Geri Dön

Salı günleri sihirlendi

Salı günleri artık sihirli. 12 illüzyonist "Sihirli Salı"larda yaptıkları gösterilerle izleyicinin gözüne, çözülmesi zor bilmeceler sunuyor, hem şaşırtıyor hem güldürüyorlar

Salı günleri sihirlendi

Salı günleri sihirlendi

Salı günleri artık sihirli. 12 illüzyonist "Sihirli Salı"larda yaptıkları gösterilerle izleyicinin gözüne, çözülmesi zor bilmeceler sunuyor, hem şaşırtıyor hem güldürüyorlar

TUBA AKYOL

İnanç bu ya, salı sallanır derler. Yani salı günü yapılan iş sallanır, yarım kalır. Ancak sihirbazların böyle bir endişesi yok. Zira her hafta salı günleri "Sihirli Salı" adlı bir gösteriyle izleyici karşısına çıkıyorlar. Tüller güvercine, güvercinler tüle dönüşüyor, halkalar birbirine geçiyor, sigara paketleri yoktan var oluyor... Salı sallanıyorsa bile gücü sahnedeki sihri bozmaya yetmiyor.
"Çünkü bu sihri illüzyonist ile seyirci birlikte yaratıyorlar. Biz illüzyonun sihirle, büyüyle alakası olmadığını, sadece paylaşıldığında sihir gücünün ortaya çıktığını düşünüyoruz. Bu yüzden bizden önceki illüzyonistler gibi seyirciden kopuk değil, aksine iç içe bir gösteri sergiliyoruz" diyor Erdinç Demiray.
Demiray, Selim Başarır ve Engin Eren "Sihirli Salı" projesini hayata geçiren İstanbul Magic Studio’nun (IMS) kurucuları. www.istanbulmagic.com adresinde doğan IMS herkese açık bir sihirbazlık kulübü. Ancak kulüpteki illüzyonistlerin bir araya gelerek gösteri hazırlaması fikri, kulübe yeni katılan Kubilay QB Tunçer’e ait. QB "Hadi birlikte bir gösteri yapalım dedim. Yaparız-yapamayız derken gayet iyi oldu" diyor.
"Sihirli Salı"da 12 illüzyonist var. Bunlardan 5’i sahneye çıkıyor. Diğerleri ise antraktta illüzyon literatüründe "close up" denen, yakın mesafe sihirbazlığı yapıyorlar. "Türkiye’deki üstatlarımız bu sanatın usta-çırak ilişkisi ile aktarılmasından yanaydı. Bu yüzden illüzyon uzun yıllar belli insanların elinde kaldı. Biz bilgiyi paylaşıyoruz" diyen Demiray gösterilere hazırlanırken tüm ekibin birbirine yardımcı olduğunu, böylece eksiklerin giderildiğini belirtiyor.
Bu yardımlaşma ruhu, mütevazı sihirbaz tipi ile sahneye de yansıyor. Sihirbazlar sahnede devleşelim iddiasında değiller. Aksine, QB’nin de dediği gibi "Çok çalıştım, bir numara öğrendim. Galiba bunu yapmayı becerebileceğim" der gibiler. Sizi yalnızca şaşırtmakla kalmıyor, aynı zamanda güldürüyor, heyecanlandırıyor, kendinizi iyi hissetmenizi, mucizelere inanarak ve sanki hemen oracıkta sizin de bir mucize gerçekleştirmeniz mümkünmüş gibi hissetmenizi sağlayarak uğurluyorlar.

"İllüzyonu ve akrobasiyi ustalardan öğreniyorum"
Gösteri fuayede, siz gösterinin başlaması için salona geçmeyi beklerken başlayıveriyor. Jonglör Kerem Eser tülleri, topları, halkaları havaya atıp atıp tutuyor. Akrobasiye ve illüzyona ilgisi 11-12 yaşlarında başlamış. Şimdi bir yandan Tiyatro Çisenti’de oyunculuk yaparken bir yandan da üniversiteye hazırlanıyor. "Sihirli Salı"da ise hem kendi gösterisini sunuyor hem de diğer illüzyonistlerden feyz alıyor: "Her hafta gösteri dışında da düzenli olarak bir araya gelip teknikleri üzerinde çalışıyoruz. Elbette birçok şey öğreniyorum burada."

"Evde babayım, işte satış sorumlusu, sahnede sihirbaz"
Erdinç Demiray hem gösterinin sunuculuğunu yapıyor, hem de ilk bölümün sonunda "klasik illüzyonist" tiplemesiyle sahne alıyor. Demiray’ın sunuşunda, gösterisinde ve sorulara verdiği cevaplarda en sık rastlanan kelime paylaşmak. Sahnede de bunun gereğini yerine getiriyor Demiray ve seyirciler arasından bir gönüllü ile birlikte yapıyor gösterisini. Üst düzey satış sorumlusu Demiray "Biz eve gittiğimiz zaman sihirbaz değiliz. Evde baba oluyoruz, işte işimizi yapıyoruz. İllüzyon göze sunulan bilmecedir ve ancak seyirci ile paylaşıldığında büyü gücü ortaya çıkar" diyor.

"Kuyumcuydum, illüzyonist oldum"
Civciv çıkacak, kuş çıkacak derken havaya atılan tüller güvercin oluveriyor. Yılmaz Çelik frakı, beyaz gömleği, top sakalı ve güvercinleri ile bir sihirbaz prototipi adeta. Ancak onun asıl mesleği kuyumculuk. "Değerli taşlarla uğraşırken, benim için asıl değerli olanı keşfettim: İllüzyonist olmak" diyor. Sofya’da yapılan Balkan Şampiyonası’nda İlkay Tercan’ın ardından ikinci olması, onun da illüzyon için değerli bir isim olduğunun göstergesi.

"Hedefimiz dünya şampiyonalarında dereceye girmek"
Sahneye ilk çıkan sihirbaz İlkay Tercan. Tüm gösteri boyunca göreceğiniz en karizmatik illüzyonist o. Sert bakıyor, her yerinden iskambil kağıtları taşırıyor, sonra onları yok ediveriyor. "2000 yılında Sofya’da yapılan II. Balkan İllüzyonistler Kongresi’nde birinci oldum. Şimdi hedef 2005’te dünya şampiyonalarında dereceye girmek" diyor Tercan.

"En iyi sihirbaz, marifetini en iyi saklayandır"
Kubilay QB Tuncer "mahallemizin sihirbazı" olarak çıkıyor sahneye. Zor durumda kalan bir sihirbazı canlandıran QB bu arada akıl almaz sihirler gerçekleştiriyor. QB "Bence en iyi sihirbaz marifetini en iyi saklayan sihirbazdır" diyor. Finalde QB kendini iki seyirciye sımsıkı bağlatıyor. (Bizim izlediğimiz gösteride QB’yi bağlayacak olan iki kişiyi Gülriz Sururi seçti. Seçilenlerden biri NTV spikerlerinden Mirgün Cabas’tı.) QB, Zati Sungur’un ip oyununu da başarıyla tamamlıyor, gösteri bitiyor ama tadı damağınızda kalıyor. Neyse ki QB "Sihirli Salı"nın daha uzun süre devam edeceği müjdesini veriyor. "Aramızda tabii ki rekabet var ama kıskançlık yok. Birbirimize yardımcı oluyoruz. Bu da gösterilerin devam edeceğinin garantisi."

Gülriz Sururi ve Engin Cezzar sırrı çözmeye çalışıyorlar
Antraktta da sürprizler var. Fuayedeki masalara 6-7 illüzyonist kurulmuş, sizi bekliyor. "Sihirli Salı"nın ünlü konukları da oluyor bazen. Tiyatrocu Gülriz Sururi ve Engin Cezzar, "yakın masa sihirbazlığının leydisi" İlkay Özdemir’in gösterisini izliyorlar. Sururi seçtiği kartın dört astan sonra açılmasının ve Özdemir’in seçtiği kartı bulmasının sırrını çözmeye çalışıyor.




PAZAR





























İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber