Geri Dön

“Türkiye’nin en şanslı çocuklarından biriyim”

“Canım Kardeşim” filminin küçük oyuncusu Kahraman Kıral’ı 44 yıl sonra genel müdürü olduğu Fatih Kıral Mobilya’nın ofisinde ziyaret ettik. Olağanüstü bir döneme tanıklık ettiğini söyleyen Kıral’dan Halit Akçatepe ve Tarık Akan’ı dinledik

“Türkiye’nin en şanslı çocuklarından biriyim”

Önce Tarık Akan ayrıldı aramızdan 2016 eylülünde, geçtiğimiz hafta ise Halit Akçatepe... Türk sinemasının iki usta oyuncusu birçok filmde birlikte rol aldılar. İkilinin başrollerini paylaştığı “Canım Kardeşim” filmi ise 7’den 70’e izleyen herkesi derinden etkileyerek adını Türk sinemasına altın harflerle yazdırdı. İşte o filmin öne çıkan oyuncularından biri de Tarık Akan’ın kardeşi rolündeki Kahraman Kıral’dı. 9 yaşındaki Kıral, muazzam oyunculuk performansıyla izleyicinin gönlünde taht kurdu. Şu anda 53 yaşında olan ve Fatih Kıral Mobilya’da genel müdür olarak görev yapan Kahraman Kıral’dan iki usta oyuncuyu dinledik.

Sinemayla nasıl buluştunuz?

O dönemki Türk sinemasında küçük yıldızlar genelde yapımcıların ve yönetmenlerin çocukları oluyordu, Ömercik ve Sezercik gibi. Benimki farklı oldu. Hürriyet gazetesinin açtığı bir yarışma vardı, bir film için çocuk oyuncu aranıyordu. O ilanı ailem de gördü. “Tam bizim oğlana göre bu yarışma” demişler. Ben de görünce heves etmiştim zaten.

“Türkiye’nin en şanslı çocuklarından biriyim”

“15 filmde oynadım”

Hangi film için başlatılmıştı o yarışma?

Fatma Girik, Ekrem Bora, Murat Soydan’ın oynadığı “Evlat” içindi. Finale iki kişi kaldık. Biri ben, diğeri ise Armağan Çağlayan’dı. Deneme çekimi yapıldı, o dönem için ben daha uygun bulundum ve bu şekilde başladı maceram. Sonrasında da ilkokul boyunca 15 filmde oynadım.

Övgüler alırken oyunculuğu bırakmanızın sebebi neydi?

İlkokul hayatım boyunca okula gitmedim diyebilirim, yaşamım film setlerinde geçiyordu. Ortaokul başlayınca dersler daha da ağırlaşmıştı ve o dönemde Türk sinemasında seks filmleri furyası başlamıştı. Yaşım 11-12 olmuştu, ne küçük çocuktum artık ne yetişkin. Yaşıma uygun çok fazla rol yoktu. Ondan sonra da bitti gitti zaten.

Hiç teklif gelmedi mi?

Çok teklif geldi tabii. O dönemki şartlar, ortam derken koptuk gittik. Daha bundan bir-iki yıl öncesine kadar teklif gelmeye devam ediyordu.

Ticarete nasıl atıldınız?

Bizim dede mesleğimiz aslında mobilya sektörü. Okul bittikten sonra da babamın yanında bu işe devam ettim. Şu anda Fatih Kıral Mobilya’nın genel müdürüyüm.

“Canım Kardeşim” filminden anılarınız vardır Halit Akçatepe ve Tarık Akan’la...

“Canım Kardeşim” abi-kardeş filmiydi. Tarık ve Halit abiler de bana kardeşleri gibi davrandılar. İzmir’deydik çekim için, Tarık abi de delikanlı çağlarındaydı. Sanırım kaldığımız otelin asansörüydü, Tarık abi rahat durmayınca asansöre ayağım sıkıştı. Üç-dört kat ayağım asansörün arasında yukarı çıktık... Ben duygusal birisiyim, çocuk yaşta da öyleydim. “Bu sahnede ağla Kahraman” derdi Ertem (Eğilmez) abi, ağlardım. Bir sahnede yine ağlamam gerekiyor. Ertem abi “Ağla” diyor, yok ağlayamıyorum. Ertem abi dünya iyisi bir insandır fakat işini yaparken çok serttir. Oradan bana bağrıyor, korkup ağlarım belki diye. Yok, çıkmıyor gözümden yaş. Ertem abi “Tarık, bir sigara yak” dedi. Tarık abi yaktı. “Üfle şunun gözüne” dedi. Gözümden yaşlar gelmeye başladı.

“Türkiye’nin en şanslı çocuklarından biriyim”

“Güzel günler geçirdim”

Oyunculuğu bıraktıktan sonra görüştünüz mü onlarla?

Tarık abiyle görüşmedik hiç. Vefatından bir yıl önce Bodrum’da oğluyla karşılaştık. Sonra Tarık abiyi aradım, çok şaşırdı “Şu an koşuyorum İstanbul’a, dönünce görüşelim” dedi. Konuştuk ama görüşemedik. Hastalık zamanlarında da görüşemedik. Kendime en büyük kızgınlığım da o. Vefatında da yurt dışındaydım, dönemedim. Halit abiyi arardım. Kızları okuldan arkadaşım, hastalık zamanında haberlerini kızlarından alırdım. Felç geçirmeden kısa bir süre önce konuşmuştuk. Onlarla çok fazla yaşamadım ama onları öyle bir dönemde ve ortamda tanıdım ki herhalde Türkiye’nin en şanslı çocuklarından biriyim. 9 yaşında bir çocuk onlarla o hayatı yaşadı. Çok iyi izleri var hayatımda, çok güzel günler geçirdim, çok eğlendim.

“Artık set şartları daha uygun”

O dönem nasıldı film setleri?

Konuştuğumuz 70’li yıllar. 40 küsur sene öncesinden bahsediyoruz. Şimdi başarılı çocuk oyuncular var. Ama şartlar farklı, çok daha iyi. Öyle de olmalı zaten. Setlerde psikologlar var ve belli saatlerde çalışıyorlar. Senaryolarda savaş, terör, şiddet, hastalık, ölüm var. Bunlar çocukların ruh halini ciddi anlamda etkileyecek şeyler. Bizde de yaşanmadı değil. Bir sahne var, canlı güvercin yiyorum. Küçücük çocuğum ve elimde bir güvercin, “Isır şimdi” diyorlar. Bir çocuk için böyle bir travma yok. İyi ve kötü anlamda çok şey kattı bana film setleri.

Beğendiğiniz çocuk oyuncular var mı?

Çok fazla dizi takip etmediğim için çok iyi bilmiyorum ama “Poyraz Karayel”deki Ata Berk Mutlu şahane bir karakter. Çok yetenekli bir oyuncu.

“Oynamaktan gurur duyuyorum”

Kendinizi yıllar sonra TV’de izlerken nasıl hissediyorsunuz?

Halit abinin vefat ettiği gün bir kişi Twitter’dan bana, “Çocuğumla birlikte şu an sizi izliyoruz ve ağlıyoruz” yazmış. Hemen televizyonu açtım ve “Canım Kardeşim”i seyrettim. Belki bugüne kadar bin kere izlemişimdir. Çok önemli bir yapıt bana göre. Hele o dönemki şartları düşünürsek, çok başarılı. Böyle bir filmde oynamaktan dolayı gurur duyuyorum.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber