zamanlama  

Tan Sağtürk’ten önce Devlet Opera ve Balesi yılda ortalama kaç eser sahneliyor, toplamda kaç gösteri yapıyordu; son sekiz ayda durum ne?  

Haberin Devamı

Devlet Opera ve Balesi her daim bünyesindeki sahnelerin tüm sanat sezonu boyunca azami kapasitesini kullanmıştır. Biz de sahnelediğimiz eser sayılarını elbette artırdık ancak asıl yapmaya çalıştığımız şey doğru eser ve doğru zamanlama uyumunu sağlayabilmek oldu. Sahne takvimi çok müdahale edilebileceğimiz bir olgu değil ancak özellikle turne organizasyonlarıyla daha büyük ve çeşitlilik arz eden bir seyirci kitlesine ulaşabildiğimizi düşünüyoruz. Ayrıca Türkiye Kültür Yolu Festivallerine aktif ve kapsamlı bir şekilde katılıyoruz. Bunun dışında düzenlemekte olduğumuz festivallerin hem sayısını hem de festival günlerini artırarak daha fazla seyirciyle buluşmayı planlıyoruz.  

“Geri bildirimler çok mutlu ediyor” 

Ülke nüfuslarıyla opera ve bale bilet satışlarının yıllık ortalamaları baz alındığında Türkiye dünyada kaçıncı?  

Haberin Devamı

Yerleşik temsiller, turne organizasyonları ve festivallerin neredeyse tamamı kapalı gişe olarak tabir edebileceğimiz şekilde teveccüh görüyor. Ülkemizin bahsettiğiniz türden sıralamalarda çok daha yukarılarda yer alması ve sanatseverlerle daha sık buluşabilmek adına tüm olanakları değerlendirme çabası içerisindeyiz.  

Tan Sağtürk’ün DOB Genel Müdürü olarak vizyonu, misyonu ve hedefleri nedir?  

Yönetim modelimizi paylaşımcı, fikirlere açık, yenilikçi ve uzlaşmacı olarak tanımlayabiliriz. Devlet Opera ve Balesi sanatçıları, yetenek, beceri ve sanatsal kimlikleriyle ülkemizin medarı iftiharlarıdır. Teknik ekibimiz ise sahne arkasındaki kahramanlardır. Dolayısıyla, yönetim modelinin merkezinde sanatçılarımız ve teknik ekibimizin olduğunu vurgulamakta fayda var. İlk günden itibaren tüm il müdürlüklerimizdeki çalışma arkadaşlarımı ziyaret ederek ya da onları davet ederek bir araya geliyoruz. Onların fikirlerini, geri bildirimlerini ve projelerini birlikte istişare ediyoruz. Şu ana kadar çalışma arkadaşlarımdan aldığım geri bildirimler, bu hedeflerimize doğru ilerlediğimizi gösteriyor ve bu durum bizleri çok mutlu ediyor.   

Yerleşik temsillerimize ve turne organizasyonlarına ilaveten daha önce opera ve bale temsili yapılmamış illerimize gitmeyi de hedefliyoruz. Türkiye’nin her köşesini sanatla buluşturmaya kararlıyız. Tüm illerimizde sergilediğimiz nitelikli sanat eserlerine gösterilen seyirci teveccühü bizleri çok mutlu ediyor.  

Bu makamdan ayrıldıktan sonra arkanızda bırakmak istediğiniz iz nedir?  

Bırakmak istediğimiz iz ise sanatın gücünü kullanarak toplumumuzun kültürel zenginliğini artırmak, sanatı her kesime ulaştırmak ve uluslararası alanda ülkemizi başarıyla temsil etmek. Bu yolda ilerlerken aldığımız olumlu geri bildirimlerin, hedeflerimize doğru yürüdüğümüzü ve doğru izler bıraktığımızı gösterdiğini düşünüyorum. 

“Ailecek Ankara’ya taşındık”

Atama kararınız Resmî Gazete’de yayınlanmadan önce bu haberi ilk kiminle paylaştınız?  

Elbette ailemle paylaştım. Onların görüşü benim için en önemli kıstastı. Ne mutlu ki onlar da bu görevi üstlenmek adına en büyük destekçilerim oldular.  

Çocuklarınız veya eşiniz nasıl karşıladı Sağtürk ailesinin yeni hayatını?  

Hep beraber Ankara’da olmaktan çok mutluyuz. Ailecek Ankara’da bir eve taşındık. Çocuklarımız eğitim hayatlarına Ankara’da devam ediyor. Ailem benim hayatımda her şeyden önemli dolayısıyla onların İstanbul’da benim Ankara’da olduğum bir senaryoyu düşünemezdim bile. Ailemin bana bu süreçte verdiği destek benim en büyük motivasyon kaynağım. Yüklenmiş olduğum görevin getirdiği sorumlulukların bilincindeler ve sürekli ne kadar gururlu olduklarını söylüyorlar. Onların bu destekleyici tavrı benim en büyük motivasyon kaynağım. 

‘‘Gençlerin ilgisi çok büyük’’

‘‘Genç sanatçı odaklı etkinlikler yapıyoruz’’

Yeni nesil gerek çalışan olarak gerekse seyirci olarak ilgi gösteriyor mu opera ve baleye?  

Yeni neslin opera ve baleye ilgisi gerçekten çok büyük. İzleyici demografik yapısına baktığımızda sanılanın aksine çok büyük bir oranı oluşturuyorlar. Bu durum mutluluk veriyor ve bizleri umutlandırıyor. Çocuk ve genç izleyicilerimize özel eser tanımlamaları yapmaya gayret ediyoruz. Sanatçılarımız ve teknik ekibimiz tanıtım etkinlikleri, müze konserleri ve okullarda özel etkinlikler düzenliyor. Sahnelerimizde mümkün olan her hafta okullarımızdan geziye gelen öğrencilerimizi ağırlıyor ve dekor-kostüm atölyelerimiz dahil olmak üzere tüm birimlerimizin tanıtımını gerçekleştiriyoruz.  

Genç sanatçılarımızın yetişmesi, yaratıcı kadrolarımızda yer almaları, ülkemiz ve dünya sahnelerinde boy göstermeleri de önceliklerimiz arasında. İzmir’deki Genç Türk Koreograflar Gecesi bu yolda attığımız adımlardan sadece biri. İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Bale Yarışması gibi gelenekselleşecek şekilde genç kompozitörler yarışması, opera-şan yarışmaları gibi birçok genç sanatçı odaklı etkinlik planlaması içerisindeyiz.  

Sanat dünyasından bürokratlığa geçiş yapan Tamer Karadağlı ve Birol Güven ile Ankara’da görüşebiliyor musunuz?  

Toplantılarda neredeyse gün aşırı bir araya geliyoruz. Eskiden bu kadar sık görüşme imkânımız olmuyordu. 

İki yıllık plan hazır

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü olarak ilk icraatınız ne oldu?

Ekibim ile göreve geldiğimiz ilk andan itibaren sanat kurumlarının göz bebeği olan Devlet Opera ve Balesi’ne yaraşır bir çalışma temposunun içine girdik. Soluksuz bir çalışma neticesinde kısa bir zamanda uluslararası standartlarda bir repertuvar ve festival takvimi oluşturabildiğimizi ve iki yıllık planlamamızı bitirmenin haklı gururunu yaşadığımızı belirtebilirim. Ayrıca bu sene festival duyurularımız ve bilet arzımız festival tarihinden aylar önce gerçekleştirilebildik. İzleyicilerimizin festivallerimize aylar öncesinde göstermiş olduğu yoğun ilgi bizleri gerçekten çok mutlu ediyor.

“Turistler bilet bulamıyor”

AKM önünde “Carmina Burana” için bilet arayan iki turistin fotoğrafını paylaştınız Instagram’da. 30 Nisan’da yaptığınız bu paylaşımın dediği neydi aslında?

Sadece “Carmina Burana” değil, Devlet Opera ve Balesi tüm temsillerde evrensel sanat kalitesi yakalamış bir sanat kurumu. Dolayısıyla yabancı turistlerin eserlerimize göstermiş olduğu teveccüh artık bilet bulamama raddesine geldi. Bu paylaşımda da bu durum turist misafirlerimizin sempatik tavırlarıyla birleşince yaşadıklarımızı çok güzel özetlemiş oldu.

“Kendime ve aileme eskisi gibi vakit ayıramıyorum”

Bürokratlık özel hayatınızı kısıtladı mı? Kendinize ve ailenize eskisi gibi vakit ayırabiliyor musunuz?  

Devlet Opera ve Balesi gibi bir kurumun Genel Müdür ve Genel Sanat Yönetmenliği pozisyonu büyük bir sorumluluk. Bu sorumluluk ise az önce bahsettiğim gibi mesai kavramından uzak, sınırsız bir çalışma temposunu da beraberinde getiriyor ve özel hayatı oldukça kısıtlıyor. Kendime ve aileme eskisi kadar vakit ayırabildiğimi söylemeyi çok isterdim ama maalesef olmuyor. Bulduğum tüm fırsatları aileme vakit ayırmak için kullanıyorum. Ancak ailem üstlenmiş olduğum sorumluluğun farkında ve bu durumu son derece büyük bir anlayışla karşılıyorlar. Onlara tüm kalbimle tekrar tekrar teşekkür ediyorum.

‘‘Gençlerin ilgisi çok büyük’’

“Mesaim hiç bitmiyor”

Mesainiz kaçta başlıyor, kaçta bitiyor?  

Bu soruya bir cevap verecek olursam cevabım mesaim hiç bitmiyor şeklinde olur. Gerçekten, bütün sanatçı ve teknik ekip arkadaşlarımla durmak bilmeden çalıştığımızı ifade edebilirim.  

Ayda ortalama kaç seyahatiniz oluyor?  

Hızlı bir cevap vermek çok zor gerçekten. Bu görevi teslim aldığımız ilk günden itibaren tüm il müdürlüklerimizle düzenli olarak bir araya gelmeye gayret ediyoruz. Kurumumuzun Genel Sanat Yönetmeni olarak, eserlerin özellikle prova aşamasından itibaren değerlendirmelerimizi yaparak sanatçılarımızla geri bildirimler yapmaya çalışıyoruz. İl müdürlüklerimizde hizmet veren tüm sanat, teknik ve idari birimlerle bizzat iletişimde olmayı çok önemsiyorum. Bunun dışında daha önce hiç turne organizasyonu gerçekleştirmediğimiz iller başta olmak üzere tüm ülkemizi kapsayan bir turne süreci içerisindeyiz. Programım el verdiği müddetçe bizzat katılmaya gayret ediyorum. Düzenlediğimiz festival ve yarışmalar ile yurt dışı organizasyonları da düşünürsek; Ankara’da kaldığım günleri hesaplamak sanırım daha kolay olacak gibi görünüyor.  

Birkaç gün önce mutfakta yemek yaparken bir fotoğraf paylaştınız, “Özledim” notuyla. Genel Müdür olduktan sonra ilk kez mi böyle bir fırsat buldunuz? En iddialı olduğunuz yemek nedir?  

Eskiden kendime ayırabildiğim zamanı maalesef aynı oranda ayıramıyorum. Haliyle mutfakta geçirebildiğim süre de bu durumdan nasibini aldı. İlk kez olmasa da mutfakta yemek yapmak için bulduğum nadir fırsatlardan birini gösteriyordu o fotoğraf. Her türden yemeği hazırlamaktan ve özellikle aileme sunmaktan büyük keyif aldığımı söyleyebilirim.