Geri Dön

Günübirlik kayak

Bir gün içinde kayağa gidilip dönülür mü? Teorik olarak evet. Şayet benim gibi sallanmazsanız, karla kapanmış yollarda takılıp kalmazsanız ve "madem gelmişim, bari bu geceyi geçireyim" demezseniz...

Aklı başında bir kişi, paşa paşa hedefine ulaşır, değil mi? Yok, daha ilk sapakta soluğu pişmaniyecide aldım. Gözüme "çekme helva" diye bir şey ilişti. Aman yarabbi, akıllara zarar. Bol tereyağlı, bol şekerli, saray helvanın da daha yoğunlaşmışı. "Şöyle ucundan bir tadına bakar, kutuyu arabaya atarım" derken, sen koca bir kutuyu bitir. Hani "yolda olma" psikolojisi. Evden uzaklaşınca kaloriler sayılmaz ya... Sonra böğrüm yandığından olsa gerek, "çaaay çaaay" diye melemeye başladım. Aslında İzmit sapağından çıkıp, en yeni kayak merkezimiz Kartepeye daha hızlı ulaşabilirim ama, Sapancadaki Özkum Tesislerinde çay içmeyi istedim. Akşam bültenine yetişecek haberim mi var sanki; bastım Sapancaya. Göl yanından geçen tren, yağmur, Sapancanın terk edilmiş havası, bu ıssızlık, yalnızlık, çok uzak-fazla yakınlık, sarıp sarmaladı ruhumu. İki koca bardak çay içip kendime geldim. Yüzlerce demirci ustası, binlerce yazlık olarak kullanılan şimdi boş ev, nedense bir dolu eskici-antikacı arasından kıvrıla kıvrıla Maşukiyeye girdim. Meşhur fırınlardan birinden, kocaman ekmeklerden bir tane aldım. "Kartepe" tabelasını görüp, ekmeğin ucundan kemirmeye ve dağ yolundan yukarı çıkmaya başladım. Üç-beş kilometre gitmemiştim ki, kar-buz; gözüm yemedi; benim külüstür tekledi, geri indim. Ne yapayım falan derken, bir baktım aşağıda tesislerin irtibat bürosu. Arabayı park edip içeri girdim. "Birazdan servis var, sizi yukarı çıkarırız" dediler. Bindim servise. Otelin bilgi-işlem müdürü Soner, ben ve bir bellboy: Atilla. Çıkmaya başladık. Gitgide artan karlarla, zincir takıp az daha gittik. Zincir koptu, tamir ettik. Atilla kemençe çalabileceğini söyledi. Zincir gene koptu, servis minibüsü kaldı, yardım istedik, beklemeye başladık. Tam ayılar, yabandomuzları ve dağdan inen kurtlar hakkında sohbet ediyorduk ki, Allahtan kemençeye sıra gelmeden, koca bir Dodgeun homurtusu duyuldu. İstanbuldan çıkınca insanın aklına hemen muzır düşünceler akın ediyor. Ne yesek, ne içsek? Kartepe. Dalları kardan ağırlaşmış ulu çamlar, sonsuz bir sessizlik, alabildiğine romantizmiyle karşımda. Normal şartlar altında, İstanbuldan iki saat dolmadan ulaşabileceğim bir İsviçre. Şu anda sadece bir tane tesis var, adı: Kartepe Greenpark. Pek dağ otellerinden beklenmeyen bir konfora ve havaya sahip. Büyük lobisi, katlara yayılmış konferans ve toplantı salonları ile tam bir beş yıldızlı şehir oteli. Otelin inşaatı başladıktan sonra 17 yıl beklemiş. Projeyi Greenpark Otellerinin sahibi Adil Üstündağ sonradan üstlenerek, insan üstü bir çabayla, altı ayda tamamlamış. Elektrik, kanalizasyon, su, ısınma derken, adamcağız 20 kilo zayıflamış ama idealini gerçekleştirmiş.Kar yağışı artınca, akşam dönmekten vazgeçtim. Şömine karşısında kitap okudum. Harika bir uykudan sonra, kendimi dağlara vurdum. 22 yıllık kayakçı ama "Ne kadar güzel kayıyorsunuz" diye iltifat eden mütevazı sporcu Tolga Deniz ile en basit pistte kaydım. "Çocuğum bir kere bu tecrübeyi yaşasın bari" diye gelen İzmitli işçi ailelerinin hikayelerini anlattı, çok içime dokundu. Traktöre benzeyen kar temizleme araçlarında seyahat ettim. Öğleden sonra yollar açıldı. Keşke biraz daha açılmasaydı. Kocaeli Üniversitesi öğrencileri üç günlüğüne kamp yapmaya geldiler. Bense, Dodgelu servisle aşağı indim. Ne kar vardı ne fırtına. Her şey dün öğlen bıraktığım gibi. "Her zaman giden gelişir" diyen düşünür kimdi, aklıma takıldı, bir türlü çıkaramadım. Beş yıldızlı bir şehir oteli gibi Kartepede şu anda açık olan, 550 ve 650 metre uzunluğunda iki pist var. 1650 rakımlı tepedeki toplam kayak pisti uzunluğu ise 42 km. ama zaman içinde kullanıma girecek. Hafta sonları özellikle çok yoğun oluyor, tüm Marmara Bölgesi hatta İzmirden gelenlerin akınına uğruyor. Köy Hizmetleri yukarı giden yolu hafta sonları açıyor. 42 kilometrelik kayak pisti var Maşukiyeden 15, İzmitten 25 km. mesafede. İstanbuldan arabayla ortalama 1,5 saat uzakta. Çok rahat bir günlük gezi olabilir. Hatta erken uyananlar için, geziye Sapanca bile dahil edilebilir. Araçlarıyla çıkmak istemeyenler için, aşağıdan servis var, saatleri güne göre değişiyor. Maşukiyeye varmak, İstanbuldan bir saat. Sonrasında tepeye 15 km.lik yol asfalt yapılmamış. Köy Hizmetleri görevlileri, uyanınca, yolu kardan temizliyorlar. Tabii öğleden sonra paydos.Tek sorun, bu kadar yakın, bu kadar güzel bir kar tatili yaşama imkanı varken, günübirlik kalkıp gitmişken, açılmamış yolda kalmak... Gönül ister ki bir teleferik kurulsun, ayrıca yol da yapılsın hatta sıcak kahve ve kakao satan küçük büfeler kurulsun. Dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi... Nasıl gidilir? "Her gelen gitti, ben sabrettim" Neredeyse 20 yıldır buradayım. "Ulan burada durulmaz" dediler. Her gelen gitti, ben sabrettim. Bugünleri gördüğüm için çok mutluyum. Burada ayı çok vardı; çakal, domuz, kurt ve tilki... Büyük bir köpeğimiz vardı, bir keresinde ayıya çok yaklaşmış, ayı bizim hayvanın gözünü çıkartmış. Hayvancağız 10 gün yattı, hep pansumanlar yaptık, iyileşti. Şimdi her sabah karın kalınlığını ölçüyorum, bir de yukarıdaki iki şöminenin bakımından sorumluyum. İzmit Tütünçiftlikte evim var, aydan aya ancak bir kere gidiyorum. Çocuklarım büyüdüler, evlendiler. Hanım da alıştı. Her akşam telefonla konuşuyoruz, hayat böyle gidiyor işte. Hasan Gönenç (Tesisin emektarı) Oda ücretleri kişi başı 150 YTL. Hafta sonları ise 170 YTL oluyor. Bu ücrete üç öğün açık büfe, liftler ve oteldeki tüm aktiviteler dahil; kayak ve snowboard kiralama hariç. Kayak 25, snowboard ise 30 YTL. Günübirlik gelenler için fitness center kullanım ücreti hafta içi 35, hafta sonu 45 YTL. Internet kafenin bir saatlik ücreti ise 4 YTL. Tel: (0262) 315 47 00 Fiyatlar Herhangi bir Paul Auster, özellikle "Yükseklik Korkusu" tavsiye edilir. Kütük yanan şömine karşısında, dışarıda yağan karı seyredip, geçen yüzyılda ABDde uçan adamları okumak çok iyi geldi bana. Bir de, iyi ki lisede ezberletmişler, kendi kendime Yahya Kemalin "Kar Musikileri" şiirini tekrar ettim. Eve dönünce takıldığım mısraları buldum. Şiirseverlere iyi gelebilir. Gidiş yolunda Kerem Görsevin "Relaxing" albümünü dinledim. Puslu, yağmurlu bir gündü, duruma çok uygundu. Dönüş yollarını bilirsiniz, insan biraz daha hüzünlü olur. Ya hüznü katmerleyecek damardan bir şeyler dinlenir ya da dumanı dağıtacak neşeli şarkılar. İkincisini tercih ettim. YKY Müzikin çıkarttığı "Kaç Yıl Geçti Aradan", özellikle arabada, insanı bir Naim Dilmener gecesinin havasına sokuyor, "Ben içmiyorum, bıraktım" dediğiniz sigaraya ulaşmak için ilk bakkalda soluk alıyorsunuz. Üstelik arka arkaya şarkı bombardımanı ile, biriken izmaritlerden pişmanlık duymuyorsunuz... YOL müziği kitabı EN SON NEREYE GİTTİLER? En son Kaşa gitmiştim, yaz sonuydu. Balık ve sebzeyle beslenip, bol bol su ve şarap içtim. Kendime özel yapım bal aldım. Bir hafta kaldım. 3 bin YTL civarında harcamış olduğumu zannediyorum. Jülide Kural - Oyuncu İki günlüğüne Ankaraya, anneanneme gittim. Onun güzel yemeklerini yedim. Kendi arabamla gittim. Benzin giderini saymazsak, 50 YTL harcadım. Kendime hiçbir şey almadım. Tamer Karadağlı - Oyuncu Hızlı yaşam tempoları, bitmek bilmeyen işler, taksitler, hastalıklar... Plazalarda, ofislerde tatil hayalleri kurduğumuz doğru. Uzun toplantılarda plaj resmi çiziktirdiğimiz doğru. Her zorlukta, hep uzaklardaki hayallerimize sığındığımız da doğru.Senede bir kez, şanslıysak biraz daha fazla, yollara düşeriz. Bazen her şey iyidir hoştur da, bazen de kırk yılın çarşambası aynı güne, aynı geziye toplanır. Kalkamayan turlar, saatlerce bekleten uçaklar, çifte rezervasyon almış oteller, mide bozan yemekler, çalışmayan havuzlar, önceden belirtilmemiş vizeler, iptal olan seferler, kapatılan yollar; kısacası "tatilimizi zehir eden" her şey, bu köşede yer bulsun istedik.Önümüzdeki pazardan itibaren yayımlayacağımız mektuplarınızı, fturkmenoglu@milliyet.com.tr elektronik posta adresine bekliyoruz. Gezgin tüketicinin şikayet kutusu "Bizim için tatil spor ile birleşmeli" Metin Serezli (Tiyatrocu) Tatil dinlenmek için değil, yorulmak için yapılmalı bence. Sadece sabaha kadar eğlenceyle tatil olmaz. Sporla birleşmeli. Bizim tatillerimiz kar ve deniz ağırlıklıdır. Yıllardır Bodrumluyuz. Yazları tatil yapmak bizim için rahat. Fakat daha zor olduğu için midir nedir kar tatili çok büyük bir tutku. Zaman ayırıp her yıl mutlaka iki-üç kez hafta sonları gideriz. Nasıl tatillerden hoşlanırsınız? Tüm problemlerimi önceden çözmeye çalışıyorum ve hayatımı programlayıp gidiyorum. Sadece çalışan insanlar tatili hak eder diye düşünüyorum. Çalışmayan insanlara ise böyle bir hak veremiyorum. Tatillerde gündelik yaşam problemlerini geride bırakabilir misiniz? 1970lerden beri kayıyorum. Önce Uludağ, sonra Kartalkaya şimdi de Kartepeyi tercih ediyoruz. Kartepenin açılması gerçekten çok iyi oldu. Bir kere tesis çok iyi ve İstanbula çok yakın. Pistlerden de son derece memnunuz. Peki, kayak ve Kartepe? Tatil öncesi alışveriş Polikarbon camları, zararlı güneş ışınlarından yüzde 100 korunma sağlama iddiasında. Bütün açılardan net görüntü imkanı, gözlüğü kayak için ideal kılıyor. Ayrıca pek havalı. Kayak için çok uygun Doritos Cep, üçgen paketiyle tam bir yol arkadaşı. Boş paketlerini tekrar cebinize koyup, en yakın çöp kutusuna kadar taşımayı unutmayın! Yolda atıştırmalık Çok soğuk olmayan günler için çok uygun. 79,50 YTL. Hem de kırmızı! Yağmura karşı tedbir

Sıkıntıdan evde tek başına tavla oynadıMuğla'da yeni tip corona virüs (Kovid-19) tedbirleri dolayısıyla evinden çıkamayan 65 yaşındaki Şadi Durmaz'ın sosyal medyada paylaşılan tek başına tavla oynadığı anları gösteren görüntü ilgi çekti.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber